Haberlerin kaynağı Çin karşıtı propagandacı “Adrian Zenz”

Haberlerin kaynağı Çin karşıtı propagandacı “Adrian Zenz”

CGTN / Fiona Sim

Batılı ana akım medyaya göre, Çin'in planlarının arkasında her zaman meşum hedefler vardı.

Çin'e karşı son propaganda yaylım ateşi CNN ve BBC'den geldi, her ikisi de "Xinjiang'da zorunlu çalıştırma" ile ilgili epey haber yaptı. İlki lif sektörü üzerinde yoğunlaşırken, ikincisi pamuk toplama üzerine yoğunlaştı.

Sıradan okuyucu bu uzun haberleri, bunların iyi araştırılmış, BBC ve CNN'in olumlu ünüyle güçlendirilmiş gibi okuyabilir. Geçmişe baktığımızda, az doymuş düşük pozlu fotoğraflar ve bağlamsız grafikler bu haberlerin kaynaklarının meşhur Çin karşıtı propagandacı Adrian Zenz olduğunu ortaya koyuyor.

The Grayzone gibi düşünce kuruluşları Alman antropolog Adrian Zenz'in gündeminin arkasındaki aşırı sağcı, aşırıcı ideolojiyi ortaya çıkardı. Adrian Zenz'in Uygun etnik grubu ve Xinjiang takıntısı bir endişeden değil, tanrının verdiği Çin'i yenmek ve kapitalizmin düşüşünü engellemek "görevinden" kaynaklanıyor.

"Kaçmaya Değer: Neden Bütün İnananlar Felaketten Önce Kendinden Geçmeli" adlı kitabında, Yahudilerin "Tanrı'nın kızgın fırınında rafine edileceğini" ve "yok edileceğini" iddia ederek, antisemitik retoriği dikte ediyor. Bir azınlık grubuna karşı ayrılıkçı görüşlere sahip birine Uygurların savunulması nasıl teslim edilebilir?

HABERLERİN KAYNAĞI ÇİN KARŞITI PROPAGANDACI "ADRIAN ZENZ"

Amerika Birleşik Devletleri (ABD) hükümetinin ülkelerin içişlerine karıştığı iyi bilinen bir konudur. Eski Merkezi İstihbarat Teşkilatı Direktörü John Stockwell, istihbarat örgütünün temel fonksiyonu hakkında şunları söylemişti; "Gazetecilere hem doğru hem de 'komünistlerin kahvaltıda bebekleri yediği yanılsamasını yaratmak için tamamen ham yanlış propaganda' olan yanlış enformasyon vermek yoluyla "insanların aklını etkilemek için propaganda yaymak."

Şimdi "toplama kampları" söylentileri tamamen çürütülmüşken, propaganda çabaları Xinjiang sıradan mesleki beceri merkezleri ile çalışma yerlerini kitlesel endoktrinasyon ve zorunlu çalışma merkezleri olarak göstermek üzerine yoğunlaştı.

BBC'nin makalesi devletin merkezi çocuk, yaşlı ve hayvan stoku bakımı teminini olumsuz olarak gösteriyor; bu örneğin, İngiltere'nin kendi 3 ila 4 yaş arasındakilere 30 saat bedava çocuk bakımı sağlama politikası ile çelişiyor. BBC ayrıca Çin'in kadınların evde kalma ve çocuk yetiştirme atmosferinin dışında iş arama ve fırsatlar bulmaya teşvik etmesini de eleştiriyor.

Bu durum, kırlardaki köylülerin aile hayatından yoksun bırakılması olarak gösteriliyor, ama insan haklarını iyileştirme konusundaki küresel ortak anlayış başka şey söylüyor. Birleşmiş Milletler (BM) kadınların "düzenli ücretli ve maaşlı istihdam" bulmasını yoksulluktan çıkış yolu ve toplumsal cinsiyet eşitliği yönünde bir adım olarak gördü.

