“Savaş borusunu çaldığında arkasında kimse olmayacak”

“Savaş borusunu çaldığında arkasında kimse olmayacak”

Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Başkanı Donald Trump, haziran ayında Beyaz Saray'da G7 Zirvesi düzenleyeceğini duyurdu. Trump'ın amacı yeni tip koronavirüs sonrası ekonomiyi ayağa kaldırmak olduğu kadar şüphesiz ki G7 ülkelerini Çin karşıtı kampanasına dahil etmek. Çok sayıda ülke zirve için Washington'a gelmeyi reddederken bu ülkelerin Trump'ın kirli kampanyasına katılması da beklenmiyor.

Küresel arenadaki ülkelerin ezici çoğunluğu yeni tip koronavirüs salgını nedeniyle Çin'i sorumlu tutmuyor. Amerika şu an G7 içerisinde askeri ve ekonomik üstünlüğünü korusa da yumuşak gücünde yaşanan erime herkesin malumu.

ALTIN YUMURTLAYAN TAVUK

Dünya artık 100 yıl önceki gibi Çin'i kolayca ezebilecekleri bir düzende değil. Çin Halk Cumhuriyeti, dünya ekonomisinin önde gelen ülkelerinden biri olduğu kadar gücünü ve etkinliğini dünyanın yararına kullanabileceğini kanıtladı. Çin'in önerdiği Kuşak ve Yol İnisiyatifi sayesinde Asya, Afrika ve Latin Amerika'da çok sayıda ülke kalkınma yolunu inşa ederek ekonomilerini ayağa kaldırdı. Çin kendi içerisinde de daha önce düşünülmesi dahi mümkün olmayan şekilde yoksulluğa karşı savaş ilan etti.

ABD Başkanı Donald Trump, bu sırada Afganistan çekilme ve ülkesini Orta Doğu'daki bitmek tükenmek bilmeyen çatışmalardan sözü vererek uluslararası alanda destek sağlasa da uyguladığı tek taraflı gümrük tarifeleri ile imtiyaz talep ediyor. G7 üyesi aktörler de dahil olmak üzere çok sayıda ülke Çin ile artan ticaretten muazzam fayda sağlıyor. Hiç kimse deyim yerindeyse "altın yumurtlayan tavuğu" cezalandırma eğiliminde değil.

SİYASİ UZLAŞMAZLIKLAR SAVAŞLA ÇÖZÜLMEMELİ

Kuşak ve Yol ülkeleri ile Birleşmiş Milletler gibi uluslararası kurumlar da Çin diplomasini övgüyle karşılıyor. Çok sayıda ülke Çin'in yeni tip koronavirüse karşı aldığı önlemler sayesinde kendilerine zaman kazandırdığının hakkını veriyor. Bununla beraber Çin'deki kriz sona erdikçe diğer ülkelere sağlık ekipmanları yardım etmek için ilgili sektörler derhal harekete geçirildi.

ABD, dünyaya Çin ile yaptıkları iş birliği sayesinde elde ettiği kazanımları karşılama sözü veriyor. Buna karşın, yıllardır Kuşak ve Yol İnisiyatifi içinde kalkınan ülkeler başta olmak üzere küresel çapta ABD'nin Çin'in sağladığı faydayı ikame edeceğine dair çok az inanç mevcut. Bundan daha da önemlisi ülkelerin büyük bir çoğunluğu ABD'nin Çin'e yaklaşımının dünyayı her ikisi de nükleer güce sahip taraflar arasında askeri bir uzlaşmazlığın eşiğine getirebileceğinden endişe ediyor. Siyasi uzlaşmazlıkların belirli bir dereceye ulaştığında askeri çatışmalarla karara bağlanacağını görmek için Clausewitz okumaya gerek yok ve söz konusu iki nükleer güçse bunun Armageddon olur.

RASYONEL ÇÖZÜM DİPLOMASİDEN GEÇİYOR

ABD ve Çin arasındaki farklılıklardan kaynaklanan uzlaşmazlıkları rasyonel olarak çözmenin tek yolu diplomasidir. Bunun önkoşulu ise Amerika'nın Çin'e ve Çin Komünist Partisi'nin (ÇKP) yönetimine saygı duymasından geçer.

Günün sonunda ABD Başkanı Trump'a Çin Halk Cumhuriyeti'ne karşı hücum borusu çaldığında arkasından kimse gelmeyecek. Belki görevde bulunduğu süre içinde bir dereceye kadar rasyonel kararlar alan Trump'ın kendisi de insanlığın yararına olacak şekilde Rusya ve Çin ile birlikte çalışma programına dönebilir.

Kaynak: Global Times