DTÖ ve benzeri kurumlar işlevini neden kaybediyor?

DTÖ ve benzeri kurumlar işlevini neden kaybediyor?

Dünya Ticaret Örgütü (DTÖ) Genel Direktörü Roberto Azevedo görevdeki ikinci döneminin bitiminden bir yıl önce istifası etmesi, dünya ticaret sisteminde boşluklar oluşturdu. Dünya Ticaret Örgütü'nün hâlihazırda ciddi sıkıntıları olduğu bir dönemde, istifa kötü bir zamanda gerçekleşmiş oldu.

Dünya ticareti, hem Amerika Birleşik Devletleri (ABD)-Çin ticaret savaşı hem de Brexit ile düşüşe geçerek 2008'den bu yana en kötü seyrini izledi. DTÖ'ye göre, dünyadaki ticaret Covid-19 salgınının bir sonucu olarak 2020'de üçte bir oranında düşebilir.

Dünya Bankası'nın eski başkanı Jim Yong Kim, 1 Şubat 2019'daki görevinden istifa etti. Kim ve Azevedo, dümende sabit bir ele en çok ihtiyaç duyulduğu kritik anlarda gemiden atladılar. Bu tür liderler neden görevlerinden istifa etmeye başladı?

Bu istifalar ve yaşananlar II. Dünya Savaşı'ndan sonra Birleşmiş Milletler (BM), Uluslararası Para Fonu (IMF) ve Dünya Bankası gibi sütunlarla kurulan mevcut liberal uluslararası düzenin (LIO) parçalandığını gösteriyor.

DTÖ'NÜN GÖREVLERİ

DTÖ'nün iki işlevi vardır. Ticareti serbestleştirmek ve ticaret uyuşmazlıklarını çözmek. Birincisi, tarifelerde küresel bir azalmayı teşvik etmeye adanmış olan Doha Kalkınma Görüşmeleri, 2008'den beri sıkışmış durumda. İkincisi, üyeler arasındaki ticaret farklılıklarını çözmekle görevli olan Temyiz Kurulu 1 Aralık 2019'dan beri çalışmaz hale geldi. Sadece bir yargıcı kaldığından yeni dava açmak için yeterli çoğunluğu yok. ABD, Temyiz Organına getirdiği davaların çoğunu kazanmış olsa da, birçok ticari anlaşmazlığı da kaybetti.

Bir düzineden fazla DTÖ üye devlet, ticaret anlaşmazlıklarını çözmek için kendi mekanizmalarını kurdu. Çoğunlukla Asya-Pasifik bölgesinden devletler, sınır ötesi mal ve hizmet akışını engellemek yerine serbest ticareti destekleyen ve teşvik eden bir açıklama yaptılar. Bu girişimler takdire şayan. Uluslararası ticaret sistemi, Büyük Buhran'dan bu yana görülmemiş bir arz ve talep şokunun yarattığı uçurum ile karşı karşıyadır.

Bugün ABD'nin en büyük ironisi bir zamanlar serbest ticareti savunan ülkelerin ve serbest ticareti mümkün kılan düzenlemeleri ortadan kaldırması ve mal ve hizmetlerin serbest akışına engel oluşturmasıdır. Serbest ticaretin son en iyi şampiyonları artık giderek daha korumacı, soyutlayıcı ve içe dönük bir şekle büründü.

Kaynak: Global Times