Tsai yönetiminin DSÖ oyunu tutmadı

Tsai yönetiminin DSÖ oyunu tutmadı

Dünya Sağlık Asamblesi'nin (DSA) 73. Genel Oturumu Cenevre'de video bağlantısıyla gerçekleştirildi. Birleşmiş Milletler (BM) ve Dünya Sağlık Örgütü'ne (DSÖ) üye ülkelerin iktidar partisi liderleri bu toplantıya iştirak etti. Fakat son günlerde tartışılan Taiwan Adası yönetimi bu toplantıya BM tarafından davet edilmedi.

Taiwan Demokratik İlerleme Partisi'nden (DPP) Joseph Wu, adanın DSA'ya katılmasının kapsamlı bir planlama sonucu engellendiği ve "savaşın başka bir zaman devam edeceğini" iddia eden bir açıklama yaptı.

DSÖ ile içtenlikle iş birliği yapmak yerine Beijing'e meydan okuma gündeminin motive ettiği çok iddialı bir kampanya boşa çıktı. DPP'nin yanlış hesaplar peşinde olduğu görüldü.

Amerika Birleşik Devletleri (ABD) ve diğerler Batı ülkelerinden destek alsalar da, göründüğü kadar kaldıraç olduğu anlamına gelmez. Çin'in "Tek Çin" politikası üzerindeki ısrarı katı ve tutarlıdır. Genel bir kural olarak dünyanın büyük kısmı "Tek Çin" politikasına saygı duyuyor. Bu nedenle, pratikte, Taipei'yi kuruluşa dâhil etmek için yapılan herhangi bir girişim, asla yeterli uluslararası desteği kazanamıyor.

2016 yılında Tsai Ing-wen'in seçilmesi adanın "1992 Konsensüs" olarak bilinen bir anlaşmaya itiraz etmesine neden oldu. Eleştirmenler Taiwan'ın Covid-19 konusunda başka devletler ile ilişki kurma hakkına sahip olması gerektiğini savunabilir. Adanın bir şekilde virüs hakkında uzmanlar ile pratik düzeyde bilgi ve iş birliğinin reddedildiğini iddia etmek yanıltıcı bir anlatıdır. Taiwan hiçbir bilgi konusunda engellenmedi. Oynamak istenen oyun bağımsızlık hakkında bir noktaya değinmeye çalışmak doğal olarak siyasallaşmış bir topluluktur.

TSAI YÖNETİMİ ARTIK GERÇEĞİ KABUL ETMELİ

Taiwan bunu yaparken, Covid-19'u kullanarak DSÖ'yü itibarsızlaştırmak amacıyla agresif bir kampanya yürütmüştür. Tsai'nin ocak ayında yeniden seçilmesinden sonra, Beijing'e karşı çok daha cesur olduğunu ve Batı'dan aldığı desteği abarttığı açıktır.

Hükümeti, "Tek Çin" prensibinde boşluk yaratmak için kullanıyor. Ancak, DSA'ya davet edilmemesi, Tsai'nin kampanyasının ciddiye alınmadığını ortaya koydu. Çünkü dünyadaki ülkelerin ezici çoğunluğu, "Tek Çin" ilkesine ciddi bir şekilde meydan okuyarak Beijing ile ilişkilerini tehlikeye atmaya istekli değil. Buna ek olarak, bu ülkelerin birçoğu kendi ulusal egemenliklerinin aynı şekilde sorgulanmasını istemezler.

Ayrıca dikkat çeken nokta, ABD'nin Taiwan'ın DSA'ya katılımı hakkında ses çıkarmamasıydı. Mike Pompeo'nun sosyal medyada paylaşımda bulunması hiçbir şey ifade etmiyor. Washington bu konuda tam olarak ne yapabildi? Hiçbir şey. Harekete geçmek kelimelerden daha etkindir. Tsai yönetimi piyon olarak kullanıldığını anlamalıydı.

Sonuç olarak, DSÖ'ye yönelik DPP kampanyası boşa çıktı ve sonuç vermedi. Beijing'in "Tek Çin" politikasındaki tutarlılığı göz önüne alındığında, Tsai'nin hayallerinden vazgeçmesi gerektiği ortaya çıktı.

Kaynak: CGTN