Salgın insanları cimri mi yaptı?

Salgın insanları cimri mi yaptı?

Dünyaca ünlü Fleishman Hillard'ın "TRUE Global" şirketinin araştırmalarına göre, Çin vatandaşlarının mutluluğu küresel ortalamanın üzerine yer aldı. Covid-19: Sorunların Çarpışması isimli raporda sağlık ve finansman alanındaki beklentiler ve bunların hükümet ile toplumdaki yansımaları analiz edildi.  Çin Halk Cumhuriyeti, Kanada, Almanya, İtalya, Kore Cumhuriyeti (Güney Kore), Birleşik Krallık ve Amerika Birleşik Devletleri'ni (ABD) kapsayan raporda insanların salgın ile birlikte bakış açılarının ve yaşamlarını nasıl değiştiği gözler önüne serildi.

Çin vatandaşları genel yaşam kalitesinin altı ay içinde daha da iyi hale geleceğini belirterek küresel çapta benzerlerinin önüne geçti. Ankete katılan Çinlilerin yüzde 55'i aile ve arkadaşlarıyla ilişkilerinin daha da iyi hale geleceğini yüzde 21 ise küresel ortamın daha güvenli hale geleceğine inanıyor. Ankete katılan diğer ülkelerin ortalamasının sırasıyla yüzde 17 ve yüzde 21 olduğu düşünülürse Çinlilerin genel ruh hali daha iyi anlaşabilir. Bununla birlikte Çinlilerin yüzde 93'ü yeni tip koronavirüs salgınının dünyayı okuma biçimlerini tamamen değiştirdiğini ifade etti. Gerçekten de salgın insanların inançlarını, önceliklerini ve neye değer verdiklerini geri döndürülemez bir şekilde temelinden değiştirdi.

TEK GÜNDEM ZORUNLU HARCAMALAR

Salgınla birlikte gelen değişim insanların daha anlamlı ilişkiler ve faaliyetler aramasına neden oluyor. Mesela alışveriş artık insanlar için bir oyun olmaktan çıktı. Çinli tüketiciler küresel çaptaki benzerlerine karşın tüketimde daha temkinli davranıyor. Çinlilerin yüzde 57'si büyük çaptaki alımları önümüzdeki bir yıl boyunca düşünmediğini yüzde 82'si ise zorunlu ihtiyaçların dışına çıkmak istemediklerini vurgulamakta. Bununla birlikte Çinlilerin yüzde 90'ı eskiden aldıkları ürünlerden kimilerini almadığını yüzde 57'si de parasını yeni deneyimlere ve ürünlere harcamak istediğinin altını çizdi. Özetle Çin halk mali kalemleri yeniden düzenleme ihtiyacı hissetti. Zira Çin halkının yüzde 67'si önümüzdeki 12 ay içinde tasarruf etmek istediklerini yüzde 70'i ise finansal planlamaya bağlı kalacağını aktarıyor.

Tüm bu veriler Çin'de ticaret için ne anlama geliyor? Tüm şirketler, firmalar ve araştırma kurumları işte bu sorunun yanıtını arıyor.

TÜKETİCİ GÜVEN ARIYOR

Birincisi Çinli tüketiciler şirketlerin sorunların çözümünde daha fazla sorumluluk alması, yeniliklere gitmesi ve iş birliğini tercih etmesi gerektiğine inanıyor. Örneğin ankete katılanların yüzde 87'si bir markanın gelecekte tercih ederken salgın zamanı performansını inceleyeceğini belirtti.

İkincisi, Çinli tüketiciler şirketlerin kendileri için önemli konular üzerinde durmalarını bekliyor. Tıpkı başka yerlerde ön plana çıktığı gibi Çinli tüketiciler de ayrımcılık ve eşitliği yüzde 83 oranla en büyük sorun olarak niteliyor. Tüketiciler ayrıca çevrenin ve halk sağlığının korunması için şirketlerden daha fazla yatırım istiyor.

ZOR AMA OLANAKSIZ DEĞİL

Son olarak, Çinli tüketiciler ve çalışanlar salgın nedeniyle ortaya çıkan belirsizliğin kısmen de olsa etkisinde. Örneğin Çinlilerin sadece yüzde 38'i salgının aşı bulunduktan sonra biteceğine ikna olmuş durumda. Bu durumda da gösteriyor ki tüketiciler küresel çözümlerden ümidini kaybetmeye yakın. Kurumların daha güvenli bir dünya yaratma çabasını görmek ve ona göre harcama yapmak istiyorlar.

Doğrusu şirketler için de zor zamanlar yaşanıyor ancak doğru yolu bulan ve insanları ilk sıraya koyarak güven inşa eden kurumların müşterileri kazanacaklarına şüphe yok.

Kaynak: China Daily