Kuşak ve Yol tüm dünya için kalkınma modelleri sunuyor

Kuşak ve Yol tüm dünya için kalkınma modelleri sunuyor

Amerika Birleşik Devletleri (ABD) ve Avrupa'daki bazı medya kuruluşları Çin tarafından önerilen Kuşak ve Yol İnisiyatifi'ni (BRI) Çin'in dış politika stratejisi olarak görüyor. Birçok Batılı gazeteci Kuşak ve Yol kuşağındaki ülkelerin Beijing'e karşı bağımlılığını artıracağını iddia ediyor. Bu sığ düşünceler BRI tarafından sunulan kapsamlı gelişimleri göz ardı etmeye yönelik çabalardır.

Önemli olan BRI'nın Çin'in stratejisinin bir parçası olup olmadığı değil, yol boyunca ülkelerin kalkınmasını teşvik edip teşvik etmediğidir. BRI'da kalkınma birinci öncelik. Mevcut küreselleşme sürecinde kalkınma, altyapı inşasının yanı sıra iş birliği gerektiriyor.

BRI ile ilgilenen ülkelerine karşı Batı adeta korku besliyor. Daha derin nedeni, Batı'nın Çin ile BRI üzerindeki ülkeler arasındaki yakın bağlardan rahatsız olmasıdır. İşin özünde ABD'nin hegemonyasını kaybetme korkusu yatmaktadır.

KUŞAK VE YOL İNİSİYATİFİ İLE ÜLKELER NEDEN ÇİN'E YAKLAŞMAYA İSTEKLİ?

Meselenin düğüm noktası buradan başlıyor. Çin bu ülkeleri yakın bağlar için zorlamıyor. Örneğin, dokuz yıl önce başlatılan Myanmar'daki Myitsone Barajı projesinin iki taraf içinde bekleneni vermedi. Ancak Çinli şirketler, Myanmar'ın 2030 ulusal hedef planlarında son derece önemli bir rol oynuyor ve ekonomiyi canlandırıyor.

En önemli nedenlerden diğeri ise, bu ülkelerin kalkınmasının Çin'in desteğine ihtiyaç duyması ve Çin'in kalkınma temettülerini onlarla paylaşmaktan mutluluk duyması. Çinli şirketler de küreselleşerek yeni pazarlar aramayı umuyor. Bu, önceki dönemlerde Batı sömürgecilerinin bu ülkeler üzerinden yürüttüğü politikalardan farklıdır. Çin'in BRI boyunca yer alan ülkelerle iş birliği ve kazan kazan ilkesi ile hareket ediyor. Karşılıklı yarar her zaman önceliklidir.

KAZAN KAZAN

Bu sorunu kalkınma perspektifinden analiz edersek, Çin'in BRI boyunca ülkelerde altyapı geliştirme desteği konuyu anlamamızı daha kolay hale getirecektir. Batı ülkeleri de dahil olmak üzere dünyadaki herhangi bir ülkenin gelişimi, yollar, elektrik santralleri ve su hattı gibi altyapıları gerektirir. Bu tür temel atılımlar olmadan kalkınma gerçekleştirilemez. Ancak daha önemli olan, onları nasıl inşa edeceğiniz, onları inşa etmenin ne kadar süreceği ve insanlara daha hızlı fayda sağlayıp sağlayamayacaklarıdır. Çin bu süreçte BRI ülkelerine var olan tecrübelerinden yararlanma fırsatı veriyor.

Açıkçası, BRI sıfır toplamlı bir oyundan ziyade bir kazan-kazan küresel kalkınma stratejisidir. Batılı ülkeler BRI'ye katılan ülkelere bu kadar harika fırsatlar sunabilirlerse, söz konusu ülkeler Batı ile de iş birliği yapmak isterler. BRI'yi gelişmekte olan ülkeler açısından anlamaya çalışmadığı sürece, Batı ülkeleri daha fazla rahatsızlık hissedeceklerdir.

Kaynak: Global Times