Covid-19 salgını değişimi hızlandırıyor

Covid-19 salgını değişimi hızlandırıyor

People's Daily / Zheng Tao

Dünya, bir yüzyılda görülmemiş büyük değişikliklerin içinden geçiyor ve Covid-19 salgını, uluslararası durumda artan istikrarsızlığa ve belirsizliğe yol açan bu tür değişiklikleri hızlandırıyor.

100 yıldaki en kötü salgın olarak düşünülen hastalık, küresel ekonomiyi ciddi bir daralmanın içine soktu ve insanların yaşamını etkiledi. Aynı zamanda, uluslararası düzen, 2. Dünya Savaşı'ndan bu yana daha önce görülmemiş tek taraflılık, korumacılık ve hegemonyacı zorbalık tehdidiyle karşı karşıya bulunuyor.

Bazılarının dediği gibi dünya en karanlık saatlerine girdi. Ne geçmişe gidebilir ne de geleceği görebilir.

Her madeni paranın iki yüzü var. Salgın dünyaya, insanlık için ortak geleceğe sahip bir toplum olmanın önemini daha fazla hatırlattı, çünkü ülkelerin çıkarları birbiriyle yakından bağlantılı ve dünya etle tırnak gibi birbirinden ayrılamaz bir toplum. Hiçbir ülke bu küresel krizde diğerlerinden ayrı kalmayacak. Krizi yenmek için, uluslararası toplum dayanışma ve iş birliği içinde hareket etmeli.  Küresel yönetimin, gelecek krizlere daha iyi hazırlanması için ciddi düzelmeye ihtiyacı var.

Büyük güçle birlikte büyük sorumluluk da taşımak gerekir. Çin ile Amerika Birleşik Devletleri (ABD), dünyanın en büyük gelişmekte ve gelişmiş ülkeleridir, bunu yanı sıra küresel ekonominin yüzde 40'ına katkıda bulunan en büyük iki ekonomisidir. Onlar, dünya barışı, güvenliği ve kalkınmasında büyük etkiye sahip Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin (BMGK) daimi üyesidirler.

ÇİN VE ABD DÜNYAYA FAYDASI OLAN PEK ÇOK ŞEYİ HAYATA GEÇİRDİ

İki ülke, geçmiş yıllarda güçlüklerle baş etmede zengin iş birliği deneyimleri sağladılar. Onlar, 2001 yılında terörizmle mücadelede iş birliği yaptılar ve 2008 yılında küresel finansal krizin üstesinden gelmede birlikte çalıştılar. 2014 yılında Ebola virüsüyle mücadelede ellerini birleştirdiler ve iki yıl sonra Paris Anlaşması'nın yapılmasına ortak olarak katkıda bulundular. Bu pratikler, Çin ile ABD'nin, kendilerinin ve dünyanın faydasına olan pek çok şeyi hayata geçirdiğini kanıtlıyor.

Bununla birlikte, ülkeler salgınla boğuşurken ve hem ekonomiyi hem de insanları kurtarmaya çalışırken, bazı Amerikalı siyasetçiler Çin'i suçluyor, sözde "ayrışmayı" kışkırtıyor ve "Çin karşıtı Haçlı seferi" oluşturmaya çalışıyorlar. Bu tür pratikler, sadece ABD'nin sorunları çözmede başarısız olmasına yol açmadı, aynı zamanda ülkenin Covid-19 ile mücadelesine sekte vurdu ve dünyanın salgınla mücadelede ilerleme kaydetmesini yavaşlattı. Çin'in gelişmesini kontrol altına almak yerine, uluslararası toplumun paniğine ve hoşnutsuzluğuna sebep oldu.

Bazı devlet liderleri ABD'ye, ülkelerin iradesine ters düşen, "Çin karşıtı ittifakı" kurmayı durdurması çağrısında bulundu. Algısı güçlü ABD'li gözlemciler de iki paralel dünya görmek istemediklerini söylediler.

