Sözde “Kayıp Uygurlar” normal hayatlarına devam ediyor

Sözde “Kayıp Uygurlar” normal hayatlarına devam ediyor

Yurt dışındaki bazı örgütler ve medya kuruluşları, Çin'in Xinjiang Uygur Özerk Bölgesi'ne yönelik politikalarını karalayarak, internet üzerinden "Çin'deki sözde kayıp Uygurların bulunması" kampanyasını başlattı.

Çin'in 9 Aralık'ta yaptığı, bir dönem aşırıcı düşüncelerin etkisinde kalan kişilerin mesleki eğitim merkezlerinden mezun olduklarına dair açıklamanın ardından bazı Uygurların kayıp durumda olduklarıyla ilgili paylaşımlarda bulunuldu.

Çin'de devlete bağlı basın kuruluşlarından Global Times'in muhabirleri, internet üzerinden yapılan paylaşımların izini sürerek, yerel birimlerin de teyidiyle birlikte Xinjiang'da farklı bölgelerdeki sözde kayıp kişileri ziyaret etti. Muhabirler, adları anılan kişilerin mutlu ve huzurlu yaşamlarını gözlemlediklerini aktardı.

Twitter ve Facebook gibi sosyal medya platformlarında geçen hafta "StillNoInfo" (hâlâ bilgi yok) etiketi kullanılarak paylaşımlar yapıldı.

Yurt dışında yaşayan bazı Uygurlar da "StillNoInfo" etiketiyle kendi akrabalarının veya arkadaşlarının fotoğraf ve isimlerini paylaştı, onlara ulaşamadıklarını iddia etti.

İnternet üzerinden faaliyet gösteren bazı örgütler de Çin'de kayıp durumda olduklarını iddia ettikleri Uygurların isimlerini ve fotoğraflarını paylaştı.

Global Times, yurt dışında mukim olan ve sözde kayıp Uygurları bulma faaliyetini başlatan şahıslardan birçoğunun ayrılıkçı grup "Doğu Türkistan"a mensup oldukları bilgisine ulaştı. Bu, Çin'in Xinjiang'a dönük politikalarını karalamayı hedefleyen yeni bir teşebbüs olarak değerlendirildi.

Örneğin, sözde Uygur Hareketi'nin lideri Ruşen Abbas ile "MeTooUyghur" hareketini başlatan Halmurat Harri'nin ayrılıkçı grup "Doğu Türkistan"ın üyeleri olduğu ortaya çıktı.

Bu kişiler, önce bazı Uygurların fotoğraflarını ve bilgilerini ele geçirdiler ve daha sonra onların Xinjiang'daki sözde kayıp akrabaları olduklarını yönündeki dedikoduları yabancı medya üzerinden yaydılar. Başta İnsan Hakları İzleme Komitesi olmak üzere bazı hükümet dışı örgütler de bu dedikoduların yayılmasında aktif rol oynadı.

İDDİALAR ÇÜRÜTÜLDÜ

Ancak Global Times muhabirleri, sözde kendilerinden haber alınamadığı iddia edilenler listesinde yer alan bazı kişilere ulaştı ve bu kişilerin eğitim merkezlerinden mezun olduktan sonra kendi evlerinde normal yaşamlar sürdürdüklerini gördü.

Bu iddiaların mağdurlarından biri de 23 yaşındaki Ruzi Mehmet Atavulla.

Ruzi Mehmet Atavulla, Hotan'daki bir ayakkabı fabrikasında çalışıyor. Aşırıcı düşüncelerin etkisinde kalması sonrasında 2017 yılında mesleki eğitim merkezine giden Ruzi Mehmet Atavulla, 2018 yılında eğitimini tamamlayarak mezun oldu ve fabrikadaki işine girdi.

Ruzi Mehmet Atavulla, eğitim merkezindeki tüm sınıf arkadaşlarının kendisi gibi mezun olarak iş sahibi olduklarını söyledi.

Her sabah, bazı komşularıyla birlikte otobüse binerek fabrikaya gittiğini, günde sekiz saat çalışma karşılığında ayda 2.500 yuan (350 dolar) kazandığını dile getiren Ruzi Mehmet Atavulla, "Daha çok çalışmalı ve ayda 3000 yuan kazanabilmeliydim." diyor.

