Hong Kong'daki vandallar diz çökecek

Hong Kong'daki vandallar diz çökecek

Hong Kong Özel İdari Bölgesi için hazırlanan ulusal güvenlik mevzuatının İki Toplantı'ya gönderilmesinden sonra radikal göstericiler yasal adımın şehrin özerkliğini iddia ederek sokaklara indi. Batılı politikacılar ve medya organları, taslağa "Hong Kong'un sonu" adını vererek siyah maskeli eylemcilere desteğe koştu. Peki gerçekçe durum böyle mi?

Merkezi hükümet, 1 Temmuz 1997'den bu yana Hong Kong'a yüksek derecede özerklik vermiştir. Hong Kong Kadınlar Federasyonu Danışmanı Annie Wu Suk-Ching, CGTN kanalına verdiği röportajda "'Bir Ülke, İki Sistem' ilkesinden son 23 yıldır çok fayda sağladık." ifadelerini kullandı.

ŞİDDET HONG KONG'U ESİR ALMAMALI

Hong Kong'da özerklik hiçbir zaman sorun olmadı. Buna karşın radikal güçler, merkezi hükümetin kentteki herhangi bir adımını engellemek için yıllardır "özerklik" perdesi arkasına sığınıyorlar. 2003 yılında Temel Yasa'nın 23. maddesini engellemek için de aynı mazeret kullanılmıştı.  Hong Kong'un yasal sistemindeki önemli boşluk, sonunda 2019'da terör benzeri ayaklanmalara yol açtı.

Aylarca süren şiddet, kamu mallarına verilen zarar, ulusal sembollere dönük saygısızlık ve masum insanlara dönük saldırılar hukukun üstünlüğünü çiğnedi. Kentin itibarını ve insanların hayatını tehlikeye atan şiddet olayları neticesinde kentin uluslararası finans merkezi olma statüsünü tehlikeye atarken turist sayısı da son birkaç ay içinde yüzde 40 ve 50 oranında düşüş yaşadı.

SESSİZ ÇOĞUNLUK 1 MİLYONUN ÜZERİNDE İMZA TOPLANDI

Şehri normale döndürmek için ulusal güvenlik konusunda beliren yasal boşluğu doldurmak acildir. Bu nedenle İki Toplantısı sırasında Hong Kong'un hukuk sistemini ve icra mekanizmasını geliştirmek için mevzuat önerildi. "Halkın yararı için yasa Hong Kong'da daha çabuk yürürlüğe girmeli," diyen Wu, mevzuatın Hong Kong'daki düzenin yeniden sağlanmasına ve şiddetin sona erdirilmesine yardımcı olabileceğini sözlerine ekledi.

26 Mayıs itibarıyla, Hong Kong sakinlerinin 1 milyonun üzerinde imza toplayarak yasayı destekledi. Ulusal Güvenlik Mevzuatını Destekleyen Birleşik Cephe'ye göre, imza kampanyası 31 Mayıs'a kadar sürecek.

BATI ŞİDDETE TANIK OLMAKTAN MUTLU MU?

Şehri gerçekten önemseyen herkes, yeniden huzursuzluk günlerine geri dönmek istemiyor. Buna karşın Batı, vandalizmin ve şiddetin Hong Kong sokaklarına döndüğünü görmekten mutlu. Mevzuatın sunulması üzerine, Batılı politikacılar ve medya organları, radikal ayrılıkçılarla iş birliği içinde, sosyal medya üzerinden "beyin yıkama" faaliyetlerine başladı. Bu aktörler şiddet içeren protestoları kışkırtmak için "özerklik" ve "özgürlük" kavramlarını bir bahane olarak kullanıyorlar. Bu bağlamda 23 ülkeden 200'den fazla milletvekili Çin merkezi hükümetinin adımlarını kınayan metin yayımladı.

Eski Hong Kong Yasama Konseyi Başkanı Rita Fan Hsu Lai-Tai, CGTN'ye verdiği demeçte, Batı ülkelerini kastederek "Onlar geçen geçen yıl başlayan olayların sadece yarısını gösteriyorlar." diye konuştu. Bir başka ifadeyle Batılı medya kurumları polisin verdiği tepkiye odaklanırken terör benzeri eylemlere ise kasten göz yumuyorlar.

KOLAY HEDEF OLARAK GÖRÜYORLAR

Batı'nın Hong Kong Özel İdari Bölgesi için hazırlanan ulusal güvenlik mevzuatına karşı muhalefetinin "özerklik" ilkesi ile hiçbir ilgisi yok. Hong Kong, Çin'i kuşatmak için bahane olarak kullanılıyor. Rita Fan bu bağlamda "ABD ve ülkenin lideri Donald Trump, Çin'in küresel bir güç olarak yükselişini durdurmak için elinden geleni yapıyor ve Hong Kong'u kolay hedef olarak görüyor." derken, Washington'ın Hong Kong olmazsa Çin'in iç işlerine karışmak için başka bir bahane bulacağını söyledi.

Hong Kong, hali hazırda geçen yıl başlayan şiddetten yeteri kadar acı çekti. Bu durum artık sona ermeli. Ulusal güvenlik yasası radikallere diz çöktürecek. Hong Kong halkının ezici çoğunluğu bunu anlayabilecek erdeme sahip.

Kaynak: CGTN