Rakamlar sahte bilim insanını yalanlıyor

Rakamlar sahte bilim insanını yalanlıyor

Çin karşıtı sahte bir bilim insanı olan Alman Adrian Zenz, kısa süre önce Beijin yönetimini Uygurları ve diğer azınlık gruplarını kısırlaştırmakla suçlayan bir sözde raporu servis etti. Söz konusu rapor yalan istatistiklerle ve yanıltıcı görüşmelerle desteklenmeye çalışılan suçlamalardan ibaret.

Fanatik bir evanjelist olan ve Çin'e karşı "haçlı seferi" başlatılması gerektiğini ileri süren Zenz'in analizi ne bilimsel araştırma standartlarına uygun ne de bölgedeki gerçeklere temas edebilecek kadar yetkin. Zira istatistikler Xinjiang Uygur Özerk Bölgesi'ndeki nüfusun yıllar içinde artmaya devam ettiğini gösteriyor. 2010'dan 2018'e kadar Uygur nüfusu yüzde 25 artarak 10,17 milyondan 12,71 milyona kadar yükseldi. 2018 yılında Xinjiang'da Uygurların doğum oranı binde 11,9 iken Han nüfusunun doğum oranı ise binde 9,42 civarındaydı.

AZINLIKLAR AYRICALIKLARDAN YARARLANDI

2018'den bu yana bölgedeki nüfus artışı azalsa da yine de bölgenin nüfus artış hızı Çin'in diğer yerlerin ortalamasını geride bırakıyor. Örneğin 2019 senesinde Xinjiang Uygur Özerk Bölgesi'nin nüfus artış hızı binde 3,69 olurken bu oran tüm ülke sathında binde 3,34'ü aşmadı. Açıkçası etnik azınlıklar Çin'de ayrıcalıklı muamelelerden özellikle nispeten gevşek aile planlaması politikası bağlamında yararlandılar.

Yoksulluğu azaltma programının teşvik edilmesinin yanı sıra, yaşam standartlarının ve eğitim kalitesinin iyileştirilmesiyle, azınlık gruplarından giderek daha fazla insan, evliliği ve doğumu gönüllü olarak erteleme eğiliminde.

KAYNAĞI BÖLÜCÜ GÜÇLER

Zenz tarafından üretilen sahte raporların dayanağının Xinjiang Uygur Bölgesi'ndeki bölücü güçler olduğuna şüphe yok. Bununla birlikte Batı ülkeleri Xinjiang ile meseleleri Çin'e karşı bir koz olarak kullansa da bu girişimler başarısız olmaya mahkûm. Nitekim Çin ile birlikte Xinjiang Uygur Özerk Bölgesi'nde istikrar ve refah rotasında ilerlemeye devam ediyor.

Xinjiang Uygur Özerk Bölgesi'nin yeni tip koronavirüs salgını nedeniyle 45 gün karantinaya alınmasının ardından hayat bölgede tekrar normale döndü. Amerika Birleşik Devletleri'nde (ABD) ise yönetimin beceriksizliği yüzünden başta azınlıklar olmak üzere tüm halk belirsiz bir gelecekle ile karşı karşıya. Salgının yanı sıra Amerika'yı kasıp kavuran ırk eşitliğine karşı eylemlerin de halen devam ettiği bu kapsamda not edilmelidir.

TÜY KADAR HAFİF KALIYOR

Çin Halk Cumhuriyeti'ne sözde insan hakları üzerinden saldıranlar hiçbir zaman gerçeklerle yüzleşmeye cesaret edemiyor. Gelinen noktada Çin halkının yaşam standardı büyük ölçüde gelişirken Xinjiang bölgesinde terör ve şiddet eylemleri de kontrol altına alındı. Bölgeye karşı yapılan psikolojik savaş Çin'in yönetişim becerileri asla etkileyemez.

Batılı radikal güçlerin Xinjiang Uygur Özerk Bölgesi üzerinden Çin'e baskı yapmak için kirli oyunlardan vazgeçmeyeceği ortada. Buna karşın Xinjiang Uygur Özerk Bölgesi'ndeki insanları istikrar ve refahını düşününce Batı'nın yalanları tüy kadar hafif kalıyor.

Kaynak: Global Times