Ruzi Mehmet Atavulla, yerel hükümetin desteğiyle inşa edilen bir evde ailesi ile birlikte yaşıyor. Ailece 80 metrekarelik evinin arkasında yer alan arazide domates, lale, lahana ve üzüm yetiştirerek yılda 16 bin yuan kazanıyorlar. Ailenin koyunları ve inekleri de bulunuyor.

Global Times muhabirlerinin ziyaretinin bir gün öncesinde dünya evine giren Ruzi Mehmet Atavulla, utangaç bir tavırla "Düğünüm için bir takım elbise satın aldım." diye konuşuyor.

Ancak, aynı aile için, Ruzi Mehmet'in ağabeyi Mehmet Tohti Atavulla tarifi imkânsız bir yara...

Global Times, evin büyük oğlunun, ayrılıkçı grup "Doğu Türkistan"a katılarak, Çin'in Xinjiang'daki politikalarına karşı çıkmaktan şüpheli bulunduğunu öğrendi. Yakın tarihte, ağabeyi, Ruzi Mehmet'in de kayıp olduğunu iddia etmişti.

Mehmet Tohti Atavulla, 10 Aralık'ta Twitter hesabından yaptığı paylaşımda "StilllNoInfo" etiketini kullanarak annesinin ve kardeşlerinin sözde "Çin kamplarında acı çektiğini" savunmuştu.

Üzüntüsünü gizleyemeyen Ruzi Mehmet, ağabeyine şöyle sesleniyor:

"Ağabey, yurt dışına okumaya gideceğini söylemiştin; fakat şimdi ayrılıkçı güçlerle birlikte ülkemizin politikalarına saldırıyorsun."

Ruzi Mehmet, hıçkırıklar içinde "Hayatımız giderek iyileşiyor, yeni bir evimiz var. Ayrılıkçılarla iş birliği yapmaya son vermeni umuyorum. Babamız yaşlanıyor ve seni çok özlüyoruz." diye aktarıyor.

"KAYIP DEĞİLİM..."

Eğitim merkezlerinden mezun olanların yanı sıra, Xinjiang'da normal bir yaşam sürdüren çok sayıda kişi de internet üzerinden yayılan, insanların kayıp olduğu yönündeki dedikodulardan muzdarip durumda.

Tahir Ablat, Kaşgar'a bağlı Yenişehir ilçesindeki memleketi Alali kasabasında yaşıyor. Yedi aydır buradaki bir restoranda çalışan Tahir Ablat, gösterdiği üstün performans nedeniyle kısa sürede terfi ederek yöneticilik pozisyonuna yükseldi.

10 Aralık'ta "HusenhanObul" adlı Twitter kullanıcısı, aralarında Tahir ile birlikte yer aldıkları bir kare de dâhil olmak üzere üç fotoğraf paylaştı ve "Kuzenim nerede?" diye sordu.

Bir akrabasının veya arkadaşının yurt dışında yaşadığından haberdar olmadığını söyleyen Tahir, yurt dışındaki bazı ayrılıkçı güçlerin Çin'i karalamak için kendi bilgilerini kullandığını düşündüğünü söylüyor ve kendisinin "kayıp olmadığını" dile getiriyor.

Tahir Ablat, "Burada güzel bir yaşamım var. Para kazanıyorum, şu ana kadar 20-30 bin yuan kazandım." ifadesini kullanıyor.

Çalıştığı restoran, temmuz ayında Tahir'in tavsiyesi üzerine ikinci katını da açarak, özellikle genç ve çocukların çok sevdiği pizza ve hamburger gibi yiyecekler de satmaya başladı.

Gelecekte Urumçi'den 2 bin kilometre uzaklıktaki Xi'an kentinde bir Xinjiang restoranı açmayı planladığını kaydeden Tahir Ablat, bunun nedeni olarak ise küçük kardeşinin Xi'an Bilim ve Teknoloji Üniversitesinde okumasını gösteriyor. Tahir Ablat, "Onunla ilgilenebilirim ve para kazanabilirim." diye belirtiyor.

