“Salgını siyasileştirmek sorumsuzca bir eylem”

“Salgını siyasileştirmek sorumsuzca bir eylem”

Birleşmiş Milletler (BM) İnsan Hakları Yüksek Komiseri Michelle Bachelet 10 Aralık Dünya İnsan Hakları Günü Cenevre'de düzenlediği basın toplantısında, dünya için güzel bir gelecek yaratmanın siyasi iradeyle sıkı ilişkili olduğuna işaret ederek, bazı politikacıların Covid-19 salgınını siyasileştirme girişimlerinin sorumsuzca olduğunu, bu tür girişimlerin kınanması gerektiğini vurguladı.

Şu ana kadar 67 milyondan fazla kişi Covid-19'a yakalandı, 1,6 milyon kişi Covid-19 nedeniyle hayatını kaybetti. Dünya genelinde istihdam, eğitim, sağlık ve gıda alanları salgından ciddi şekilde etkilendi. Salgın, toplumun kırılganlığını daha da belirgin hale getirdi, sistemsel zayıflıkları ortaya çıkardı.

Birleşmiş Milletler (BM) İnsan Hakları Yüksek Komiseri Michelle Bachelet, bazı ülkelerin, vatandaşlarının sağlık haklarını korumak için kamu sağlığı alanına yeterince yatırım yapmadığına dikkat çekerek, bunu dar görüşlü bir eylem olarak nitelendirdi. Bu tür önlemlerin yüksek maliyetli olmasına rağmen, gerçeklerin sağlık alanına yatırım yapmayanların ağır bedeller ödemek zorunda kaldıklarını gösterdiğini söyleyen Bachelet, bazı ülkelerin salgının yayılmasını önlemek için zamanında tedbir almadığını belirtti.

Bachelet, "Şoke edici olan şu ki, şimdi bile bazı ülkelerin liderleri salgının etkilerini kasten hafife indirgemeye çalışıyor. Maske takmayı ve toplu görüşme yasağını aşağılıyor. Bazı siyasetçiler de hâlâ sürü bağışıklığından bahsediyor. Sanki yüz binlerce kişinin ölümü küçük bir meseleymiş gibi. Bunların hepsi salgını siyasileştirme girişimleridir ve sorumsuzcadır, kınanmalıdır." diye konuştu.

Bachelet, salgınla mücadelenin insanlar arasında dayanışmayı güçlendirmek yerine, bazı ülkelerde daha büyük toplumsal bölünmelere yol açtığını, özellikle bilimsel deliller ve yöntemlerin yeterince kabul edilmediğini, komplo teorileri ve yanlış bilgilerin yayıldığını ifade etti.

Bachelet, "Salgınla mücadelede sorumsuzca eylemler, dünyadaki en değerli şeyi, güveni baltaladı. Ülkeler arasındaki güven, bir ülkenin farklı kesimleri arasındaki güven, hükümetlere, bilime, aşılara ve hatta tüm dünyanın geleceğine olan güven ciddi darbe aldı. Bu nedenle salgın sonrası daha güzel bir dünya kurmak istersek, karşılıklı güveni yeniden teşkil etmeliyiz." ifadelerini kullandı.

BM İnsan Hakları Yüksek Komiseri Michelle Bachelet, son birkaç hafta içinde aşı geliştirmede dikkate değer ilerleme kaydedildiğine dikkat çekerek, bu gelişmelerin riskli dönemlerde insanlığın zekâsı ve kararlılığını harekete geçirebileceğini kanıtladığını vurguladı. Bachelet, aşıların eşit dağıtılması ve salgının zararlarının giderilerek ekonomilerin yeniden yapılandırılması gerektiğini söyledi.

Açlık, yoksulluk, eşitsizlik ve hatta iklim değişikliği gibi hastalıkları tedavi edebilecek "aşının" insan hakları olduğunu dile getiren Bachelet, konuyla ilgili hükümlere Dünya İnsan Hakları Deklarasyonu'nda yer verildiğini hatırlattı.

Michelle Bachelet, salgının hızla yayılmasının, insanlığın zayıflıkları ve eksiklerini açığa çıkarmakla beraber felaketlerin fırsatlara nasıl dönüştürülebileceğini ve daha güzel bir geleceğin nasıl yaratılabileceğini de gösterdiğini kaydetti.

Bachelet, "Dünya için güzel bir gelecek, aslında siyasi irade ile sıkı ilişkilidir. Bu bağlamda eşitsizlik sorunu çözülmeli, vergi reformu  yapılmalı, ekonomiler ve toplumlar yeniden yapılandırılmalı. Zengin ülkeler, gelişmemiş ülkelerin riskleri göğüslemelerine yardım etmeli. Zarar görmüş olan çok taraflılığı tamir etmek işte bu noktada kritik önem taşıyor. Tüm dünya ülkeleri, şimdi daha sıkı bir iş birliği kurmalıdır. Dar görüşlülük ve milliyetçilik iş birliğine zarar verir. Herkes aynı anda güvende değilse, tam güvenlik söz konusu olamaz. Bu teorinin doğruluğu salgın döneminde bir kez daha kanıtlandı." dedi.