Veremle Mücadele Haftası

Veremle Mücadele Haftası

Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi Göğüs hastalıkları Öğretim Üyesi Prof. Dr. İlknur Başyiğit bugün Gizem Uçar ve Dilan Kaya'nın sunduğu Güne Bakış programına konuk oldu. Başyiğit, "Veremle Mücadele Haftası"na ilişkin açıklamalarda bulundu.

Prof. Dr. İlknur Başyiğit tüberküloz hastalığının ne olduğu anlatarak konuşmasına başlayarak, "Tüberküloz hastalığı mikrop ve bakterilerin neden olduğu bir enfeksiyon hastalığıdır. Hastalık, tüberkülozlu kişiden sağlıklı kişiye, öksürme, hapşırma ya da konuşma yoluyla bulaşabilir. Tüberküloz, önemli bir toplum sağlığı problemidir ve bu nedenle toplum için çok önemli bir husustur." diye konuştu.

TÜBERKÜLOZ HASTALIĞINI NASIL FARK EDEBİLİRİZ?

Başyiğit, tüberküloz hastalığının belirtilerine, nasıl farkına varabileceğine ve insan üzerindeki etkilerine değinerek, "Tüberküloz hastalığının en önemli belirtileri; kronik dediğimiz 3 haftadan uzun süren öksürük, halsizlik, iştahsızlık, balgam çıkarma yakınması, ağızdan kan gelme durumu ve kilo kaybı gibi belirtilerdir. Özellikle etrafta tüberkülozlu biri varsa bu belirtilerin daha da ciddiye alınması gerekir. Tüberküloz temelde bir akciğer hastalığıdır ve tedavi edilmezse akciğerde ciddi bozulmalar meydana gelerek akciğerin işlevini kaybetmesine neden olabilir. Hastalık çok ağır formları olmakla birlikte, sadece akciğerde kalmayıp, mikrop alındıktan sonra kan yoluyla bütün vücuda yayılarak, beyin zarına, kemiklere, böbreklere ve kan yapıcı organlara da ciddi hasarlar verebilir. Tüberküloz hastalığı, süreci uzun da olsa tedavisi olan bir hastalıktır. Teşhis konulduktan sonra bir an önce tedaviye geçilmesi ve hastayı hastalığın yıkıcı etkilerinden kurtarmak gerekir.'' dedi.

TÜBERKÜLOZ HASTALIĞINDA FARKINDALIK

Tüberküloz hastalığına karşı toplumun ne kadar bilinçli olduğu ve nasıl farkındalık yaratılabileceği hakkında konuşan Başyiğit, "Tüberküloz Savaş Dispanserleri; tüberküloz kontrolünde kayıt, raporlama ve verilerin analiz edilmesi, tüberkülozla mücadele programının önemli bir unsurudur. Ülkemizde tüberkülozla savaş 1930'lu yıllarda başlamış ve buna yönelik kanunlar çıkarılmıştır. Tüberküloz hastalığıyla savaşma konusunda, sağlık kuruluşlarında, erken vakayı bulma, tanıma, temaslı tarama gibi işlemler sürekli devam halindedir. Ülkemizde Tüberküloz hastalığı sadece eskiye göre azalmış olduğu halde, ortadan kaybolduğuna dair yanlış bir algı var. Tüberküloz savaşı haftası, çeşitli derneklerin etkinlikleri, basın bildirileri, halkı bilgilendirme toplantıları bu algıyı ortadan kaldırmaya ve hastalığa karşı farkındalığı yaratmaya yöneliktir.'' ifadelerini kullandı.

TÜBERKÜLOZDAN KORUNMA

Tüberküloz hastalığından korunmak için neler yapılması gerektiği hakkında açıklamada bulunan Başyiğit, "Tüberküloz hastalığını, birey enfeksiyon hastalığı gibi düşünüp, hastalığın ilerlemesine sebep olabilir.  Hastalıktan korunmak için tüberkülozlu kişinin bulunduğu ortamın havalandırılması ve güneş alıyor olması gerekmektedir. Hasta kişinin maske takması, hapşırırken ağzını kapatması ve insanlarla temasını azaltması gerekiyor. Tüberkülozdan korunmanın önemli yollarından bir tanesi de aşıdır ve ülkemizde rutin olarak tüberküloz aşısı yapılmaktadır. Tüberküloz hastalığını, bazı insanlar vücutlarında taşısalar da hastalık aktif olmayabilir. Bu kişiler tüberkülozlu hastayla temas ettiklerinde onları da ilaçla korumak mümkündür. Ülkemizde tüberküloz hastalığıyla ilgili bilinci arttırmaya devam etmeliyiz.'' değerlendirmesini yaptı. 

Haber: Gözde Serdaroğlu (Radyo K.İ)

Kaynak: Kocaeli Üniversitesi İletişim Fakültesi Uygulama Radyosu