Hindistan zorla hezimeti tatmak istiyor

Hindistan zorla hezimeti tatmak istiyor

Hindistan, haziran ayında Galwan Vadisi'nde yaşanan sınır çatışmasından bu yana sık sık Çin'e karşı hamlelerde bulunuyor. Ekonomik ve askeri güçte Çin'in gerisinde kalmasına karşın Hindistan neden hâlâ Beijing yönetimini kışkırtmak için risk alıyor olabilir?

Bunun önemli bir nedeni Hindistan'ın Çin'in bir savaş başlatmaya isteksiz olduğuna veya bir savaşı tırmandırmak için inisiyatif almaya isteksiz olduğuna inanması. Bu nedenle, Çin'in büyük askeri gücünü küçük sürtüşmelerden dolayı seferber etmeyeceğini düşünen Hindistan, sınırda kışkırtmalara girişiyor.

AŞIRI MİLLİYETÇİLİĞE ESİR DÜŞTÜ

Aşırı milliyetçilik tarafından esir alınan Narendra Modi yönetimi ve Hint ordusuna göre kendileri Çin'e karşı sert tavırlarını göstermeli. Yeni Delhi, Çin'in küçük çatışmalara büyük bir adımla karşılık vermeyeceğini sandığı için sözde kararlılığı ile övünmeye cesaret ediyor.

Hindistan bir savaş duruşu ortaya koymasına rağmen sonunda kazanımları kayıplarını telafi etmez. Zira askeri seferberlik büyük kaynaklar gerektirir ve uzun vadede bu Hindistan için dayanılmaz bir hale gelebilir. Aslında sınır hattında meydana gelen son provokasyonlar Hindistan'ın böylesine bir yükü kaldırmayacağının işareti olabilir.

RUSYA GERİLİMİN NERESİNDE?

Çin-Hindistan ilişkilerinde kışkırtıcı olanın zayıf olan Yeni Delhi yönetimi olması son derece ilginç bir olgu. Yeni Delhi yönetimi, Beijing'in artık Washington'la uğraşmaya odaklandığı için Çin'in kendi provokasyonları ile başa çıkamayacağını düşünüyor. Büyük tavizler koparacağını düşünen Hindistan yanlış yolda çünkü bundan önce hezimet yaşadıkları sınır savaşı döneminde de Çin ve Amerika Birleşik Devletleri (ABD) arasındaki ilişki son derece gergindi.

Hindistan uluslararası ortamının kendilerinden yana olduğuna inanıyor. 1962 Çin-Hindistan savaşı sırasında Çin'in Sovyetler Birliği ile ilişkileri de kötü durumdaydı. O zamanlar Yeni Delhi, Sovyetler Birliği'nin sempatisini ve desteğini kazandığına inanıyordu. Şimdi de aynı yanılgı içinde. Hindistan Savunma Bakanı Rajnath Singh, haziran ayında yaptığı açıklamada Moskova ve Yeni Delhi ilişkilerinin "özel ve ayrıcalıklı bir stratejik ortaklık" olduğunu ileri sürdü. Oysa Rusya'nın Çin'e karşı herhangi bir kışkırtmayı desteklemesi imkânsız. Moskova sorunun barışçıl biçimde çözülmesini istiyor ve aslında BRICS ve Shanghai İş birliği Örgütü dâhil olmak üzere Çin, Rusya ve Hindistan için birçok ortak fırsat var.

ABD DESTEĞE GELMEYECEK

ABD, Hindistan'ın en büyük destekçisi olarak görünse de Washington yönetiminin asıl derdi kendi Hint-Pasifik stratejisi çerçevesinde Yeni Delhi'yi kullanmaktan ibaret. Washington gerçekten güvenilir mi? Trump yönetimi Hindistan'ı desteklediğini iddia etse de 2019 yılında bu ülkeye tarife uyguladı, vize kısıtlaması getirdi ve yüksek maliyetli silah sattı. ABD'nin arkadaşlık anlayışı karşısındaki istismar etmekten ibaret lakin Hindistan yönetimi bunun farkında değil. Çin ile Hindistan arasındaki olası askeri çatışmada ABD en fazla sınırda istihbarat desteği verir ve silah satar ama kesinlikle asker gönderemez.

Hint birlikleri pazartesi günü Çin sınır devriyesi askerlerine çirkin bir şekilde uyarı ateşi açtı ve gerginlikler hızla arttı. Bir sınır savaşı çıkarsa Çin ordusunun asla taviz vermeyeceği biliniyor. Tek sonuç can ve mal kaybı olacaktır. Hindistan'ın böylesine ısrarının bir neden var mı?

Hindistan tahammül edilemeyecek kadar kışkırtıcı hale gelirse, Çin her şeyi bir kenara bırakıp kendileri ile hak ettiği ölçüde ilgilenir. Hindistan daha akıllı olmalı ve ABD'nin Çin'i kışkırtmasına alet olmayı bırakmalıdır. Günün sonunda Çin, ABD ile değil ama onu cepheye iten Hindistan ile savaşabilir.

Kaynak: Global Times