“Twitterplomacy” sorunları çözmekte yeterince etkin mi?

“Twitterplomacy” sorunları çözmekte yeterince etkin mi?

En büyük uluslararası konuların 280 karakter ile ele alındığı "Twitterplomacy" çağına hoş geldiniz.

Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Başkanı Donald Trump, bu yeni çağın öncüsü kabul edilebilir. Zira gündeme dair neredeyse çoğu açıklamasını sosyal medya ortamında gerçekleştiren bir devlet lideri ile karşı karşıyayız.

Kısa süre önce Trump Twitter'da, Çin Halk Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Xi Jinping'i halkına saygı duyan büyük bir lider olarak överek, Hong Kong'daki olaylar için göstericiler ile görüşmesi çağrısında bulundu.

Beijing bu konvansiyonel olmayan yaklaşıma, nasıl cevap vereceğini düşündü ve akıllıca görmezden gelmeyi seçti.

Söz konusu sanal ortam dünya liderlerini bir araya getirerek, iletişim kanalı oluşturuyor. Hatta bazı noktalarda diplomatların ve müzakerecilerin iletişimi tıkayan sorunları ortadan kaldıracak etkiye sahip.

Fakat, buradan kurulacak iletişim ile hareket edilen üst düzey diplomatik toplantıların başarıya ulaşma şansı çok az.

Trump'ın küresel açıdan yükümlükleri yerine getirirken, liderlerin şirket yöneticileri gibi bir ilişki içinde olmaları düşüncesine sahip olduğu görülüyor. Eleştirmenler Trump'ı bu tutumun tehlikeleri konusunda açıkça uyarıyor.

Belki de önemli bir noktayı kaçırıyorlar. Twitterplomacy'nin çekiciliği, sorunları çözme konusunda kamuoyunu asıl meselelerden uzak tutarak dikkatleri kendi üzerinde toplamaktan geçiyor.

Twitterplomacy'nin dünya liderleri tarafından kullanılan tamamen yeni bir iletişim kanalı değil. İnternetten önce küresel rakipler arasında yüksek sesle, sık sık tehdit edici söylemler ve kamusal düzenlemeleri içeren "megafon diplomasisi" vardı.

Çin Halk Cumhuriyeti Dışişleri Bakanı Wang Yi, 2015'te yaptığı bir açıklamada, ABD yetkililerinin, Çin'in Güney Çin Denizi'ndeki politikasını eleştirmesini bir "megafon diplomasisi" olarak tanımlamıştı.

"Megafon diplomasisi" büyük bir öngörü ve yansıma gerektiren bir iletişim kanalıdır. Eğer mesajınızı doğru şekilde iletirseniz, tansiyonu yükseltemeden açık bir uyarıda bulunabilirsiniz.

Twitter gibi anlık paylaşım uygulamaları, dünya liderlerini bir anda paylaşıma teşvik ederek ön yargılarını güçlendirecek geri dönüşler ortaya çıkarıyor.

İngiltere'nin devam eden Brexit krizinde Twitter, İngiliz ve Avrupalı politikacıların tercih ettiği bir iletişim aracı haline gelmiş gibi görünüyor.

İngiltere Başbakanı Boris Johnson kısa bir süre önce Twitter aracılığıyla, "halkın sorularını" Facebook platformu üzerinden yanıtlayacağını söyledi. Aslında bu halkın eleştirme kapasitesi kısıtlayarak, Johnson'un seçtiği soruları üzerinden cevap vermesinin bir değişik yöntemi. Yani demokratik değil.

Sosyal medya platformları üzerinden yaratılacak tartışma ve uzlaşma çabaları büyük güvenlik açıkları içerebilir. Üstelik konu iki devlet arasındaki ilişkileri ele alıyorsa açık bir hedef haline dönüşebilir.

Bu yüzden dünya liderleri herhangi bir paylaşımda bulunurken "gönder" butonuna basmadan önce iki kez düşünmeli.

Kaynak: China Daily / Harvey Morris