İngiltere iki önemli kriz ile karşı karşıya

İngiltere iki önemli kriz ile karşı karşıya

CGTN / Thomas O. Falk

İngiltere, Covid-19 salgını ve Brexit ile aynı anda iki önemli krizle karşı karşıya bulunuyor. Başbakan Boris Johnson siyasi geleceği, bir Brexit anlaşmasını sağlamış olsa da, Covid-19'u idaresi hemen uzaklarda kalacak bir anı olmayacağı için belirsiz bir hale geldi.

Johnson, İngiliz ekonomisinin ve hatta kendisinin de ihtiyacı olduğu bir anda 24 Aralık'ta Twitter hesabından "Anlaşma tamam" paylaşımında bulundu. Brüksel ile İngiltere arasındaki anlaşma ile Brexit tam bir döngü haline geldi. Brexit oylaması için 2016'da kampanyayı yöneten ve buna yurt içinde olanak sağlayan Johnson'dı. Anlaşmayla İngiltere'nin artık egemenliğine dönüş kısmını tamamlamış gibi görünüyor, ancak birçok konuda müzakereler muhtemelen devam edecek.

JOHNSON HALKIN VE PARTİSİNİN DESTEĞİNİ KAYBETTİ

İngiltere'nin Avrupa Birliği'nden (AB) dostça ayrılmasına rağmen başbakanın Covid-19 sicili incelemeye tabi olmaya devam ediyor. Öyle ki, birçok muhafazakâr için bir umut olarak görevine başlayan Johnson, hem halkın hem de partisinin desteğini ve güvenini kaybetti.

Çin, Singapur ve Avustralya gibi Asya-Pasifik ülkeleri ülkelerindeki salgınları kontrol altına almak için nasıl etkili bir şekilde tepki verileceğini gösterirken, İngiltere sürekli olarak tutarlı bir strateji oluşturmak ve en önemlisi sürekli değişen kuralları anlamayı büyük ölçüde bırakan nüfusun büyük bir kısmıyla verimli bir şekilde iletişim kurmak için mücadele etti. Başbakanın sürekli çelişkileri de davaya yardımcı olmadı.

Johnson, 3 Haziran'da halka İngiltere'nin "Ulusal karantinayı bireysel izolasyonla ve gerekirse yalnızca salgının olduğu bölgelerde alınacak yerel önlemlerle değiştirebileceğini" söyledi, ancak yıl sonunda ülke kendisini başka bir karantinada buldu.

İNGİLTERE'DE SİSTEM GEREKLİ KAPASİTEYE ULAŞAMADI

Johnson, temmuz ayında da, parlamentoya "dünyanın herhangi bir yerindeki herhangi bir sistem kadar iyi veya ondan daha iyi" bir Covid-19 izleme sistemini ve bunun "bu kış ikinci bir salgın dalgası olmamasını sağlamada hayati bir rol oynayacağını" duyurdu, fakat bugüne kadar sistem gerekli kapasiteye ulaşamadı ve sürekli eleştirildi.

Hükümet son zamanlarda, Noel kuralları konusunda da kafa karışıklığı yarattı.

Johnson, mutasyona uğramış virüsün yayıldığı ve Londra'da enfeksiyonların sayısı arttığı 16 Aralık'ta, Noel'in tehlikede olmadığını bildirmişti. Bu açıklamasından üç gün sonra, Londra ve ülkenin güneydoğusu için 4. kademe kısıtlamalarını açıkladı ve özellikle evlerde toplanılmasını yasakladı. Bu U dönüşleri, özellikle ek karantinalar yoluyla ekonomiye daha fazla zarar verilmesine karşı çıkan Muhafazakâr Parti içindeki bir blokun dâhil olduğu iç baskıdan etkilenmiş olsa da Johnson, son kararı verirken her zaman eleştiriyi çeken ilk kişi olacak.

AŞILAMA GÖRÜNÜŞTE SORUNSUZ ÇALIŞIYOR

Bu süreçte Covid-19 aşısı bir umut ışığı oldu. İngiltere, AB ve Amerika Birleşik Devletleri'nden (ABD) de önce, uzun zamandır beklenen bu korumaya izin verdi. Aşılama görünüşte sorunsuz çalışıyor. İlk haftanın sonunda 130 bin kişiye aşı yapıldı. Bu sayı şu ana kadar 600 bine çıktı.

Bununla birlikte, İngiltere'nin neden Avrupa'nın en yüksek ölüm sayısına ve Almanya'dan dört kat daha yüksek bir ölüm oranına sahip olduğunu açıklamakta zorlanan Johnson'ın kriz yönetimiyle ilgili sorgulanması büyük olasılıkla devam edecek.

İngiltere'de 2024'teki genel seçim henüz ufukta olmamasına rağmen, Johnson'ın bu zamanı akıllıca kullanması ve yalnızca giderek olumsuzlaşan kamuoyu algısını değil, aynı zamanda üzerindeki baskıyı artıran partisi içindeki iç zorlukları da atlatması gerekecek.

Brexit anlaşması şüphesiz Johnson'ın bırakacağı mirasa fayda sağlayacak olsa da, kusursuz bir aşılamayla birlikte kariyerini kurtarıp kurtaramayacağı görülecek.