Sadr ve İran birliği denklem değiştirebilir mi?

Sadr ve İran birliği denklem değiştirebilir mi?

Irak siyasetini takip eden gözlemcilerin baş döndürücü gelişmeler karşısında yaşadığı şaşkınlık anlaşılabilir. Geçen cuma yüzbinlerce Iraklı, Şii din adamı Mukteda el Sadr'ın çağrısıyla ülkedeki Amerikan varlığına karşı ayağa kalktı. Sadr aynı zamanda, yolsuzluk ve yönetim boşluğu nedeniyle ülkede bir süredir devam hükümet karşıtı eylemlerden de desteğini çekti. Sadr'ın iki hamlesi bize Irak'ın siyasi durumu ne anlatabilir?

Irak uzun bir süredir içeriden ve dışarıdan baskıyla karşı karşıya. İçeride ekim ayından bu yana devam gösterilerin nedenleri derine uzanıyor. Göstericiler Irak'ın siyasi ve ekonomik gidişatından tatmin olmuyor ve özellikle gençler işsizlik ve kalkınmanın yavaş temposundan dolayı çılgına dönmüş durumda. Irak'ta genç işsizlik yüzde 16 civarında ve bu oranın nüfus arttıkça daha da yükselmesi bekleniyor. Arka arkaya gelen iktidarlar görevlerini düşen milli gelirle noktaladı. Başbakan Adil Abdül Hadi de kasım ayının sonunda istifa etti ancak yerine gelecek isim hala belli olmuş değil.

SADR VE İRAN ORTAK PAYDADA BULUŞTU

İçerideki sıkışık tablo uluslararası ilişkilerde de kendini gösteriyor. İranlı liderler ülkedeki ana ortakları olan Şii çoğunluğun hükümet kuracak yeterli çoğunluğa ulaşamayacağı ve ülkedeki gösterilerin kontrol edilmediği takdirde kendilerini hedef alacağı konusunda endişeli. İran bu nedenle yüzünü Sadr'a dönmüş durumda.

Popülist bir siyasetçi olan Sadr ise 2003 yılından beri farklı politik gruplar ve dış güçler arasında gidip gelmeye devam ediyor. Sadr 2018 seçimlerinden sonra mecliste güçlü bir taban kurmayı başardı. Hadi hükümetinin kurulmasını verdikleri destekle sağlayan bu grup daha önce ne kadar önemli olduğunu ispat etmişti.

Ülkede hükümet karşıtı protestolar patlak verdiği zaman Mukteda es Sadr da Hadi hükümetinden desteğini çekti. Buna karşın Amerika Birleşik Devletleri'nin (ABD) İranlı General Kasım Süleymani ve Iraklı komutan Ebu el Mühendis'i vurmasının ardından Sadr, Washignton'ı hedef tahtasına koydu.  Son aylarda yaşanan gelişmeler Sadr ve İran'ın ortak paydada buluştuğunu gösteriyor. Medyada yer alan haberlere göre Sadr destekçileri, hükümet karşıtı eylemlerin yapıldığı yerlerden malzemelerini toplayarak ayrıldı.

HEM ABD HEM DE İRAN'A KARŞI DURACAK BİR GÜÇ ÇIKABİLİR

Sadr ve İran'ın önünde çok sayıda engelin olduğunu da kabul etmek gerekli.  Irak'taki tüm siyasi grupların Amerika'ya karşı olmadığı ortada. Amerika'nın Irak'ın egemenliğini ihlal etmesine karşı bir öfke patlaması yaşansa da; Sünniler, Kürtler ve diğer azınlıklar özellikle IŞİD gibi terör örgütleri ile mücadele kapsamında Amerikan güçlerine ihtiyaçları olduğunu düşünüyor.

İkinci olarak, oyun kurucu olarak gözüken Sadr sanıldığı kadar güçlü olmayabilir. Sadr'ın önce hükümet karşıtı protestolara destek verip, arkasında İran ile yakın temas kurması özellikle diğer ülkelerin nazarında politik pozisyonunu sağlamlaştırma çabası olarak algılanabilir. Sadr ve diğerleri hükümet karşıtı eylemleri kontrol altına almaya ya da yönlendirmeye çalışırken işler kendi istedikleri gibi de gitmiyor.

Süleymani'nin ölümünün ardından eylemler geçici olarak askıya alındı. Buna karşın göstericiler hem Amerika hem de İran'a karşı olduklarını vurgulayarak yeniden gündeme gelmeye çalışıyorlar ve protesto hareketi kendi liderini bu kalabalık içinde arıyor. Bunun henüz Irak'ın mevcut siyasi liderliklerine meydan okuduğu söylemek için erken olsa da özellikle sokaktan çıkan hareketlerin böyle bir potansiyeli olabileceği söylenebilir.

Kaynak: CGTN