Kore'de yaşanan hezimet ABD'ye ders olmalı

Kore'de yaşanan hezimet ABD'ye ders olmalı

Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Başkanı Donald Trump'ın Çin'e yönelik düşmanlığının ardındaki gerçek niyet, Asya'nın devine karşı savaşı kışkırtmak değil ikinci kez yeniden başkan seçilmektir. Trump ticaret savaşları ve yeni tip koronavirüs salgının kötü yönetilmesi nedeniyle oluşan ekonomik hasardan dolayı her geçen gün Amerikalılar arasında desteğini kaybediyor.

ABD tarihi bizlere hiçbir liderin ekonomik çöküş yaşanırken yeniden seçilemediğini söyleyecektir. Nitekim, şimdi de ABD ekonomisinin 2020 içerisinde yüzde beşin üzerinde daralması bekleniyor. Ortadaki tablo ABD ekonomisinin 1930'lardaki Ekonomik Buhran'dan bu yana en kötü performansı sergilediğinin ispatı niteliğinde.

KIZI VE DAMADININ FİNANSAL İLİŞKİLERİ

Trump yönetiminin Çin konusunda sert tutumu kendisine kısmen de olsa oy olarak geri dönebilir çünlü Pev ya da Gallup anketlerine göre Amerikalıların yüzde 65'inden fazlası salgın ya da ekonomik sıkıntılardan dolayı Beijing yönetimini sorumlu tutuyor. Bununla birlikte Amerika ve Çin arasındaki savaş Trump yönetiminin ihtiyaç duyduğu son şey olabilir. Zira Çin Halk Cumhuriyeti sadece ekonomi alanında değil aynı zamanda askeri anlamda da ABD ile rekabet edebilecek boyutta. Böylesine bir macera iki ülkenin karşılıklı yıkımına yol açacaktır. Ayrıca Trump'ın servetinin belirli oranda Çin'e bağlı olduğu unutulmamalıdır. Kızının dahi giyim, mücevher ve ayakkabı sektöründeki üretiminin çoğunluğu Çin'den geliyor. Damadı Jared Kushner'in Çinliler ile ticari ve finansal bağları da kamuoyunda konuşuluyor.

Trump'ın savunma bakanının Çinli meslektaşı ile 90 dakikalık telefon görüşmesi yapmasının arkasında da bu ulusal ve kişisel menfaatler olabilir. Tarafların görüşmede neyi ele aldığı tam olarak bilinmese de savaştan kaçınılması konusunda mutabakat sağlanması şaşırtıcı olmayacaktır. Benzer şekilde ABD Savunma Bakanı Mark Esper'in yıl sonunda Çin'i ziyaret etmek istemesi de konu hakkındaki spekülasyonları pekiştiriyor.

SAVAŞI SİLAHLAR DEĞİL HALK KAZANIR

Trump, Çin'in ulusal çıkarları tehlikede olduğunda çatışmaya girmekten korkmadığını 1950 ve 53 arasındaki Kore Savaşı'ndan öğrenmiş olmalı. O günlerde Çin, ABD ile savaşmak şöyle dursun herhangi bir savaşa askeri kaynak ayıracak güçten dahi yoksundu. Hatta Çinli askerlerin çoğu savaşmak için hayatını kaybeden Amerikalı askerlerin silahlarını almak zorundaydı. Tüm bunlara karşın Çin ve Kore Demokratik Halk Cumhuriyeti orduları, ABD liderliğindeki ittifaka karşı savaşarak 1953'te ateşkese ulaşmayı başardı. Bu deneyim bizlere savaşı kazanmak için silahların yeterli olmadığını gösteriyor.

ABD, 1955 ve 75 arasındaki Vietnam Savaşı'nda da 50 binden fazla masum gencinin ölmesine neden oldu. Kuzey yani Komünist Vietnam ezici bir zafere kavuştu. Direnişçiler Saygon'u ele geçirdi ve ABD'yi şehirden kovdu.

TAPEI'DE KIRMIZI ÇİZGİ AŞILMAMALI

Trump'ın Çin'e karşı askeri bir savaştan kaçınması muhtemel olsa da hala ateşle oynuyor. ABD'nin heyetinin Tapei ziyareti Beijing nezdinden kırmızı çizgilerin aşılması olarak yorumlanabilir ve bunun neticesinde uçaklar boğazın diğer tarafına geçmek zorunda kalabilir.

Öte yandan ABD'nin diğer bölgelerdeki askeri provokasyonları da Çin ordusunu önlem almaya zorluyor. Trump'ın sert politikaları günün sonunda işe yaramayacak çünkü Kore Savaşı'nda görüldüğü üzere Çin'in kendi tarafının da bir tarihi var.

ABD'nin Çin politikası Washington ekonomisini uçurumun kenarına getirdi, hükümetin borçlarını artırdı ve işletmeler iflas noktasına geldi. Trump ve Çin konusundaki "şahinlerin" artık kendilerini düzeltmesi gerekiyor. Dünyayı daha iyi bir yer haline getirmek için şimdi Çin ile iş birliği zamanı. Böylesine bir iş birliği ilerlemenin tek yoludur.

Kaynak: CGTN