İngiltere pandemiyi bloktan ayrı nasıl atlatacak?

İngiltere pandemiyi bloktan ayrı nasıl atlatacak?

Brexit ile Avrupa Birliği (AB) ile yollarını ayıran İngiltere Covid-19 salgını ile yalnızlığını bir kez daha mı hissetmiş oldu? Salgın ve Brexit'i tartışmalarının ortak hedefi olan Boris Johnson hükümetinin bu süreçteki adımlarını The Guardian gazetesinin editöryal köşesinde yer aldı. Sizler için alıntılıyoruz:

Boris Johnson son seçimi kazanabildi çünkü AB'yi hangi şartlarda terk edeceğini söyleyebildi. "Fırına hazır " bir anlaşması vardı. Ancak Johnson'ın AB ile güvence altına aldığı anlaşma, selefi Theresa May'ın Kuzey İrlanda'yı Birleşik Krallık'ın geri kalanından ayırarak Brüksel'in düzenleyici yörüngesine yerleştirmeyi reddettiği bir anlaşmaydı. Geçen sonbahar, kendi mantığıyla köşeye sıkışan ancak bir anlaşma için çaresiz kalan Johnson, tarafları tatmin etmeyen bir anlaşma imzaladı.

Seçimin zararlı sonuçları, AB-İngiltere ticaret görüşmelerini alabora etmekle geçti. Johnson'ın çözümü, müzakere ettiği anlaşmaya geri dönmekti. Buna izin verilirse, İngiltere'nin herhangi bir ticaret düzenlemesinde pazarlığın kendi tarafında kalacağına dair hiçbir güven olamazdı. Uluslararası anlaşmalardan feragat eden bir Britanya, söz hakkını kaybetmiş olacaktı.

Avrupa'da, Johnson'a olan güven hızla buharlaştı. Ekim ortasına kadar istediğini alamazsa, üzerinde anlaşmaya varılan maddeleri iptal edeceğini öne sürerek bir kriz yaratmaya çalıştı. Bu saf ve sorumsuz bir tutum olarak değerlendirildi. Johnson'ın sorunu, Brüksel'in yıllarca süren "derebeyliğini" sona erdirmekle övünürken, Birleşik Krallık'ın çekilme anlaşmasındaki egemenliğini kısıtlamayı kabul etmesidir.

JOHNSON HATALARINI AYIKLAMAK İSTİYOR

İyi kaynaklı raporlara göre Johnson, hükümetinin devlet yardımı kullanarak ekonomiyi yeniden canlandırma çabalarının AB kuralları tarafından engellenebileceğini iddia ediyor. Bu doğru. Johnson bunu biliyor çünkü Birleşik Krallık'ı AB'nin devlet yardımları Kuzey İrlanda ile AB arasındaki mal ticaretini "etkileyen" sübvansiyonların, blokla serbest ticareti sürdürmesine izin verecek bir karşılık olarak imzalamıştı. Johnson'ın anlaşmanın bazı kısımları ortadan kaldırmak için yeni bir yasa tasarısı planlıyor, ancak bu uluslararası hukuk karşısında etkisiz olacaktır.

Brexit, kısmen ülkenin göz ardı edilen bölgelerinden gelen bir çığlıktı. Johnson'ın iddiası, bu seçmenleri tek başına dinlediğidir. Bir dereceye kadar, kamuoyu yoklamaları bunu doğruluyor. Bu nedenle, geleneksel olarak solcu politikacılarla ilişkilendirilen ekonomik bir araç olan devlet yardımı konusundaki tartışmalar kendini ön plana çıkarmış oldu. Johnson'ın Brexit'i, seçmenlere şimdiye kadar, turbo-kapitalizmin pençesinde feda edilen işçi ve tüketicilerden başka bir şey sunmadı. Başbakanın yetersiz ve işlevsiz hükümet görüntüsü artık can sıkıcı olmaya başladı.