ABD'NİN KUTUPLAŞTIRICI POLİTİKALARI HOŞNUTSUZLUĞA NEDEN OLDU

Yeni ABD yönetimi işbaşına geldiği zaman, Çin-ABD ilişkileri yeni bir başlangıç noktasında bulunacak. Uluslararası toplum, yeni ABD yönetiminin Çin'e yönelik politikalarını tersine çevirmesini ve dünyanın bugün karşı karşıya kaldığı karmaşık sorunları çözmesi için Çin ile çalışmasını bekliyor. Birçok gözlemci, iki ülkenin, küresel konularda iş birliğini genişlettiğini, bunun da her iki ülkenin bilgeliğine katkıda bulunacağını, dünyayı güçlendireceğini ve iki ülkenin karşılıklı ilişkisini gelişmesini teşvik edeceğini savunuyor.

ABD Başkanı Joe Biden, ABD'nin şu anda Covid-19 salgını, ekonomik durgunluk ve iklim değişikliği gibi tarihi krizlerin içinden geçtiğini, bu yüzden salgının kontrol altına alınmasının, ekonomik toparlanmanın ve iklim değişikliğiyle uğraşmak için önlemler alınmasının öncelikli olması gerektiğine inanıyor. Bu sorunlar gerçekten, ABD'nin tek başına çözemeyeceği bugünün küresel güçlüklerinin somut örneklerini oluşturuyor. Bu sorunların çözümü, Çin dâhil olmak üzere uluslararası toplumun iş birliğini gerektiriyor.

ÇİN VE ABD AYNI GELECEĞİ PAYLAŞIYOR

Çin ve ABD'nin karşı karşıya kaldığı diğer önemli sorunu, salgın sonrası dönemde insan topluluğunun nasıl gelişeceği oluşturuyor. Birçok insan bugünün krizini Büyük Buhran ile karşılaştırıyor, ancak hiç kimse 1930'lu ve 1940'lı yılların hikâyesinin bir kez daha yazılmasını istemiyor. İki ülkenin yapacağı seçimler ile eylemler bugün, dünya barışı, istikrarı ve gelecekteki refahı için hayati önem taşıyor.

Çin ile ABD aynı geleceği paylaşıyor. Onlar, Covid-19 salgını ve küresel ekonomik durgunluktan nasıl kurtulmalılar? İki ülke, salgın sonrası dönemde daha iyi bir dünya inşa etmek için ne yapmalılar? Onlar, köklü değişikliler ortasında dünya barışı ve istikrarını nasıl sürdürmeliler? İki ülke insanlığın ortak çıkarlarından başlamalı ve birbirleriyle orta noktada buluşmalı böylece, önemli ülkeler olarak sorumluluklarını üstlenmeli ve görevlerini tamamlamalılar.

Görüşme, çok taraflılığın temel değeridir. Bu yüzden, ABD hegemonyacı zihniyetini değiştirmeli ve uluslararası ilişkileri dünyanın geri kalanıyla adil ve eşit şekilde ele almalıdır. Çok taraflılık pratiği bir teori değil, eylemdir. Bugün acil ihtiyaç, virüsle mücadelede iş birliği içinde çalışmaktır. ABD, salgını siyasallaştırmayı ve diğer ülkelere leke sürmeyi durdurmalıdır. ABD, salgının kontrolünde Dünya Sağlık Örgütünün (DSÖ) liderlik rolünü desteklemek için Çin ile birlikte çalışmalı, uluslararası seviyede kontrol altına alınması ve tedavisi için kolektif yanıtı teşvik etmelidir, böylece uluslararası toplumun insanlığın ortak düşmanı karşısında erken zaferi elde etmesine yardımcı olacaktır.

