Minneapolis emniyetinin sicili kabarık: Floyd'a yaptıklarını 5 yılda 237 kez yaptılar

Minneapolis emniyetinin sicili kabarık: Floyd'a yaptıklarını 5 yılda 237 kez yaptılar

NBC ve Capitol Hill gazetesinin 1 Haziran'da açıkladığı rapora göre, Minneapolis Polis Departmanı (MPD) geçen 5 yılda 237 kez müdahale ettiği kişilerin boynuna baskı yaparak en az 44 kişinin bilincini kaybetmesine neden oldu.

Minneapolis polis departmanından elde edilen veriler, bilinçsiz kalan insanların neredeyse yarısının yaralandığını gösteriyor.

İstatistiklere göre, 44 vakanın sadece 5'i polis memurlarının vurulmasıyla alakalı, çoğunda ise belirgin bir şiddet içeren potansiyel suç bulunmuyor.

Amerika Birleşik Devletleri'nde (ABD) şiddet uygulayan kolluk kuvvetlerini soruşturmaktan sorumlu Christopher Komisyonu'nun Hukuk Danışmanı Drooyan, boyna baskı yapmanın sadece can güvenliğiyle ilgili acil durumlarda kullanılması gerektiğini ve Minneapolis Emniyet Müdürlüğünün bu tekniği olağandışı bir şekilde kullandığını belirtti.

YASAKLANMIŞ ANCAK DEFALARCA KÖTÜYE KULLANILMIŞ "BOYUNA BASKI"

ABD polis makamlarının tanımına göre, "boyuna baskı" polisin doğrudan solunum sistemine baskı uygulamadan kolları veya bacaklarıyla boynu engellemesi ve böylece kişinin hareketini kontrol etmesi anlamına gelir. Bununla birlikte, bu teknik çok fazla pratik gerektirir ve polis memurunun sakin kalması şarttır, çünkü yanlış kullanıldığında hayati tehlike oluşturabilir.

Minnesota'daki St. Cloud Eyalet Üniversitesinde yardımcı doçent ve profesyonel uyuşmazlık koordinatörü olan Sean Williams da "boyuna baskının" kötüye kullanılmasının yol açtığı sonuçları dile getirdi.

Williams bir polis karakolunda çalışırken, polis memurlarının "boyuna baskının" nasıl kullanılacağını tam olarak anlayabilmeleri için baskı altında uygun şekilde eğitilmeleri gerektiğini söyledi. Williams, "Doğru kullanılırsa, şüpheliye zarar vermeden gözaltına alınabilir. Ancak yanlış kullanılırsa şüpheliye büyük hasar getirilecek, hatta hayati tehlike oluşacak." dedi.

Buna ek olarak uzmanlar, gerçek tutuklama düzenlemelerinde "boyna baskı" tekniğinin kullanılmasına izin verilmediğine, hatta polis karakolunda sistematik olarak öğretilmediğine işaret ettiler.

Ancak buna rağmen, Minneapolis Polis Departmanı tarafından internette yayınlanan resmi el kitabı, bu tür bir tutuklama tekniğine izin verir ve 8 yıldan fazla bir süredir güncellenmemiştir.

BU TEKNİĞİN UYGULANDIĞI KİŞİLERİN % 60'I  AFRİKA KÖKENLİ ERKEKLER

NBC raporlarına göre, Minnesota polisinin bu teknikle bilinçsiz hale getirdiği kişilerin yaklaşık %60'ı Afrika kökenli, %30'u beyaz tenliydi. Neredeyse tamamı erkek ve %75'i 40 yaşında veya daha gençtir.

ŞİDDET UYGULAYAN KOLLUK KUVVETLERİ

Minneapolis şehri dışında, ABD'nin birçok yerinde daha önce de şiddet uygulayan kolluk kuvvetlerinin ölüme yol açtığı olaylar yaşanmıştı.

17 Temmuz 2014'te Afrikalı kökenli bir seyyar satıcı Eric Garner sigara sattığı şüphesiyle New York'ta tutuklanıp birkaç beyaz tenli polis memuru tarafından yere yatırıldı ve aniden geçirdiği kalp kriziyle hayatını kaybetti. Garner yardım istemek için "nefes alamıyorum" diye yalvardı. O zamandan beri, bu cümle Amerikan halkının şiddet uygulayan kolluk kuvvetlerini protesto etmesi için bir slogan haline geldi.

Mart 2019'da, California'daki altı polis memuru, 20 yaşındaki Afrikalı kökenli Amerikalı rapçi Willie McCoy'a baş, kulaklar, boyun, göğüs, kollar, omuzlar, eller ve sırttan 25 el ateş açıp ölümüne sebep oldu. McCoy'un kız kardeşi Simone Richard, "Polis kardeşimi öldürdü ve ona ellerini kaldırma fırsatı bile vermediler." dedi.

ABD'de birçok olay yaşanmasına, hatta 2016'da Minneapolis Polis Departmanı, şiddetin kötüye kullanıldığının farkına varması ve bu konuda gerekli düzenlemeleri başlatmasına rağmen, atılan adımlar etkili olmadı.

4 yıl önce reforma giren Minneapolis Polis Departmanı, 25 Mayıs'ta Afrika kökenli Amerikalı George Floyd'e şiddet uygulayarak Floyd'un hayatını kaybetmesine yol açtı.

Boston Üniversitesi'nde hukuk profesörü Tom Nolan, ABD polis makamlarının çabalarının yeterli olmadığını söyledi.

FEDERAL HÜKÜMET ŞİDDETİ SÜRDÜRÜYOR

George Floyd'ın polis tarafından gözaltına alındığı sırada nefessiz bırakılarak hayatını kaybetmesi üzerine başlayan protestolar sürüyor, protestolar kaosa dönüştü.

Bu bağlamda, ABD Başkanı Trump, 1 Haziran'da Beyaz Saray'da sert bir konuşma yaparak belediye başkanları ve valilerin "şiddet" azalıncaya kadar "ezici kolluk kuvvetlerini" kullanması gerektiğini söyledi.

Trump'un sözüne yanıt veren Illinois Valisi JB Pritzker, federal hükümetin Illinois'ye asker göndermesini reddederek Trump'ın hareketinin salgınla mücadeledeki yetersizliğin hatalarını transfer etmeyi amaçladığını söyledi.

Joseph Robinette Biden de polis sisteminde reform yapılması çağrısında bulundu.

CNN'de ilgili şahısların "Trump'ın davranışının iyileştirmeyip daha da alevlendirdiği yorumları da aktarıldı.

Boston Üniversitesinde Hukuk Profesörü Tom Nolan, "Amerikan polis kültürü şiddetin, özellikle de Afrikalı kökenli Amerikalılara karşı şiddetin kullanımını destekliyor." dedi.

Tom Nolan, "Bu ABD'nin tarihi, bu kültür onlarca yıldır hiç azalmadı, hâlâ devam etmektedir." diye konuştu.