Hong Kong'a çevrilen gözler Bolivya'da neden kör oluyor?

Hong Kong'a çevrilen gözler Bolivya'da neden kör oluyor?

Tüm dünyada protesto hareketleri yükselişe geçti. Şili, Haiti, Irak, Ekvador, Fransa ve Bolivya gibi farklı yerlerde insanlar seslerini duyurmak için sokaklara döküldüler. Talepleri çeşitli olan bu kalabalıkların hepsi hükümetlerinin kendilerine vermeyeceği şeyleri doğrudan elde etmek için harekete geçmeleri gerektiğini düşünüyor. Bu haber yalnızca Batı medyasını takip eden insanları şaşırtabilir. Eğer "bilgi diyeti" yapıyorsanız gezegendeki tek protestonun Hong Kong'da gerçekleştiğini düşünmeniz doğal.

Sosyal medyada aktif olmadığınız sürece şiddetin farkına varamayabilirsiniz zira gösterilmiyor. Örneğin, eylemcilerin kendileri aynı fikirde olmayan bir adamı yaktığı ya da 70 yaşındaki bir temizlik görevlisini tuğla ile öldürdükleri Batı medyasının göstermek isteyeceği gerçekler değil.

ABD'NİN ÇIKARI YOKSA HABER DE YOK

Neden dünyanın en büyük, muazzam platformlara ve etkiye sahip medya kuruluşları böyle bir bakış açısına sahip? Her protestoya, özellikle onlarca kişinin öldürüldüğü Şili ve Bolivya gibi yerlere dikkat etmeleri gerekmiyor mu?

Bu tutarsızlık neden?

Cevap basit: Bu diğer hareketler ABD'nin çıkarlarına aykırı hareket ediyor.

Örneğin Bolivya kargaşa içinde çünkü Güney Amerika'da yerli etnik gruptan çıkan ilk sosyalist lider Evo Morales, Hıristiyan köktencilerin yerini aldı. Darbenin ardından Morales'in yerine gelen "geçici başkan" ise İncil'e basarak yemin etti ve dış politika anlaşmalarından ayrıldı.

BÖYLE OLUR NEO LİBERAL BASININ HABERİ

Amerikan medyasının göstermediği Bolivya'da faşist çeteler milletvekillerinin evini yaptı ve Morales'in partisini yerin altına inmeye zorladı. Tüm bunlara rağmen "geçici hükümet"  birkaç saat içinde ABD'den onay aldı. Demokrasinin yıkımına karşı sokağa inen yerliler polis tarafınsan sokak ortasında öldürüldü ve bunlar Hong Kong'a gözlerini dikip olay bekleyen medya tarafında

Haiti, Şili, Ekvador ve Venzuela'nın ve şimdi de Bolivya'nın "geçici başkanlarının" hepsi Batı'ya karşı sempati ile bakıyor. Bu geçici başkanlar Güney Amerika'nın zenginlik ve emek gücünü sömürmek için neo liberal politikaları planlayıp hayata geçirdiler. Buradaki protestoların hepsi ABD ve onun ortaklık ettiği küresel sömürüden bıktılar. Onların hikâyelerine sosyal medya ya da alternatif haber mecralarından ulaşmak mümkün. Amerikan medyası ise onlara şöyle bir bakıp geçmekle yetindi. Biraz eğildiği zaman ise Morales'in zaferini eğip bükerek ya seçimlerin hileli olduğunu savundu ya da onu orman yangınlarından sorumlu tuttu.

HONG KONG EYLEMCİLERİ ABD'NİN KAMASI

Buna karşın iş Hong Kong'a gelince işler tersine dönüyor. Eylemciler ABD ve medyasından destek alıyorlar çünkü Washington, bu unsurları 1949'dan bu yana hedefe koyduğu Çin'e karşı kama olarak kullanmak istiyor.  Hong Kong'da işler tehlikeli boyutta ve eylemciler şiddeti yükselterek ilgi çekeceklerini düşünüyorsa haklı. Hatta eylemleri organize eden kimi gruplar bu tip provokasyonlar sayesinde polisin yanıt vermesini istediklerini ifade ediyor. Batı'daki iş birlikçi basın kuruluşları ise videoları kesip kendi lehlerine çevirmekle meşgul.

Batı medyasının ikiyüzlülüğü kolayca fark edilmesine rağmen sıradan bir okuyucu ya da izleyicinin karşılaştırmalı medya analizi yapacak bir zamanı olmuyor ve tam de bu nedenle pasif hale gelen kitlelere bu haberler pazarlanıyor.

Kaynak: China Daily