ZENZ VE BBC'NİN STANDARTLARINDAN BAKILIRSA ZORUNU ÇALIŞTIRMA BATI'DA ÇOK YAYGIN

İstihdam yaratma ve düşen işsizlik oranları Batı'da olumlu ekonomik büyüme olarak alkışlanırken, Çin'in yoksulluğu azaltma programları yoluyla benzer başarıları devletin baskı mekanizması olarak gösteriliyor.

Xinjiang Kalkınma Araştırma Merkezi'nin kısa süre önce yayınladığı "Xinjiang'da Etnik Azınlıkların İstihdamı Araştırma Raporu" şu sonuçları tespit etti; "Kaşgar ve Hotan ilçelerinde 100 etnik azınlık çiftçisiyle yapılan anket çalışmasında, büyük çoğunluk hükümetin kendilerini çalışmak için örgütlemesini istediklerini söyledi."

Xinjiang'ın "kırsal fazla işçilerinin" zorlanmasıyla ilgili hiçbir kanıt yok, aksine kendi tercihlerine göre büyük bir iş seçme özgürlüğü olduğunu gösteren kanıtlar var.

İnsan Kaynakları ve Sosyal Güvenlik kurumunun yaptığı bir araştırma, Kaşgar ilçeşinin Gülbağ kasabasının Aybak köyündeki baskın emek gücünün yüzde 85'inin kasabalarından dışında çalışmaya istekli olduğunu tespit etti.

BBC ise, öte yandan, iddialarını kanıtlamak için tek tanınabilir tanık bulmakta başarısız oluyor ve iddialarını güçlendirmek için stratejik biçimde yerleştirdiği gündelik yaşamı gösteren fotoğrafların hayali yorumlarına dayanıyor. Çin'e daha yakından bakılması, "zorunlu çalıştırma" ve azınlıkların insan haklarının sonunda ihlal edildiği iddialarına atıf yapan makaleler yığınının samimi olmadığını gösteriyor. Eğer Zenz'in ve BBC'nin standartlarını kabul edersek, zorunu çalıştırma Batı'da çok yaygın.

ÇİN SON 30 YILDA 800 MİLYON KİŞİYİ YOKSULLUKTAN KURTARDI

İngiltere'de, Covid-19 nedeniyle haftada 40 saatten fazla tehlikeli koşullarda çalışan 10 hemşireden dördünün yemeklerini kaçırdığı veya yetersiz ücretler nedeniyle aşevlerinde yemek yediğini gösteren araştırmalar konusunda çok az gürültü koparılıyor. Bu rakam siyah, Asyalı ve etnik azınlıktan gelen hemşirelerde 10 hemşireden altısı düzeyine yükseliyor.

Salgın boyunca, İngiltere'deki sağlıkta çalışan temel işçiler arasına, çalıştıkları sırada koruyucu ekipman bulmak için mücadele eden temizlik işleri, perakende satış ve hastanelerde asgari ücretle çalışan işçiler de eklendi.

İşçiler hayatta kalmak için bu işleri yapmaya zorlandı. Belki de BBC, diğer ülkelerin yaşam kalitesini artırma çabalarını suçlamadan önce İngiltere'nin kendi iç sorunlarını ele alırsa bundan fayda görebilir.

Çin'in son 30 yılda yoksulluk dışına çıkardığı 800 milyon kişi olmasa, dünyadaki yoksulluk artardı. Çin'in 1980'lerde dünyadaki en düşük Gayri Safi Yurt İçi Hasıla'ya (GSYİH) sahip ülkelerden biri olmaktan 2020'de dünyada ikinci büyük GSYİH'ye sahip ülke haline gelen gelişmekte olan bir ülke olduğu düşünülürse, bu özellikle önemli.

Çin'in ülke olarak yoksulluğun bütün biçimlerini ortadan kaldırmak için gitmesi gereken daha uzun bir yol var, ama kendi halkının yaşam kalitesini iyileştirme konusunda bazı reddedilemez başarılar kazandı.