İş birliği Çin-AB ilişkilerinin temel dayanak noktasıdır

İş birliği Çin-AB ilişkilerinin temel dayanak noktasıdır

Çin Cumhurbaşkanı Xi Jinping'in pazartesi günü Alman ve Avrupa Birliği (AB) liderleriyle yaptığı sanal toplantı, Çin ile AB'nin iletişimi ve iş birliğini geliştirmeye ve çok taraflılık ile serbest ticareti savunmaya kararlı olduğuna dair sinyal veriyor.

Çin ile AB iki ana gücü, pazarları ve medeniyetleri temsil ediyor. İki taraf arasındaki iletişim ve iş birliği, özellikle korumacılığın, tek taraflılığın ve zorbalığın yükselişiyle dünyanın türbülansa ve değişime girdiği bu dönemde dünya barışının, istikrarın ve refahın korunması açısından hayati önem taşıyor.

Belirli ülkeler ile siyasi güçler, uluslararası örgütlerden ve anlaşmalardan çekilerek "ayırım" yaygarası çıkarıp suçlama oyununu sürdürüyor. Onların yaptığı, uluslararası iş birliğini sabote etmek,  ideolojiler ile sosyal sistemler arasındaki çatışmayı körüklemek ve dünyayı tehlikeye atmaktır. Bu tür hareketlere rağmen, barış ve kalkınma zamanın teması olmaya devam ediyor. Çok kutuplu bir dünyaya doğru eğilim değişmeden kalır ve sürekli küreselleşme, iniş çıkışlara rağmen devam eder.

Çin ile AB'nin karşılıklı siyasi güveni güçlendirmesi, iş birliğini teşvik etmesi ve ilişkileri ilerletmesinin tam zamanı.

ÇİN-AB İLİŞKİLERİNDEKİ EN ÖNEMLİ ORTAK FAKTÖR NEDİR?

Ekonomik ve ticari çıkarlar Çin-AB ilişkilerindeki en önemli ortak faktörlerdir. AB, Çin'in uzun zamandır en büyük ticaret ortağıdır. Her iki tarafın ikili ticaret ve yatırım ölçeğini genişletmek; yeşil kalkınma ile dijital ekonomi iş birliğini ilerletmek ve Covid-19 salgınıyla mücadelede iş birliğini derinleştirmek için büyük potansiyeli bulunuyor.  

Böyle bir iş birliği ortak çıkar payını büyütmekle kalmayıp, küresel sanayi ve tedarik zincirlerinin sağlamlaşmasına da yardımcı olacak. Çin-AB iş birliği karşılıklı yararlıdır ve üçüncü tarafı hedef almamaktadır.

Hem Çin hem de AB'nin, ikili ekonomik ilişkilerdeki bazı sorunların çözülmesine yardımcı olacak kapsamlı, dengeli ve üst düzey bir yatırım anlaşmasına varma konusunda istekli olduklarını belirtmek gerekir. Bu, her iki tarafın da yarı yolda buluşmasını ve müzakerelerin son aşamasında siyasi etki kullanmasını gerektirir.

İŞ BİRLİĞİ ÇİN-AB İLİŞKİLERİNİN TEMEL DAYANAK NOKTASIDIR

Çin, iç pazarı temel dayanak olarak alan ve iç ve dış pazarların birbirini desteklemesine izin veren "ikili sirkülasyon" olarak bilinen yeni bir kalkınma modeli oluşturmaya karar verdi. Bu, AB şirketlerinin Çin'in kalkınma paylarını paylaşması için iyi bir fırsat. Çinli şirketler de AB pazarına, sonunda bloğun kendisine fayda sağlayacak şekilde daha dengeli ve karşılıklı bir temelde erişmeye çalışıyorlar.

Barışçıl kalkınmanın iki ana itici gücü olarak Çin ile AB, küresel yönetimin iyileştirilmesi konusunda iletişimi güçlendirebilir; sürdürülebilir kalkınmayı teşvik edebilir; küresel ve bölgesel sıcak nokta sorunlarını çözebilir, ortaklaşa çok taraflılığı koruyabilir ve uygulayabilir.

İş birliği, Avrupa'da Çin'e karşı yapılan bazı yanlış suçlamalara rağmen, Çin-AB ilişkilerinin temel dayanak noktasıdır ve olmaya devam edecektir.

Tarih, Çin-AB ilişkilerinin kritik anlarda testlerden nasıl geçtiğini hatırlayacak. Çin, 10 yıldan fazla bir süre önce, Avrupa borç krizinin takip ettiği uluslararası mali krizden muzdarip olan AB'ye yardım teklif etti.

Beş yıl önce Çin, İran nükleer sorununa ilişkin kapsamlı anlaşmanın ve Paris Anlaşması'nın akdi için Avrupa'yı destekledi. Bu yıl Çin ile AB,  hiç beklenmedik bir şekilde ortaya çıkan sağlık krizinde etkili bir salgınla mücadele iş birliğini gerçekleştirdi.

Çin ile AB için, belirsizlik sürecinde çok taraflılık, açıklık ve iş birliğinin üstün geleceğini tüm dünyaya göstermek amacıyla, iletişim ile iş birliğini geliştirmenin, ortak zemin bulmanın ve farklılıkları çözmenin zamanıdır.

Kaynak: China Daily