Kapatılan kapılar ekonomik krize çağrı değil

Kapatılan kapılar ekonomik krize çağrı değil

Yeni tip koronavirüs salgını hala dünya üzerinde yaygınlığını koruyor. Uzmanlar aşının geliştirilemediği takdirde dalgalanma yaşanabileceği konusunda uyarıyorlar.

Küresel bir durgunluğa neden olan salgın hakkında raporlar yayımlayan Dünya Bankası gibi uluslararası kuruluşlar da Covid-19'un uluslararası iş birliğini zayıflattığını vurguluyor. Bununla birlikte küreselleşme karşıtı eğilimlerin ortasında Çin'in reformu derinleştirme ve dışa açılmaya devam etmesi dünya ekonomisine umut vermektedir.

KÜRESEL BÜYÜMENİN KATOLİZÖRÜ

Çin Ulusal İstatistik Bürosu'na göre, Çin'in ikinci çeyrek Gayri Safi Yurt İçi Hasılası (GSYİH) yıllık bazda yüzde 3,2 arttı. Dünya Bankası 2020 yılında dünya ekonomisinin yüzde 5,2 daralabileceğini tahmin ederken, Çin yüzde bir ile pozitif büyüme sağlaması beklenen tek büyük ekonomidir. Ayrıca, Çin'in küresel ticareti ve sınır ötesi yatırımı sürdürme çabaları, dünya ekonomisinin toparlanması için bir katalizör olacaktır.

Çin'in yabancı yatırım erişimine yönelik ilk negatif listesi 2017 yılında yayınlandığında 93 madde yer alırken bugün bu sayı 43'e kadar indi. Bu yıl düzenlenen İki Toplantı, Çin'in daha fazla doğrudan yabancı yatırım çekmek için pazarını açmaya ve iş ortamını iyileştirmeye devam edeceğini gösterdi. Mayıs ayından bu yana, finansal hizmetlere yapılan yabancı yatırımların serbestleştirilmesi gibi bir dizi yeni açılış tedbiri uygulanmaktadır.

ÇİN KENDİNİ 2008'DE İSPATLAMIŞTI

Çin, 1 Haziran tarihinde özel ürünlere sıfır tarifeler, düşük gelir vergisi oranları ve basitleştirilmiş bir vergi sistemi de dahil olmak üzere çok sayıda ticari kolaylığa imkân verecek Hainan Serbest Ticaret Limanı için Genel Planı yayınladı. Liman faaliyete geçtikten sonra Çin'in dünya ile etkileşime girmesi için bir başka kapısı daha olacak. Son yıllarda küresel ekonominin itici gücü olan Çin, küresel ekonomik büyümenin yüzde 30'undan fazlasına katkıda bulundu. Bu rakam bu rakam Amerika Birleşik Devletleri (ABD), Avrupa Birliği (AB) ve Japonya'nın toplamından daha fazladır.

Çin, 2008 mali krizi sırasında da küresel ekonomik toparlanmaya güç vereceğini kanıtlamıştı. Bugün de benzer bir durum yeni tip koronavirüs salgını ortasında uygulanan reform ve dışa açılma politikalarıyla kendisini gösteriyor.

YOKSULLUKLA SAVAŞIN EN BÜYÜK CEPHESİ

Çin'in gelişimi Birleşmiş Milletler (BM) 2030 Sürdürülebilir Kalkınma Gündemi'ndeki 17 sürdürülebilir kalkınma hedefinden (SKH) biri olan küresel yoksulluğun azaltılmasına da katkıda bulunabilir. Örneğin Kuşak ve Yol İnisiyatifi içinde yaşayan inşaların sayısı Birleşmiş Milletler (BM) raporuna göre 2015'te 784 milyon iken 2018'de 821 milyona yükseldi. Uzmanlar Kuşak ve Yol İnisiyatifi'nin küresel yoksulluğu gidermede yardımcı olabileceğine dikkat çekiyor. Zira yine Dünya Bankası tarafından yapılan bir araştırmaya göre Kuşak ve Yol İnisiyatifi sayesinde 7,6 milyon insan aşırı yoksulluktan ve 32 milyon insan da orta dereceli yoksulluktan kurtulabilir. Kuşak ve Yol İnisiyatifi'ne katılan ülkelerin küresel ticaretteki payları yüzde 1,7'den yüzde 6,2'ye kadar çıkabilir. Şimdiden Kuşak ve Yok İnisiyatifi'ne katılan ülkelerin küresel gelirinin yüzde 0,7 ile yüzde 2,9 bandında arttığı hatırlanmalıdır.

KRİZE KARŞI TEK YOL

Çin'in dışa açılmasıyla birlikte diğer ülkelerdeki istihdamın artması da dünyaya umut veriyor. Şimdiye kadar 102 Çin devlet işletmesi dünyanın 185 ülke ve bölgesine yatırım yaparak 330 bin yerel istihdam yarattı. Dünya Bankası ise Çin'in giden yatırım ve ithalat / ihracat faaliyetlerinin her yıl ortalama olarak doğrudan diğer ülkelerde 15 milyon istihdam yarattığını tahmin ediyor.

Açıklık ve iş birliği daha kapsayıcı bir küreselleşme biçimi oluşturmak ve dünya çapında insanlara fayda sağlayacak sürdürülebilir kalkınmaya ulaşmak için değerlidir. Çok taraflı iş birliğinin küresel krizi aşmanın ve küreselleşmeyi herkese daha açık, kapsayıcı ve faydalı hale getirmenin tek yolu olduğunu unutmamalıyız.

Kaynak: CGTN