Salgın AB için yeni bir fırsat olur mu?

Salgın AB için yeni bir fırsat olur mu?

Yeni tip koronavirüs dünyayı ve Avrupa'yı değiştiriyor. Salgın Avrupa Birliği (AB) içinde krizleri derinleştirse de aslında bu bloğun içinde bulunduğu kötü durumdan kurtulması için tarihi bir fırsat sunuyor. AB virüsle savaşın ilk yarısında neredeyse dibi gördü ancak ikinci yarıda ayağa kalktığını söylemek mümkün.

27 Avrupa ülkesinden oluşan AB, yeni tip koronavirüs salgını öncesinde şimdiye dek görülmemiş bir kriz içindeydi. Brexit sadece AB bütçesini zora sokmakla kalmadı, aynı zamanda AB değerlerine karşı da yeni bir şüphe dalgasını tetikledi. Salgın ilk olarak şubat ayı sonlarına doğru Avrupa'da ciddi bir şekilde ortaya çıktığında AB zamanında uyarılarda bulunmadı ya da İtalya gibi zor durumdaki ülkelere yardım etmedi. Bu dönemde, hayal kırıklığı içinde bulunan Avrupalı akademisyenler Brüksel'in sorumluklarını yerine getirmediğini vurgularken, AB'nin tabutuna son çivilerin çakıldığını iddia ediyorlardı.

AVRUPA SÜRECİ YANLIŞ OKUDU

Avrupa, Çin'in salgınla mücadele için aldığı hızlı önlemleri sadece uzaktan izledi çünkü onlara göre tehdit sadece Uzak Doğu ile sınırlıydı. Hatta bu aktörler Çin aldığı önlemleri çok sert buluyor, insanların hareketlerinin kısıtlanmamasını ve temas takibi için verilerin toplanmamasını savunuyordu. Şubat ayının başına kadar çok sayıda Avrupa merkezli araştırma enstitüsü ve uzamanlar yeni tip koronavirüsün gripten daha düşük tonda bir tehlike arz ettiğini ileri sürmekteydi. Salgın işte bu koşullar altında Avrupa'ya sert bir darbe vurdu. Münih Güvenlik Konferansı (MSC) Başkanı Wolfgang Ischinger ve MSC Başkan Yardımcısı Boris Ruge ortak kaleme aldıkları makalede yeni tip koroanvirüs ışığında görevlerinin insanların ve Avrupa Birliği'nin hayatını kurtarmak olduğunu vurguladı.

Krizin devam etmesiyle birlikte AB'nin taşıyıcı kolonları olan Fransa ve Almanya ekseni daha fazla rol almaya başladı. Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, AB'nin "tarihi bir an" yaşadığını söyleyerek cesaret verici tonda konuşmalar yaptı. Alman Şansölyesi Angela Merkel ise her zamanki gibi rasyonel ve sakin kalarak ülkesinin dayanışma ruhuna ve mücadeleye destek olmak için bütçeye daha fazla katkı yapmaya hazır olduklarını ilan etti.

FRANSA VE ALMANYA ÖNCÜ OLABİLİR

Uzmanlar, Fransa ve Almanya arasındaki farklılıklara rağmen Macron ve Merkel'in olgunluk ile ortak amaç doğrultusunda iş birliği yapabileceğine inanıyor. Buna ek olarak iki lider Amerika Birleşik Devletleri'nin (ABD) eylemsizliğinin aksine aşı çalışmaları ile dünya çapında araştırma, tedavi ve ilaç konusunda birlikte çalışma sözü verdi.

Yeni tip koronavirüs özelinde sergilenen iki farklı tavır Amerika ve Avrupa arasındaki zıt ahlaki nitelikleri gün yüzüne çıkartıyor. Münih Güvenlik Konferansı Başkan ve Başkan Yardımcısı'nın yazdığı makalede vurgulandığı gibi bu kriz Avrupa'nın hayatta kalma meselesidir. Bu açıdan dönüm noktası, Avrupa Konseyi üyelerinin nisan ayında düzenlediği video konferans sırasında gerçekleştirilen yardım paketiyle başladı. 540 milyar Euro (584 milyar dolar) anlaşması sadece finans ve ekonomi ile ilgili değil, aynı zamanda AB'nin hayatta kalma konusundaki güçlü iradesine de işaret etti. Avrupa'nın yeni tip koronavirüsle savaşmak ve ekonomiyi kurtarmak için daha fazla önlem alması bekleniyor. Almanya bu yılın ikinci yarısında Avrupa Konseyi dönem başkanlığını devralacak ve kriz yönetim sisteminin inşası AB'yi canlandırmak için hayati hale gelecek.

AB GURURU VE KÜLTÜRÜ TARAF OLMAYI ZORLAŞTIRIR

Krizler aynı zamanda uyum süreçlerini hızlandırabilir. Eşi görülmemiş yeni tip koronavirüs salgını aynı zamanda AB'ye entegrasyon, reformları derinleştirme, genel canlılığı ve gücü artırma konusunda fırsat sunuyor.

Salgın sonrasında dünyadaki modelin daha karmaşık hale geleceği tahmin edilmektedir. Büyük güçler arasındaki rekabetin daha şiddetli hale gelmesi kaçınılmaz olarak Avrupa'yı olumsuz etkileyecektir. Avrupa'nın kültürü ve kendine has gururu büyük güçler arasında taraf seçmesini zorlaştırıyor. Bununla beraber Avrupa içinde arabuluculuk rolünün nasıl oynanacağı da Brüksel içinde ivme kazanan bir tartışma konusu. Tüm bunlar Avrupa dayanışmasını ve gücünü gerektirir. AB içindeki siyasi ve sosyal sınıf elitlerinin yeni tip koronavirüs krizinin sunduğu tarihsel fırsatı canlanmak için kavraması gerekiyor.

Kaynak: Global Times