47 yaşındaki Abdulkerim Abdurrahim, yaşadığı görme bozukluğu nedeniyle Urumçi'de çalıştığı otobüs işletmesinden emekli oldu. Aylık 2 bin yuandan fazla emeklilik maaşı alan Abdulkerim Abdurrahim, civardaki bir endüstri parkında da çalışıyor ve aylık ilave 3.800 yuan kazanıyor.

Urumçi'nin kuzeyinde, otobüs işletmesine ait bir lojmanda sakin bir yaşam süren Abdulkerim Abdurrahim'in 75 metrekarelik dairesi, şık duvar kâğıtları ve halılarıyla tipik bir Uygur evi dekorasyonuna sahip. Abdulkerim Abdurrahim, boş zamanlarında balkonundaki çiçeklerle ilgilendiğini dile getiriyor.

Abdulkerim Abdurrahim'in 19 yaşındaki büyük oğlu bilgisayar bilimleri bölümünde okuyor, küçük oğlu ise 5'inci sınıf öğrencisi.

"Mustapa0991" adlı Twitter kullanıcısı, yaptığı paylaşımda, Abdulkerim Abdurrahim'in de aralarında yer aldığı bazı kişilerin fotoğraflarını paylaşarak "ailesinden haber alamadığını" iddia etmişti.

Abdulkerim Abdurrahim, bu kişinin kendi fotoğrafına ve ismine nasıl ulaştığını merak ettiğini söylüyor ve ekliyor:

"Evimde oturuyorum. Lütfen yalanları paylaşmaya ve güzel yaşamlarımızı etkilemeye son verin!"

Global Times muhabirleri, isimleri kendi akrabaları, hatta çocukları tarafından kullanılarak spekülasyon yaratılmaya çalışılan bazı Uygurlara da ulaştı.

Aksu bölgesine bağlı Kuçar ilçesinde yaşayan Aziz Niyaz ve Meryem Gayit'in adları da yurt dışındaki sosyal ağlarda "kayıp" olarak geçmişti.

Temmuz 2019'da Kuçar'daki su işleri ofisinden emekli olan Aziz Niyaz ile eşi, evde üç yaşındaki torunlarına bakıyor. Global Times muhabirleri, Aziz Niyaz'ın evini ziyaret ettiklerinde, onları torunlarıyla oyuncak arabayla oynarken buldu.

Aziz Niyaz, emekliliğinin ardından sıradan bir yaşam sürdüğünü, her gün egzersiz yaptığını ve televizyondan haber seyrettiğini söylüyor.

Aziz Niyaz, "Emekli maaşım 5.300 yuan. Ülkemiz, yaşlılar için sağlık hizmetleri gibi daha çok avantajlı politikalar sunuyor. Torunumuz, 15 yıllık ücretsiz zorunlu eğitimden faydalanıyor; endişe edeceğimiz hiçbir şey yok." diye anlatıyor.

Üç çocuğu da tıp eğitimi alan Aziz Niyaz'ın oğlu Yusuf, Kuçar'daki Halk Hastanesi'nde, iki kızı da yurt dışında çalışıyor. Kızlarının kendileriyle iki yıldır temas kurmadığını kaydeden Aziz Niyaz, "Onları özlüyoruz. Hayatları nasıl bilmiyoruz, umarım en kısa sürede dönerler." diye ümit ediyor.

Yaşlı çiftin bilmediği ise onların fotoğrafını paylaşarak kayıp olduklarını iddia edenin küçük kızları Büvecer (Bujawar) olduğu...

9 Aralık'ta "mahire" adlı Twitter hesabından Uygur çiftin fotoğrafı paylaşılarak, "Bu benim ailem" mesajıyla birlikte onların da kayıp olduğu iddia edildi.

Yusuf, kardeşine şöyle sesleniyor,

"Kardeşim, annemiz ve babamız artık benimle birlikte. Bu dedikodular nereden çıkıyor bilmiyorum. Umarım, bunlara kulak vermez, güzelce okulunu okur ve güvenli şekilde dönersin."