Çin ve ABD mücadelesinden kazanan çıkmaz

Çin ve ABD mücadelesinden kazanan çıkmaz

Çin ve Amerika Birleşik Devletleri (ABD) ilişkileri, ABD yönetiminin 2018'in başında Çin'e karşı ticaret savaşı başlatmasından bu yana büyük değişiklikler geçirdi.

ABD ve Çin ekonomilerini ayırmak isteyen Washington'daki Çin şahinleri sayesinde, Beijing'e karşı, ABD'deki Çin yatırımını kısıtlamak da dâhil olmak üzere bir dizi hedefli önlemler alındı. Çinli yüksek teknoloji şirketlerini boğmak, ABD'de bilim veya mühendislik okumak isteyen Çinli öğrencilere vize kısıtlamaları uygulamak ve Çin'de faaliyet gösteren Amerikan şirketlerini ABD'ye geri dönmeye zorlamak, iki ülke arasındaki ekonomik ve ticari alışverişi ciddi şekilde etkiledi.

Byte-Dance tarafından geliştirilen video paylaşım uygulaması olan TikTok ve Tencent'in WeChat'i üzerindeki kısıtlama, ulusal güvenliği, ekonomiyi ve Amerikan halkının özel verilerini koruma bahanesiyle Çin şirketlerine karşı yapılan son ABD hamlesi.

Tüm bu ABD hamlelerinin etkisi, küresel tedarik zincirlerinin Çin'den daha fazla ülkeye genişlemesine yol açacak mı?

Gerçek şu ki, küresel tedarik zincirleri özellikle de yoğun emek endüstrileri, Covid-19 salgını veya ABD'nin tetiklediği ticaret savaşının patlak vermesinden önce bile Çin'den diğer ülkelere kaymaya başladığından zaten genişliyordu. Sektörlerin bu şekilde değişmesi, işgücü maliyeti, değişen tüketici tercihleri ​​ve endüstriyel iyileştirme gibi çeşitli faktörler tarafından belirlenir.

Kuşak ve Yol İnisiyatifi'nin dünya çapında uygulanması ve Çinli işletmelerin "küreselleşme" dürtüsü göz önüne alındığında, Çin'in üretim kapasitesinin bir kısmının değişmesi ve tedarik zincirlerinin denizaşırı ülkelere ve bölgelere uzanması doğaldır.

"YENİ EKONOMİK COĞRAFYA"

Nobel Ekonomi Ödülü sahibi Paul Krugman'ın "yeni ekonomik coğrafya" teorisine göre, endüstriyel farklılaşmanın ve entegrasyonun örtüşen etkileri, endüstriyel yığılmanın "tümsek şeklinde" dağılımına ve üretim kümelenmesinin coğrafi kaymasına yol açacaktır. Tekstil endüstrisinin başlangıçta Avrupa'dan Kuzey Amerika'ya taşınması, ardından imalat endüstrisinin Kuzey Amerika'dan Kuzeydoğu Asya'ya, özellikle Kore Cumhuriyeti, Japonya ve Tayvan'a ve oradan da Çin ana karasına taşınması gibi. Bu nedenle, anakaraya kayan endüstrilerin sonsuza kadar orada kalacağını düşünmek pratik olmaz.

Ayrıca, tedarik zincirleri her zaman hareket etmeye devam ediyor, bu da kötü bir şey değil. Asıl önemli olan, bir ülkenin işletmelerinin küresel pazarlarda işgal ettiği konumdur. Buna ek olarak, artık esas olarak iç piyasa dolaşımına bel bağlayan Çin gibi büyük ekonomiler güçlü bir direnç geliştirdiler.

Yale Üniversitesi'nden Profesör Stephen Roach, CNN'in ile 4 Ağustos'ta yaptığı bir söyleşide, ABD'nin Çin ile olan ticaret açığının temel nedeninin düşük tasarruf oranlarında yattığını söyledi. Roach, ABD'nin Çin ile ticareti sınırlandırması halinde, üçüncü bir ülkeyle benzer ticaret açığı yakında ortaya çıkacak ve bu da ABD'li tüketicilerin daha pahalı ithalatlar için ödeme yapmasına neden olacak. Bu durumun kendi içerisinde vergileri artırmaya eşdeğer olduğunu söyledi.

Çin-ABD ekonomik ayrışması yalnızca ABD şirketlerini ve sermayesini değil, aynı zamanda sıradan tüketiciler de dâhil olmak üzere tüm ABD toplumunu etkileyecektir. Çin Dışişleri Bakanı Wang Yi'nin, "Çin ve ABD birlikte çalışırsa her ikisine de fayda sağlar, ancak birbirleriyle savaşırlarsa (ikisi de) zarar görür" demesinin temel nedeni aslında tam olarak budur.

Kaynak: China Daily