Hollywood niçin geride kalıyor?

Hollywood niçin geride kalıyor?

CGTN / Haider Rifaat

Hollywood, bu yılki düşüşlerden üzerine düşeni aldı. Koronavirüs salgınının yansımaları dikkate alındığında, yerel gişe tek başına büyük bir darbe deneyimine maruz kaldı. Amerika Birleşik Devletleri (ABD) için durumu daha da kötüleştiren şey; Covid-19 salgınının siyasi olarak kötü yönetilmesinin salgının hızla artmasına, ancak daha da önemlisi ülke ekonomisi üzerinde özellikle eğlence sektöründe büyük bir zarara yol açmasıydı.

Hollywood büyük ölçüde yeteri kadar kapsayıcı olmamakla eleştiriliyor. Afrika kökenli Amerikalılar, Latin kökenliler ve Asyalı aktörler genellikle üst seviye filmlerin ve televizyon yapımlarının çoğunda önemli rollerde oynamaktan mahrum bırakılıyorlar. Filmlerin merkezinde ortalama "kahramanları" ve "kadın kahramanları" ağırlıklı olarak beyazlar oluşturuyor, bu da ABD'nin farklı kültürlere ve etnik kökenlere sahip kimseleri bir potada erittiği düşünüldüğünde garip kaçıyor. Bu yüzden ekranlarda farklı geçmişlere sahip daha fazla sanatçıyı görememek sadece daha fazla şaşırtıcı oluyor. Favori televizyon programlarına ve filmlerine duyarlı azınlıklar, kendilerine benzeyen karakterlerle karşılaşmadığında çoğu kez hayal kırıklığı yaşıyorlar. Şu anda anlatılan türden hikâyeler onlara hitap etmiyor.

HOLLYWOOD KAPSAYICI OLMAMAKLA ELEŞTİRİLİYOR

ABD nüfusunun yüzde 18'den fazlasını İspanyollar, yüzde 13,4'ünü Afrika kökenli Amerikalılar ve yaklaşık yüzde 6'sını da Asyalılar oluşturuyor. ABD nüfusunun en az yüzde 37'si Hollywood'da temsil edilmiyor, bu da yapım şirketlerini güç durumda bırakıyor.

USC Annenberg İletişim ve Gazetecilik Okulu Kapsama Girişimi'nin hazırladığı bir rapor, şaşırtıcı biçimde Hollywood'un son yapımlarının yüzde 44'ünde İspanyol kökenli, 15 filmde Afrika kökenli Amerikalı ve 36 filmde Asyalı karakterlerin bulunmadığını ortaya seriyor. Sadece bir avuç yeterince temsil edilmeyen aktör geçmişteki hikâyelerde görünür rollerde yer aldı. Onları önemli, yapıcı rollerde görmek nadir bir olaydı. Hollywood yapım şirketleri azınlık gruplarına iyi görünmelerini sağlamak adına belirli filmlerde "başı çekmelerine" fırsat vermeyi tercih ediyor. Oyuncu seçme kararları neredeyse zorunlu hissediliyor ve açıkçası, azınlık sanatçılarına rol vermek onların lehine işleyen bir karar değil.

ABD NÜFUSUNUN EN AZ YÜZDE 37'Sİ HOLLYWOOD'DA TEMSİL EDİLMİYOR

Daha da şaşırtıcı olan 2019 yılında en iyi filmlerden bazılarını yapan yönetmenlerin yüzde 80'inin de beyaz olması. Yani fırsat sunulmayanlar sadece yeterince temsil edilmeyen aktörler değildi. Hatta azınlıkları oluşturan yönetmenler ve yapımcılar da profesyonel güçlüklerle karşılaşıyor. Hollywood'da azınlık sanatçıları için çok ihtiyaç duyulan değişiklik, beyaz erkek yönetmenler "imtiyazlarından" mahrum kalmadıkları sürece gerçeğe dönüşmez. Değişmeden ya da azınlıklara hak ettiği temsiliyeti vermeden hikâyelerini geleneksel yollarla anlatmaya bağlı kalmak istiyorlar.

Yazarlar da, Hollywood yapımlarında Asyalılar, İspanyollar ve Afrikalı Amerikalılar dâhil olmak üzere azınlık gruplara yönelik algımızın değişmesinde sosyal sorumluluk taşıyorlar. Amerikan filmlerinde ve televizyon programlarında ırkçı klişelerin sürekli döngüsü, seyircinin yeterince temsil edilmeyen grupların nasıl algılandığına önemli ölçüde katkıda bulundu. Yazarlar azınlıklarla ilgili anlatıyı ve damgayı değiştirme sorumluluğunu kabul ederlerse, bazı şeyler daha iyiye gidebilir. Hollywood, eğer azınlık aktörleri bu kadar göz ardı edildiklerini hissetmezlerse daha kapsamlı bir sektör olabilir.

HOLLYWOOD KURALLARI BELİRLEYEN GÜÇLÜ MEDYA DEVLERİNİN ELLERİNDE

Hikâyeler farklı görünüşlerden anlatılmazsa, yeteri kadar temsil edilmeyen sanatçılar için değişim istemek neredeyse imkânsızdır.

Beyaz aktörleri başrollerde ilahlaştırma kuralı şimdi son bulmalı. Daha fazla Asyalı, Afrika kökenli Amerikalı ve İspanyol aktörler, yönetmenler, yapımcılar, görsel sanatçılar ve diğer yaratıcı kimseler Amerikan sinemasının bütünleyici bir parçası olarak düşünülmelidir. Bu şekilde onlar, engelleri aşabilir ve endüstride değişime öncülük edebilirler. Şu anda Hollywood, kuralları belirleyen güçlü medya devlerinin ellerinde bulunuyor, fakat yeterince temsil edilmeyen grupların sıkı çalışma ve tanınırlık yoluyla gücü ele geçirmenin tam zamanı.