Hong Kong medya manipülasyonunun kurbanı

Hong Kong medya manipülasyonunun kurbanı

Yeni Zelandalı bir psikolog, dilbilimci ve yazar olan Chris Lonsdale, Hong Kong olaylarını China Daily için değerlendirdi. Sizler için alıntılıyoruz:

11. BRICS Zirvesi'nde konuşan Çin Halk Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Xi Jinping, Hong Kong Özel İdari Bölge hükümetinin, aşırılıkçı gösterilere karşı etkin önlemler alması gerektiğini söylemişti.

Ne yazık ki, işler kolay gitmedi. Hong Kong polisi ve tüm Hong Kong hükümeti çok zor durumda. Polis yetkisiz bırakılırsa, insanlar darp edilip özel mülklere zarar veriliyor. Bunu haftalardır görüyoruz. Bu hareket kısıtlılığın altında, bazı güçlerin Hong Kong polisinin her tepkisini şiddet ile bağdaştırıp manipülasyona gitmesi ve Halk Kurtuluş Ordusunun Hong Kong'a müdahale etmesini sağlamaktır. Böyle bir müdahaleyi kendi çıkarlarına çevirmeyi çok iyi biliyorlar.

İsyancıların hikâyesi belli. Çin'i kendi halkını öldüren şeytani bir devlet olarak gösterip Hong Kong hükümetini Çin kuklalığı ile suçlamak. Bu yüzden Çin'i durdurmak için Hong Kong hükümeti yıkmak istediklerini açıkça her yerde beyan ediyorlar.

Bu nedenle, Hong Kong hükümeti protestocular tarafından acımasız bir polis yaratmaya zorlanıyor. İsyancılar, "Eğer bizi durdurmak istiyorsanız bizi öldürmelisiniz." diyerek amaçlarını özetliyorlar. Eğer bu söylem ile polis harekete geçerse, başta uluslararası medya olmak üzere bazı kesimler olayı çarpıtacak. Ana akım medya bu propaganda savaşında Hong Kong Hükümetine ağır suçlamalar ve yalan haber ile zarar verecek.

Bu ayın başlarından itibaren İngiliz gazetesi The Guardian. Hong Kong'da meydana gelen olaylarda polislerin göstericiler ile çatışırken bir kişiyi silahla yaraladığı görüntüleri büyük bir gayretle dünyaya servis etmek istedi. Fakat, Guardian görüntülerin tamamını elbette yayımlamadı. Polisin gözaltına aldığı bir göstericiyi kurtarmaya çalışan 5 göstericinin polisin silahını almaya çalıştığı kısımlar görüntülerden çıkarılmıştı. Bu bir tesadüf mü?

Göstericilerin 57 yaşındaki bir adamı canlı canlı yakmasına ait görüntüleri, hassas içerik bahanesiyle yayımlamayı reddeden Guardian, polis tarafından vurulan protestocuyu hassas içerik olarak görmüyor. Guardian Medya Okuryazarlığını kendine göre mi şekillendiriyor?

Ne yazık ki, The Guardian, Batı emperyalist emelleri için bütünüyle manipülasyon yapan Batı ana akım medyasının bir örneğidir. Hepimizin gördüğü gibi, Hong Kong gözümüzün önünde çetelere destek vermek için birbirleriyle yarışan gazetecilerle doludur.

Öyleyse, hükümetin her yayıncıya açıkça yalan ve manipülasyon için dava açması gerekiyor. Özellikle hükümet, topladığı videolardan elde edilen tüm kanıtları elinde tutarsa her olayın gerçek yüzü belli olur.

Bu yeterli mi? Muhtemelen değil. Medyaya kafa yorulmadıkça, Hong Kong'un geleceği kasvetli.