Güney Koreli uzman uyardı

Güney Koreli uzman uyardı

Busan Ulusal Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Diplomasi Profesörü Kim Jing-young, salgınla mücadelenin küresel bir mücadeleye ihtiyaç duyduğunu belirten bir makaleyi China Daily için kaleme aldı. Sizler için alıntılıyoruz:

Yeni koronavirüs salgını ilk birkaç ay önce bildirildiğinde, insanlar bunun küresel bir salgına dönüşeceğini fark etmediler. Başlangıçta, Çin, Kore Cumhuriyeti ile Singapur gibi Doğu ve Güneydoğu Asya ülkeleri salgına karşı savaşırken, diğer ülkeler durumu orman yangını gibi gördü.

Ancak birkaç ay içinde virüs dünyaya yayıldı. Çoğu ülke virüse karşı güvenli olmadığını anlamış oldu. Amerika Birleşik Devletleri (ABD) ve Batı Avrupa ülkeleri en ağır darbeleri alan ülkeler oldu. Ancak virüs inanç, renk, sosyal statü veya sınırları tanımadan yayılmaya devam etti. Yine de çoğu ülke virüsle mücadelede milliyetçi davranmayı seçti, ancak salgın küreseldir.

Gerçekten de, ortak bir düşmanı yenmek için gereken küresel dayanışma ruhu ve uluslararası iş birliği gibi konularda büyük eksiklikler var. Bir pandemiyi kontrol altına almanın tek yolu sınırları kapatmak değildir. Bunun yerine, salgını kontrol etmek için her ülkenin virüsle ilgili bilgilerini uluslararası toplumla paylaşması, diğer ülkelere tıbbi malzeme ve diğer önemli malzemeler için yardım ederek, gelişmekte olan ülkeler için mali yardım sağlaması gerekir.

Şu anda, gelişmekte olan ülkelerde, çoğunlukla güney yarımkürede, doğrulanmış enfeksiyonların ve enfeksiyonların sayısı Batı ülkelerine kıyasla nispeten düşük olmasına rağmen, kimse bu ülkelerde ne olacağını kesin olarak söyleyemez. Bu ülkelerde yeni vakalar hızla yükselirse felakete yol açabilir. Bu yüzden uluslararası toplum, özellikle büyük ekonomiler, yoksul ülkelerin salgınla mücadelesine yardımcı olmalıdır.

SALGINLA MÜCADELEDE GÜNEY KORE MODELİ

Virüsün yayılmasını kontrol altına almanın daha verimli ve daha iyi yollarını bulmak için, ülkelerin diğer ülkelerin aldığı önlemleri izlemesi gerekir. Bu örneğe en açık ülke, Çin'den salgından en sert etkilenen Kore Cumhuriyeti'dir (Güney Kore). Ancak, Güney Kore'deki teyit edilen vakaların toplam sayısı ABD ve Batı Avrupa ülkelerinden çok daha düşük olarak 10 bin 801 olarak kaydedildi. Bu nedenle, Güney Kore hükümetinin virüsün yayılmasını kontrol etmek için aldığı bazı önlemleri incelemek faydalı olacaktır.

En etkileyici olanı, erken tespit ve iddialı test önlemidir. Şubat ayının sonlarında güneydoğudaki Daegu şehrinde ilk salgın kümesi tespit edildiğinde, Güney Kore yetkilileri yıllar süren hazırlık sayesinde salgıyla başa çıkmaya hazırdı. Hükümet, virüsün yayılmasını önlemek için kapsamlı bir araştırma başlattı. Enfekte olduğundan şüphelenilen herkes için ücretsiz testler sağladı. Ateş, boğaz ağrısı gibi semptomları olan herkesi teste tabi tutarak Covid-19 semptomlarını geniş bir şekilde duyurdu

Şubat ayının sonlarında ve mart ayının başında, akıllı telefonlarda sürekli uyarılar belirdi. Hemen hemen herkesin bir akıllı telefonu olduğundan, insanları enfeksiyona karşı önlem almaları konusunda uyarmanın en etkili bir yolu buydu. İnsanlar "kişisel bilgilerin ihlali" olarak görmediler, çünkü halk sağlığı böyle bir durumda her şeyden daha önemlidir.

SOSYAL MESAFE VE ETKİN ÖNLEMLER

Aynı derecede önemli olan, Güney Koreliler başından beri sosyal mesafeyi korudu. Yüz maskesi takan ve sosyal mesafeyi koruyan herkes sayesinde, ülkede hiçbir şehir tamamen karantina altına alınmak zorunda kalmadı.

Hükümetler koronavirüs pandemisine farklı tepki vermiştir. Fakat farklılıklar ne olursa olsun, milliyetçi bir yaklaşım benimsersek bu küresel halk sağlığı krizinin üstesinden gelemeyiz. Yeni koronavirüsü yenmek için küresel dayanışmaya ve iş birliğine ihtiyacımız var.

Kuşkusuz, pandeminin yol açtığı ekonomik hasar, Büyük Buhrandan sonra tahmin edilen ikinci büyük kriz olacak. Bu yüzden virüsü yenmek için, sınırları kapatmaktan daha fazlasını yapmamız gerekiyor. Bir ülke salgını kontrol etmeyi başarsa bile, komşu ülkede virüs bulunması durumu değiştirmeyecek.

Pandemi ile başa çıkmasına yardımcı olmak için küresel bir ittifaka ihtiyacımız var. Doğu Asya ülkelerindeki vaka sayısı ABD veya Batı Avrupa ülkelerindeki kadar yüksek olmasa da, yüksek alarmda yola devam etmeli ve diğer ülkelere yardımcı olunmalı.