“Dünya tek ve ortak yurdumuz”

“Dünya tek ve ortak yurdumuz”

CGTN / Andrew Korybko

Çin Cumhurbaşkanı Xi Jinping, Paris Anlaşması'nın beşinci yıl dönümü dolayısıyla 12 Aralık'ta düzenlenen sanal İklim Tutkusu Zirvesi'nde önemli bir konuşma yaptı. Xi bu toplantıda üç teklifte bulundu; iklim değişikliği yönetişiminde safları korumak ve yeni ilerlemeler kaydetmek; herkesin elinden gelen en iyi şekilde buna katılmasını sağlamak ve yeşil iyileşmeye yönelik yeni bir yaklaşıma öncülük etmek.

Çin lideri 2030 için birkaç özel hedef belirledi. Karbon emisyonlarını Gayri Safi Yurt İçi Hasıla'nın (GSYİH) birim başına 2005 düzeyine göre yüzde 65 azaltmak, fosil yakıt dışı kaynakların payını yaklaşık yüzde 25'e çıkarmak, orman alanını 6 milyar kübik metre artırmak ve 1,2 milyar kilovat güneş ile rüzgâr enerjisi üretmek istiyor.

Tüm bunlar, Cumhurbaşkanı Xi'nin eylül ayında Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu'na hitaben yaptığı konuşmada beyan ettiği ve bu konuşmada atıfta bulunduklarıyla tutarlıdır. Xi o zamanki Genel Kurul'da, 2060 yılına kadar Çin'in net sıfır hedefine ulaşacağını taahhüt etmişti.   

ÇİN YEŞİL ENERJİ TEKNOLOJİLERİNDE ÖN PLANDA

Bu hedefler hırsın tanımıdır, ancak Çin onları tamamlanana kadar görecek siyasi iradeye sahip olduğu için yine de başarılabilir. Çin liderinin, ülkesinin nihai niyetini Covid-19 sonrası küresel ekonomide yeşil bir toparlanmayı desteklemek olarak tanımladığını belirtmekte fayda var. Çin, yeşil enerji teknolojilerinde ön plandadır ve ülkenin, bu kapsamda küresel standartların belirlenmesinde kilit rol oynaması için küresel medeniyetin Covid-19 salgınının bir sonucu olarak kendisini içinde bulduğu benzeri görülmemiş dönüm noktasından daha iyi bir zaman olamaz.

İklim değişikliği ile mücadele, tıpkı Covid-19'u kapsadığı gibi, Çin olmadan imkânsızdır. Çin, bu alandaki benzersiz teknolojik ilerlemeleriyle, yalnızca kendi karbon emisyonlarını muhtemelen planlanan zamandan önce azaltmakla kalmaz, aynı zamanda tüm ortaklarının, özellikle de Kuşak ve Yol İnisiyatifi'ne katılanların da bunu yapmasına yardımcı olabilir.

İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ İLE MÜCADELE ÇİN OLMADAN İMKÂNSIZDIR

Xi'nin Covid-19 sonrası yeşil kurtarma planının, Çin'in yeni kalkınma paradigması olan "çifte dolaşım"ı mükemmel şekilde tamamladığı da söylenmelidir. Yeşil enerji teknolojilerinin ülke içinde yaygın olarak satılması, uluslararası dolaşımdaki iddialı ihracat planlarında olduğu gibi, yurt içi dolaşımı destekleme amacına hizmet etmekte ve bu teknolojilerin bu iki dolaşım döngüsü arasındaki yakınsamayı nasıl somutlaştırdığını göstermektedir. Bu gözlem, Çin'in küresel ekonomi için öngörülen Covid-19 sonrası yeşil iyileşme stratejisinin gelecekteki beklentileri hakkındaki iyimserliği pekiştiriyor.

Amerika Birleşik Devletleri'nde (ABD) yeni Biden yönetiminin Paris Anlaşması'na yeniden katılma sözü, Çin ve ABD'ye iklim değişikliğiyle mücadelede iş birliği yapmak için stratejik rekabeti bir kenara bırakma fırsatı sunuyor. Beijing'in uluslararası düzene dayalı kurallara uymadığına dair yanlış söylemleri çürüten ABD'nin, Çin'in tüm bu süre boyunca görev bilinciyle önceki vaatlerine saygı duyduğunu fark etmesinden sonra anlaşmaya geri dönmesi, bu iki ülke arasında daha fazla iyi niyet ve güvene yol açabilir. ABD Başkanı Donald Trump yönetimindeki uluslararası yükümlülüklerini tek taraflı olarak terk eden Çin değil, ABD idi.

"DÜNYA TEK VE ORTAK YURDUMUZ"

Çin, iklim değişikliğiyle mücadelede durdurulamaz bir güçtür ve Amerika, onunla yakın iş birliği yapmadan bu konuda kendi hedeflerine ulaşamaz. Bu iki ülke arasında gelişebilecek pozitif çalışma dinamiği, örneğin ticaret, teknoloji ve Güney Çin Denizi gibi diğer cephelerde aralarındaki gerilimi azaltmanın yolunu potansiyel olarak açabilir. Biden için gereken tek şey siyasi iradeye sahip olmasıdır.

ABD olsun ya da olmasın, Çin, iklim değişikliğine karşı Haçlı Seferi'nde hiçbir şeyden vazgeçmeyecek, çünkü Xi bunu ülkesinin insanlık için ortak bir geleceği olan bir topluluk oluşturma vizyonundan ayrılmaz olarak görüyor.

Hatta Çin lideri, herkese "Dünya'nın tek ve ortak yurdumuz olduğunu" hatırlatarak konuşmasını bitirdi, bu nedenle iklim değişikliğine karşı küresel mücadelenin başarılı olması gerekiyor. Başarısızlık bir seçenek değil, ancak bu senaryo da inandırıcı değil çünkü Çin insanlığın iklim değişikliği krizinden sağ çıkma şansını büyük ölçüde artıracak dünyanın yeşil toparlanmasına liderlik ediyor.