Sırbistan'ın CH-92A alımı Batıyı rahatsız etti

Sırbistan'ın CH-92A alımı Batıyı rahatsız etti

Temmuz ayı başlarında, Sırbistan resmi olarak altı adet Çinli CH-92A insansız hava aracını ülke silahlı kuvvetleri envanterine ekledi. Ülke ayrıca yakın gelecekte HQ-22 sisteminin ihraç versiyonu olan Çin yapımı FK-3 hava savunma füzesi sistemini de satın alacak.

Bu, Sırbistan'ı Çin insansız hava araçlarını kullanan ilk Avrupa ülkesi yapıyor. Bu adımlar, Çin'in Avrupa silah pazarına girmesi için yeni kanallar açıyor.

Bu anlaşmalar ile Batılı ülkeler, özellikle de Amerika Birleşik Devletleri (ABDI) liderliğindeki NATO üyeleri Beijing ile Belgrad arasında daha yakın ilişkilerden endişe duydu. Ancak endişe gerektirecek bir durum söz konusu olmadığı gibi silah alışverişi gayet normal bir durumdur.

Öncelikle, Sırbistan'ın ulusal güvenliğini sağlaması açısından gelişmiş savunma silahları satın alması gerekiyordu. 1990'ların sonunda NATO'nun Yugoslavya Federal Cumhuriyeti'ne tek taraflı saldırdığında ve büyük ekonomik kayıplara neden olduğu Kosova Savaşı'nda yaşananlar hâlâ unutulmamış durumda. Sırpların yenilgisiyle sonuçlanan Kosova Savaşı, geniş kapsamlı etkileri olan bölgesel bir savaş olarak kayıtlara geçti.

1999'da Yugoslavya'nın silahlı keşif uçakları geliştirmiş olsaydı, hava kuvvetleri bombalanmayı beklemek yerine inisiyatif alabilirdi. Benzer şekilde, Yugoslavya'da HQ-22 karadan havaya gelişmiş hava savunma füzeleri olsaydı, NATO'nun 78 gün süren geniş çaplı hava saldırıları gerçekleştirme şansı olmayacaktı.

Ancak Sırbistan'ın askeri bütçesi sınırlıydı. 2019'da Sırbistan'ın askeri harcamaları yalnızca 1,14 milyar dolar seviyelerine çıkabildi. Rusya'nın S-400 hava savunma sistemini satın alacak kadar bile yeterli bir bütçe değildi. Çin'in sağladığı sistem, sadece bir füze savunma sistemi olmak yerine, aynı zamanda aerodinamik hedefleri vurma ihtiyaçlarını da karşılayacak özellikler içeriyor.   

İkincisi, Çin'in denizaşırı silah ihracatı, uluslararası kanunların hükümlerine tamamen uygundur. 6 Temmuz 2020'de Çin, Silah Ticareti Antlaşması'na katılımıyla ilgili tüm yasal prosedürleri tamamladı. Bu adım, Çin'in küresel ve bölgesel barış ve istikrarı korumaya çalıştığını ve küresel silah ticaretinin yönetimine aktif olarak katıldığını gösteriyor. Aynı zamanda Çin'in uluslararası silah kontrol sistemini koruma çabalarını da yansıtıyor.

ÇİN KURALLAR İÇERİSİNDE EGEMEN DEVLETLER İLE ÇALIŞIYOR

Savunma sanayi ihracatı yapan ülke olarak Çin, her zaman tüm askeri ihracatlar üzerinde sıkı kontroller ve yönetim uygulamıştır. Askeri ihracata ilişkin eksiksiz bir iç politika ve düzenlemelere sahiptir. Çin'in kendi askeri ticaret politikaları ve yönetim önlemleri uluslararası anlaşmaların gerekliliklerini karşılar. Örneğin, Çin yalnızca egemen devletlere askeri ürünler ihraç etmekte olup askeri ürünleri asla devlet dışı aktörlere ihraç etmez. Yukarıda belirtilen tüm ayrıntılar, Çin'in Sırbistan'a yaptığı konvansiyonel askeri teçhizat ihracatının Silah Ticareti Anlaşması'nın gerekliliklerini tam olarak karşıladığını gösteriyor.

Üçüncüsü, küresel silah pazarının adil rekabete ihtiyacı var. Çin, gelişmiş silahları ihraç etme hakkına sahiptir. ABD her zaman dünyanın en büyük silah ihracatçısı olmuştur ve son beş yılda dünyanın toplam silah ihracatının üçte birinden fazlasını karşılamaktadır. Rusya, küresel silah sevkiyatlarının beşte birini oluşturan silah ihracatı ile ikinci sırada yer alıyor. Fransa, dünya silah ihracatının yaklaşık yüzde 8'ini oluşturarak üçüncü sırada yer alırken Almanya ve Çin aynı zamanda dünyanın en büyük beş silah ihracatçısı arasındadır.

Çin beşinci sırada yer almasına rağmen, Çin'in pazar payı ile ABD'nin pazar payı arasında büyük bir uçurum var. Dahası, Çin'in silah ihracatı pazarı esas olarak Asya, Afrika ve Latin Amerika'daki bazı gelişmekte olan ülkelerde yoğunlaşmıştır.

ABD, Çin'in daha gelişmiş Batı silah pazarlarına girmesine ve yükselişine siyasi "çifte standart" zihniyetiyle karşı çıkıyor. Yine de Çin, etik kurallarla ticaret yapıyor ve tüm tarafları konvansiyonel silahları asla devlet dışı aktörlere ihraç etmemeye ve konvansiyonel silah ihracatından yararlanarak egemen devletlerin iç işlerine karışmamaya çağırıyor.

Kaynak: Global Times