Global Times gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hu Xijin yazdı

Global Times gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hu Xijin yazdı

Global Times gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hu Xijin, Güney Çin Denizi'nde artan sorunlar ve Çin-ABD çekişmesinin askeri boyutunu içeren bir yazıyı kaleme aldı. Sizler için alıntılıyoruz:

Çin halkı savaş istemiyor, ancak Amerika Birleşik Devletleri'nin (ABD) Çin'e karşı çıkması için cesaretlendirdiği birkaç komşu ülke ile bölgesel anlaşmazlıklarımız var. Bu ülkelerden bazıları, ABD desteğinin kendilerine stratejik bir fırsat sağladığına inanıyor. ABD'nin stratejik baskısı altındaki Çin'in korkup kendileri ile askeri çatışmaya giremeyeceğine inanıyorlar. Taiwan sorununun da var olduğu düşünüldüğünde, Çin ana karasının savaşa zorlanma riski son zamanlarda keskin bir şekilde arttı.

Çoğu zaman, ne kadar az savaş istesek de yukarıda bahsedilen ikilem o kadar belirgin hale geliyor. Bu nedenle Çin toplumu, temel çıkarları korumayı amaçlayan bir savaşa sakince girme cesaretine sahip olmalı ve bunun bedelini karşılamaya hazır olmalıdır. Bu şekilde, Çin'in kapsamlı gücü, her türlü provokatör karşısında etkili bir şekilde stratejik bir caydırıcıya dönüştürülebilir.

Dış dünya Çin'den böylesine gerçek bir irade hissettiği müddetçe, savaştan kaçınmamıza yardım edebilir.

Elbette savaşlar gelişigüzel yapılamaz ve savaşacaksak kazanmalıyız. Savaş kazanmanın iki anlamı vardır. Birincisi, rakibi savaş alanında yenmek anlamına gelir; ikincisi, ahlaki olarak gerekçelendirilmelidir. Bu özellikle Çin için geçerli, çünkü Çin dünyadaki en güçlü ülke değil. Savaş alanında uluslararası ahlakımız pahasına kazanırsak, yanlışlıkla ABD'nin stratejik konumumuza daha da fazla meydan okuyan Çin karşıtı bir ittifak kurmasına yardımcı olabiliriz.

Çin ile bölgesel anlaşmazlıkları olan komşu kuvvetlerle çatışmalar yaşanırsa savaş alanında kazanacağımızdan eminiz. Benzer şekilde, Çin'in kıyı sularının yakınında ABD ile bir savaş olursa, zafer şansımız da yüksektir.

Anahtar nokta ahlaktır. Çin, ABD ve Batı tarafından ideolojik olarak reddedilen yükselen bir güç. Çin ile toprak anlaşmazlığı olan ülkeler de birbirlerine sempati duyuyor. Çin, komşu bir güçle savaşmaya karar verirse, uluslararası toplum zayıf tarafı tercih etme eğiliminde olacaktır. Hareketlerimiz haklı olsun ya da olmasın, ahlaki riskler yüksek. Ayrıca ABD, dünya kamuoyunu tamamen Çin aleyhine çevirecektir. Bu nedenle, bir savaşın karmaşıklığını küçümsememeliyiz.

Komşu bir güçle savaşa girmeden önce Çin'in şunları yapması gerekiyor:

İlk olarak, statükoyu bozan tarafın Çin değil, diğer taraf olduğunu açıkça belirtmeliyiz.

İkinci olarak, diğer tarafın karmaşık bir durumda provokatör olduğunu da açıkça belirtmemiz gerekiyor.

Üçüncüsü, uluslararası topluma, Çin'in savaştan önce gerilimleri çözmek için sert diplomatik veya siyasi çabalar gösterdiğini görmesini sağlamalıyız.

Dördüncüsü, ilk atış Çin tarafından değil, diğer taraftan yapılmalı. Uluslararası toplum bunun tamamen farkında olmalıdır.

Son olarak aşırı durumlarda ilk atışı yapmamız gerekirse, önceden bir ültimatom vermeliyiz ki böylelikle doğru bir şekilde adil bir savaş başlatılabilsin.

Bu koşulları yerine getirebilirsek, Çin'in gerektiğinde bir savaşa girmekte özgür olabileceğine inanıyorum. ABD, Çin'i karalamaya çalışsa bile, uluslararası toplumun durumu anlayacağı zemin oluşacaktır.

Öte yandan Çin, dürtüsel bir savaşa girmemelidir. Askeri ve ahlaki açıdan tam olarak hazırlanmalıyız. Bir savaşın ahlakını kazanmak için, dürüst olmanın yanı sıra fikir savaşını da kazanmamız gerekir. Dış çatışma açısından, en büyük sorunlarımızdan biri, çok az ve çok yavaş konuşmamızdır. Karşı taraf, çatışmaların ayrıntıları hakkında her zaman daha hızlı konuştu. Bu sorunu çözmek için büyük çaba sarf etmeliyiz.

Çin savaşmaya cesaret eden bir ülke olmalı. Bu cesaret hem güce hem de ahlaka dayanmalıdır. Elimizde güç var, mantıklıyız ve kazancımızı korkmadan korumak için ayağa kalkıyoruz. Böylelikle Çin savaşa girsin ya da girmesin dünyanın saygısını biriktirecektir. Bir gün doğal saygınlığımızı ve gücümüzü kaslarımızı esnetmeden göstereceğiz ve savaşmadan kazanacağız.