Huawei yasası ABD'ye zarar verdi

Huawei yasası ABD'ye zarar verdi

Amerika Birleşik Devletleri (ABD), Çinli telekomünikasyon şirketi Huawei ve tedarikçilerine yeni kontrol önlemlerini hayata geçirdi. Bu adım iki yıllık ticaret savaşı ve yeni tip koronavirüs salgını nedeniyle zaten yüksek olan Çin ve ABD arasındaki gerilimi daha da artırdı. Önlemler, Huawei'in ABD yazılımlarının ve teknolojilerinin imzasını taşıyan yarı iletkenleri edinmesini öngörüyor.

Yeni tip koronavirüs nedeniyle en fazla enfeksiyon ve ölüme sahne olan Amerika'da ülkenin ticaret bakanlığı verilerine göre Gayri Safi Yurt İç Hasıla (GSYİH) büyümesi ilk çeyrekte yüzde 4,8 oranında düştü. Salgın nedeniyle Çin Halk Cumhuriyeti'ni suçlayan Beyaz Saray ise kendince cezalandırma politikalarına yöneldi. Buna karşı bu siyaset ticaret savaşını yoğunlaştıracak, ikili gerginlikleri artıracak ve sonunda yalnızca iki ülke üzerindeki yükü ağır hale getirecektir.

ABD ENERJİSİNİ HAYAT KURTARMAYA AYIRMALI

Gerçek şu ki, sorumlu büyük bir güç olarak hareket eden Çin, Dünya Sağlık Örgütü'nü(DSÖ) ve ABD de dâhil olmak üzere diğer ülkeleri salgın hakkında bilgilendirdi ve yeni tip koronavirüse karşı aldığı önlemleri paylaştı. Bu nedenle Beijing, yeni tip koronavirüsün ABD'de yarattğı yıkımdan sorumlu değildir. ABD suçlama siyasetine yönelmek yerine enerjisini ve kaynaklarını yeni tip koronavirüsü kontrol altına alarak hayat kurtarmaya harcamalıdır.

Washington yönetiminin küresel üretim ve tedarik zincirlerini parçalama hamlesi, ABD şirketleri de dahil olmak üzere birçok aktöre ölümcül bir darbe indirecek. Birçok ABD hissesinin değerleri Beyaz Saray'ın Çin'e teknoloji ihracatını kısıtlayacağı haberinden sonra düşüşe geçti. Bu bile ironik şekilde Çin ve ABD arasındaki ticaret açığını daha da genişletecek. Washington'un Çin karşıtı politika kör arayışını ikinci plana atma zamanı geldi.

TİCARET SAVAŞINDA KAZANAN OLMAZ

ABD, ekonomik gücü sayesinde küresel pazarda daha büyük bir pay kapmak için her ekonomik krizde diğer ülkelere ticaret savaşı açtı.  Buna karşın tarih bize ticaret savaşının bir ülkenin ekonomik sorunlarını çözmesine yardım etmediğini aksine problemleri daha şiddetli hale getirdiğini söylüyor. Örneğin, Büyük Buhran sırasında yaşanan ABD ve Avrupa arasındaki ticaret savaşı, küresel ticarette her iki tarafı da ciddi şekilde etkileyen durgunluğu beraberinde getirdi. Yeni tip koronavirüs salgınına bağlı olarak tüketimin azalması ABD ekonomisinin daralmasının en önemli nedenidir. Zira tüketim, ABD ekonomisinin ana itici gücüdür.

Beyaz Saray, belki de yeni tip koronavirüsün yarattığı ekonomik krizden dikkatleri uzaklaştırmak için Çin'i suçluyor. Buna karşın Çin'i damgalama girişimleri günün sonunda Amerika'nın kendisine zarar verecektir ve daha da önemlisi Washington yönetimi iç ekonomiyi artırmak için bölgesel veya yerel tedarik ağlarına da güvenemez. Belirsiz politik adımlar Çinli ve ABD'li işletmelerin alternatif ortaklar arasına ve iki taraf için de kayıplara neden olacak. Öte yandan, küresel üretim verimliliğine karşı da alternatif planlar tasarlanacaktır.

ÇİN ABD ALTYAPISINI ONARABİLİR

İki ülke sadece birlikte çalışarak ilişkilerini onarabilir. Amerika bunun içinse iki ülke arasındaki ticari dengesizlikle ve Çin'deki yatırımları ile nesnel olarak ilgilenmelidir. Örneğin, iki taraf altyapı sektöründe birlikte çalışabilir. ABD'nin alt yapısı kapsamlı bir onarıma ve hatta yeni bir sisteme ihtiyacı var. Çin, altyapı inşaatındaki zengin deneyimi ve uzmanlığı göz önüne alındığında ABD'ye bu konuda yardım edebilir. Çin, uluslararası toplumun belirlediği yüksek ticaret ve ekonomi standartlarını karşılamak için çaba göstermiş, şeffaflığı artırmış ve rekabet konusunda artan bir şekilde tarafsızlığı geliştirmiştir.

Çin ve ABD iş birliğinin önündeki engelleri aşarsa, ortak bir zemin arayabilir, uyuşmazlıkları çözebilir, ortak bir kalkınma yoluna girebilir ve sonunda küresel ekonomiyi de yeniden ayağa kaldıracak yönlendirmelerde bulunabilir.

Kaynak: China Daily