ABD HEGEMONYACI ZİHNİYETİNİ DEĞİŞTİRMELİ

Çok taraflılık dayanışmayı ilerletmeyi amaçlar, ayrılığı değil. Çok taraflılık adına hizipler oluşturmaya ve blok siyaseti uygulamaya hiçbir zaman izin verilmemelidir. Küresel sorunların artışı ve küresel yönetimin yetersizliği, bugün dünyanın karşı karşıya olduğu önemli çelişkilerdir. Çin ile ABD, maksimum ortak zemin aramalı ve küresel yönetim açığını ortadan kaldırmaya çalışmalıdır.

İki ülke, uluslararası ve bölgesel sıcak nokta konularında ilerleme kaydetmek için kapsamlı istişare, ortak katkı ve ortak faydalar ilkesini sürdürmeli, Dünya Ticaret Örgütü'nün (DTÖ) reformlar yoluyla etkililiğini ve otoritesini artırmayı desteklemeli, iklim değişikliğiyle baş edebilmek için ortak uluslararası uzlaşmayı uygulamalı, kamu sağlığı, yoksulluk ve afet azaltma, silahların yayılmasının önlenmesi, enerji güvenliği ile finansal güvenlik konularında iş birliği ve diyaloğu ilerletmelidir. İki ülke ayrıca, uluslararası suçla ve terörizmle ortaklaşa mücadele etmeli, siber uzay, dış uzay, derin deniz ile kutup bölgesi gibi yeni alanlarda iş birliğini artırmalıdır. Sorunlar, sıcak savaş, soğuk savaş ya da ticaret savaşı gibi tehditlerden ziyade diyalog yoluyla çözülmelidir.

Savaş sonrası, Çin ve ABD ile dünyanın geri kalanı tarafından ortak olarak inşa edilen uluslararası düzen, dünyanın uzun vadeli istikrarı ve refahı için önemli garanti sundu. Bu miras alınmalı ve korunmalıdır. Dünyada tek bir sistem var, merkezinde BM'nin olduğu uluslararası sistem. Dünyada tek bir kural var, BM Sözleşmesi'ne dayanan uluslararası kural. Çin ile ABD büyük ülkeler olarak, sistem ve kuralın korunmasına, uluslararası yasalar temelinde uluslararası düzenin sağlanmasına, uluslararası ilişkilerin demokratikleşmesinin desteklenmesine ve uluslararası adalet ile eşitliğin ilerletilmesine liderlik etmelidir. İki ülke, istisnailik ya da çifte standart peşinde olmamalı, mevcut sistemin devrilmesine ya da yeni birinin kurulmasına izin vermemelidir.

KALKINMA TÜM SORUNLARIN ÇÖZÜMÜNÜN ANAHTARIDIR

Kalkınma bütün sorunların çözümünün ana anahtarıdır. Salgın sonrası dönemde daha iyi bir dünya inşa etmek için kullanılmalıdır. Çin ve ABD birlikte, açık dünya ekonomisini inşa etmeli, serbest ticareti ilerletmeli, küresel endüstri ve tedarik zincirinin güvenliği ile istikrarını korumalı ve ayrıca yeşil ile sürdürülebilir kalkınmayı savunmalıdır. İki ülke, küresel ekonominin dijitalleşmesi fırsatını yakalamalı, bilimsel yenilikte uluslararası iş birliğini genişletmeli, yapay zekâ, akıllı kent ve dijital para konusunda diyalog ve iş birliğini ilerletmeli, dijital yönetim kuralları yapılmasını teşvik etmeli ve küresel kalkınmanın dijital gelişmesi, yüksek kalitesi ile güçlü direnci için açık, adil, dürüst ve ayrımcı nitelikte olmayan bir ortamı inşa etmelidir.

İnsanlık tarihinde birkaç kritik seçim anı vardır. Dünya bir kez daha, hataya ya da tereddütlere hiçbir zaman izin verilmeyecek tarihi bir dönüm noktasına geldi. ABD, insan toplumunu açıklık ve kapsayıcılığa, kazan kazan sonuçlarına, istikrara ve refaha yönlendirmeye öncülük yapmak için doğru seçimi yapmalı ve büyük ülke olma sorumluluğunu almak için Çin ile birlikte çalışmalıdır.