Trump gözünü Çin ve Hindistan ilişkisine dikti

Trump gözünü Çin ve Hindistan ilişkisine dikti

Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Başkanı Donald Trump, çarşamba günü yaptığı açıklamada "Hem Hindistan'a hem de Çin'e ABD'nin şu anda sürmekte olan sınır anlaşmazlıkları için arabuluculuk yapma konusunda hazır ve istekli olduğunu bildirdik." ifadesini kullandı.

Amerika'nın iki Asya komşunun arasındaki son sınır tartışmalarında yaptığı önerilerin başarılı olma şansı yok zira bu konuda her iki ülke de Washington'ın yardımına ihtiyaç duymuyor. Gerçekte Amerika kendi jeostratejik emellerini gerçekleştirmek için ince bir sözüm ona fedakârlık maskesi takıyor.

SINIRDAKİ GERİLİMİN SORUMLUSU KİM?

Çin ve Hindistan bir kez daha Donglang Platosu yakınlarındaki olayı hatırlatan bir sınır hadisesi ile karşı karşıya. Tıpkı geçmişte olduğu gibi şimdiki Çin ordusuna sınırda meydan okuma hadisesine de Hindistan neden oldu. Zira Yeni Delhi yönetimi, Xinjinag bölgesinde Aksai Chin'in işgal edilmiş olduğu motivasyonu ile hareket ediyor. Hindistan bu duruşunu geçen yaz Birleşmiş Milletler'in Keşmir ile ilgili 370. maddesini ihlal ederek güçlendirdi.

Çin ise Hindistan'ı birliklerini Güncel Kontrol Hattı'nın (LAC) ötesine taşımakla eleştiriyor ki benzer bir itham Yeni Delhi yönetimince Beijing'e karşı dile getiriliyor. ABD Güney ve Orta Asya İşlerinden Sorumlu Dışişleri Bakanı Alice Wells, kısa bir süre önce, Kuşak ve Yol İnisiyatifi'nin amiral gemisi olan Çin-Pakistan Ekonomik Koridoru'nu (CPEC) hedefe koyarak sınır hattındaki uzlaşmazlık ile Güney Çin Denizi'ndeki gelişmeleri kıyaslamaya kalkıştı.

GÜNEY ÇİN DENİZİ GERİLİMİNE DENK GELMESİ TESADÜF DEĞİL

Güney Çin Denizi'ndeki durum Amerika'nın olaya Beijing yönetiminin yasal egemenlik haklarını tanımayarak dahil olmasından sonra daha tehlikeli hale geldi. ABD "Denizlerde Sefer Serbestliği" adı altında kışkırtmalar yapacak derecede ileri gidiyor. Benzer bir hamlenin Keşmir özelinde Güncel Kontrol Hattı'nı ihlal eden Hindistan tarafından da gerçekleştirildiğine tanık oluyoruz. Washington'a sürekli yaklaşan ve Trump'ın şubat ayındaki ziyaretinden sonra Amerika'nın "kapsamlı stratejik ortağı" haline gelen Hindistan'ın attığı adımlar ile Güney Çin Denizi'ndeki eş zamanlı gerilimin tesadüf olmadığı ortada. 

Pentagon'un sözde "Hint-Pasifik stratejisinde" Hindistan'a rol biçmesi bu Güney Asya ülkesinin Çin'i kuşatma planları içinde Amerika ile el ele çalışacağı noktasında uzmanları endişelendiriyor. ABD Güney ve Orta Asya İşlerinden Sorumlu Dışişleri Bakanı Alice Wells'in Hindistan'a son zamanlarda destek de göz önünde tutulursa gelişmeler iyimser olmanın uzağında kalıyor. Trump'ın arabuluculuk teklifinin Çin tarafından kabul edilmesi mümkün gözükmüyor ama ABD'nin müttefiki Hindistan'da olumlu yankı yaratabilir. Belki de amaç Yeni Delhi'ye böyle bir mesaj göndermektir.

WASHINGTON'IN HİBRİT SAVAŞ TAKTİĞİ

ABD, Çin Halk Cumhuriyeti'ni istikrarsızlaştırmak için tüm enstrümanları kullanan "hibrit savaş" politikasını benimsedi. Bu siyasetin içinde ticaret savaşları, Güney Çin Denizi'nde "Açık Denizlerde Sefer Serbestliği" adında kışkırtma, yeni tip koronavirüs üzerinden bilgi kirliliği yaratma, Hong Kong'daki eylemcileri ve Taiwan'daki ayrılıkçıları destekleme gibi bir dizi adımı içeriyor. Açık ki Çin'in çıkarlarını önemsemeyen ABD'nin tarafsız bir arabulucu olması beklenemez. ABD, Çin'i "saldırgan" olarak tanımlamak için Keşmir meselesini kaşımak ve dünyanın dikkatini buraya çekmek istiyor.

Öte yandan Washington'ın bir diğer amacı ise Brezilya, Rusya, Hindistan, Çin ve Güney Afrika'nın içinde bulunduğu BRICS ve Shanghai İş Birliği Örgütü'nün üyeleri arasında ihtilaf çıkarmak. Trump, sözde barış vaaz etmesine karşın gerçekte Çin'in komşuları ile barış içinde bir arada yaşamasını engellemek isteyen devasa karşıt niyetleri içinde taşıyor.

ÜÇÜNCÜ TARAF GEREKİRSE RUSYA VAR

Ne Çin'in ne de Hindistan'ın aralarındaki sorunları çözmek için bir dışa güce ihtiyacı yok. Zira tarafların arasındaki kanallar bu amaç için yeterli. Eğer iki ülke üçüncü bir tarafa ihtiyaç duyarsa bu Amerika değil her ikisinin de BRICS ve Shanghai İş Birliği Örgütü'ndeki partneri Rusya olur. Amerika her zaman olduğu gibi kendi çıkarlarına ulaşmak için kazananın olmadığı bir uluslararası ilişkiler düzeni istiyor. Çin ve Hindistan asıl bu nedenle endişelenmeli.

Kaynak: CGTN