Güney'in dayanışması yoksulluğu bitirebilir

Güney'in dayanışması yoksulluğu bitirebilir

Dünya liderleri bundan 5 yıl önce Birleşmiş Milletler'in (BM) kuruluşunun 70. yıl dönümünde olukça iddialı bir proje olan Sürdürülebilir Kalkınma Gündemi 2030'u kabul etti. Plan 2030'a kadar 17 Sürdürülebilir Kalkınma Hedefi'ne ulaşılmasını öngörüyordu.

Milenyum Kalkınma Hedefleri'nin yerini Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri'nden ikisi küresel güney olarak bilinen gelişmekte olan ülkelerindeki dünyanın en savunmasız ve yoksul insanlarını yakından ilgilendiriyor. Bunlardan ilki "yoksulluğu bitirmek" ikincisi ise "açlığı sıfırlamak" olarak biliniyor. Her ikisi de zorlu görevler olmasına karşın uluslararası toplumun kararlı iş birliği ile başarılabilir.

1970'TEN 2015'E YOKSULLUĞUN SERÜVENİ

Uluslararası toplum son on yılda asırlık yoksulluk sorununu çözme çabalarını önemli ölçüde artırdı ve yoksulluğun azaltılmasında eşi görülmemiş bir ilerleme kaydetti. Sonuçlar somut ve çarpıcı. BM ve Dünya Bankası'ndan elde edilen veriler 1970'ten bu yana kazanılan başarıların kanıtı niteliğinde. Örneğin 1970 yılında aşırı yoksulluk içinde yaşayan 2,2 milyar insan dünya toplam nüfusunun yüzde 59,7'sine denk geliyordu. 1990'a gelindiğinde yoksulların sayısı 1,85 milyara yani toplam nüfusun yüzde 36'sına düştü. 2015 yılı içinse en son veriler dünya çapında yaklaşık 734 milyon insanın, yani toplam nüfusun yaklaşık yüzde 10'nun aşırı yoksulluk içinde kaldığını gösteriyor. Bununla birlikte, ilerleme küresel olarak oldukça dengesizdir.

Çin ile Vietnam gibi bazı ülkeler yoksulluğu azaltma hedeflerine ulaşmada büyük adımlar atmıştır. Sahra altı ve daha kırılgan olan bölgelerin kırsal alanlarında yoksulluk büyük egemen durumdadır. Öyle ki, dünyadaki yoksul insanların yüzde 75'inden fazlası yani en az 625 milyonu kırsal kesimlerde yaşıyor. Kadınlar, gençler ve yerli halklar ise kırsal kesimdeki en savunmasız grupları oluşturuyor.

GÜNEY-GÜNEY İŞ BİRLİĞİNİN BAŞARILI ÖRNEKLERİ

Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri, bu hedeflere yönelik ortaklıklar ile güçlendirildiği ve uluslararası iş birliğini temel alarak yoksulluğu sona erdirebilir. Bunun için Küresel Güney ülkeleri arasındaki Güney-Güney iş birliği hayati önemdedir ve Kuzey-Güney ortaklılığı da hedeflere ulaşılmasına katkı sunar. Güney ülkeleri arasındaki iş birliği, gelişmekte olan ülkelerin birbiriyle bilgi ve pratik deneyimlerini kapsadığı için BM'nin çatısı altında bir uzman ajans olan Uluslararası Tarım Fonu (IFAD) bu kapsamda değerlendirebilir.

Çin Halk Cumhuriyeti ve IFAD tarafından hararetle savunulan Güney-Güney İş Birliği artık yoksulluk karşıtı eylemlerde giderek öne çıkıyor. Örneğin, Vietnam'da iklim değişikliklerine karşı dirençli değer zincirlerinin oluşturulması projesi Çin tarafından finanse ediliyor. Kamboçya, Çin, Laos ve Vietnam arasındaki iş birliğini teşvik eden proje çiftçilerin ve işletmelerin faaliyetlerini büyük ölçüde kolaylaştırdı. Bununla birlikte IFAD'daki Güney-Güney iş birliği tesisi Afrika ve Latin Amerika'daki benzer saha operasyonlarına da örnek oluyor.

ÇİN VE PAKİSTANLI UZMANLARIN BULUŞMASI

Güney-Güney İş Birliği yaklaşımının bir diğer yararı ise ülkelerin bilgi paylaşım etkinlikleridir. Örneğin geçen yıl Bangkok'ta düzenlenen "Ortaklık teşvik edilmesi: Özel tarım ticareti ve finans kuruluşları olan küçük ölçekli üreticiler" konulu fuarda Mekong alt bölgesinde yaşayan kırsal üreticiler deneyimlerini paylaştılar. Benzer şekilde geçen yıl aralık ayında düzenlenen bir seminerde de Pakistan ve Çin'den kalkınma uzmanları, akademisyenler ve hükümet yetkilileri bir araya geldi. Taraflar bu etkinlikte çölleşme koşullarında su yönetimine odaklanarak daha dirençli bir tartım sistemin inşası üzerine deneyimlerini paylaştılar. Bunlar, çok sayıdaki yaklaşım ve uygulama arasında öne çıkan Güney-Güney iş birliğinin sadece birkaç örneğidir.

TAM İYİLEŞME DAYANIŞMA İLE MÜMKÜN

Yeni tip koronavirüs salgını küresel ekonomi üzerinde benzeri görülmemiş etkileri beraberinde getirdi. Sürdürülebilir yoksulluğun azaltılmasındaki on yıllık eğilimin 2020'de tersine döneceği ve yoksulluğun azaltılmasında şimdiye kadar kaydedilen küresel ilerlemenin tökezleyeceğine kesin gözüyle bakılıyor. Küresel sağlık krizinin neden olduğu benzersiz küresel zorluklarla etkili bir şekilde başa çıkmak çok daha fazla uluslararası iş birliği gerekmektedir.

Salgın nihayetinde sona erecek de olsa tam iyileşme sürecinin uzun olması kaçınılmazdır. Salgın sonrası dönemde dünyanın en yoksul insanları 2030 hedeflerinde yer aldığı üzere en azından makul geçim kaynaklarına sahip olmayı hak ediyor. Uluslararası toplum daha fazla dayanışma göstererek ve Güney-Güney başta olmak üzere her türlü iş birliğini güçlendirerek bu görevi başarı ile yerine getirebilir.

Kaynak: China Daily