Trump'ın Grönland merakının arkasında ne var?

Trump'ın Grönland merakının arkasında ne var?

Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Başkanı Donald Trump'ın Danimarka sınırları içindeki Grönland'ı alma talebi manşetleri süslemeye devam ediyor. Yaygın görüşe göre, Trump'ın buzlarla kaplı adayı almak istemesi şakadan ibaret olsa da kamuoyu ABD liderinin nasıl olup da egemen bir ülkenin sınırları içindeki bir yer için böyle bir teklif sunduğunu merak ediyor. Bir tahmine göre bu hamlenin arkasında adanın içinde nadir elementlerinde bulunduğu zengin yeraltı kaynakları yer alıyor.

Trump şaka yapıyor olsa bile son fantezisi Çin'in nadir elementler üzerindeki egemenliğinden ne kadar kaygılandığını gösteriyor. Bilindiği gibi, nadir elementler başta akıllı telefonlar olmak üzere yüksek teknolojili ürünlerden elektrikle çalışan araçlara kadar çok sayıda alanda kullanılıyor.

WASHINGTON ENDİŞELİ

ABD ile Çin arasında başlayan ticaret savaşında nadir elementler Beijing karşı önlemleri olarak anıldı. Washington yönetiminin nadir elementler tedarik zincirinin kırılmasından endişe ettiği açık. 2014 ve 2017 verilerine göre dünyanın en büyük nadir element üreticisi ve ihracatçısı Çin, ABD'nin nadir element ithalatının yüzde 80'ini karşıladı.

Trump yönetimi bir süredir küresel ölçekte nadir element kaynaklarını kontrol altına almaya çalışsa da gözlemciler Amerika'nın, üretim sürecindeki kapasite eksikliğinden dolayı Çin'e muhtaç olmaya devam edeceğini bildirmekteler. Bununlar birlikte ABD'nin nadir elementler konusundaki ihtirası da Çin'in bu konuda egemenliğini garanti altına alması gerektiğini bir kez daha hatırlatmaktadır.

ÇİN LİDERLİĞİ KAPTIRMAMALI

Çin, dünyanın en gelişmiş nadir toprak işleme teknolojisi ile birlikte en büyük arıtma ve işleme kapasitesine sahip olsa da ülkenin küresel pazardaki rekabet gücünü artırmak için kapasitesini artırması gerekmektedir. Gelecek yıllarda, Çin'in nadir elementler endüstrisindeki şirketleri hâlâ dünyanın her yerinde bazı madencilik kaynakları satın alabilirler. Bu bir seçenek olsa da öncelikli adım olması gerekmez.

Çin'in nadir yeryüzü hakimiyetini güvence altına almasının en önemli adımı, sürekli iyileştirme ve yükseltme yaparak teknolojide lider konumunu korumaktır. Yıllarca süren çaba ve ağır maliyetlerin ardından Çin temiz ve verimli bir nadir toprak işleme teknolojisi sistemi geliştirmiştir. Buna karşın halen ele alınması gereken bazı çevresel sorunlara mevcuttur.

Öte yandan Çinli nadir toprak üreticileri yurt dışı rakipleriyle daha iyi rekabet edebilmek için küresel bir ağ oluşturmaya da çaba göstermelidir. Çin, nadir toprak endüstrisindeki baskın konumunu kaybetmeyi göze alamayacağından, hükümetin bu alanlara öncelik vermesi gerekiyor.

Kaynak: Global Times / Wang Jiamei