Çin ve AB iş birliği derinleşmeli

Çin ve AB iş birliği derinleşmeli

Çin, Almanya ve Avrupa Birliği (AB) liderleri, pazartesi günü Çin-AB ilişkileri için gelecekteki öncelikleri tartışmak üzere bir toplantı yaptı. Kimi farklılıklara rağmen, Çin ve AB iş birliğini ilerletmek için pragmatik bir yaklaşım sergiliyor. Çin ve AB arasındaki yatırım anlaşmasının sene sonunda imzalanabileceği umut edilirken, taraflar pazartesi günü coğrafi işaretleme anlaşmasının resmi olarak imzalandığını duyurdu.

Yeni tip koronavirüs salgını devam ederken taraflar arasında 22. Çin-AB liderleri toplantısı da dâhil olmak üzere çok sayıda üst düzeyli temas yaşandı. İki taraf ticaret, iklim değişikliği ve dijital konularda diyaloglar gerçekleştirdi. Bununla birlikte Çin ile Avrupa hükümetlerinin ve halkının karşılıklı destek konusunda fikir alışverişinde bulundukları bir zamanda, Avrupa'da Çin ile ilgili birçok eleştiri de ortaya çıktı. Avrupalı ​​bazı medya kuruluşlarının yürüttüğü kampanya özellikle virüs anlatısından yola çıkarak "maske" ve "Kurt Savaşçı" diplomasisini içeriyor. Çin ve AB arasındaki ihtilafların derinleştirilmeye çalışması taraflar arasındaki mevcut ekonomik ve ticaret iş birliğini etkileyebilir.

YAPISAL VE AKTÖREL ETMENLER

Çin-AB ilişkileri iki temel değişkenli önemli bir kavşak noktasında bulunuyor. Bunları "yapısal" ve "aktörel" etmenler olarak sınıflandırabiliriz. Yapısal anlamda dünyada derin ve yüzyıl içinde görülmemiş büyük değişiklikler var. Salgın Doğu ve Batı arasında ya da bir diğer ifade ile gelişmiş ekonomiler ve gelişmekte olan ekonomiler arasındaki güç mücadelelerini hızlandırdı. Bununla birlikte Çin ve Amerika Birleşik Devletleri (ABD) arasındaki rekabette de önemli değişiklikler gözlemleniyor. Çin ve Amerika arasında çok taraflılık, milliyetçilik, barış içinde bir arada yaşama, rekabet ve küreselleşme gibi konularda derin farklılıklar var.

Aktörel kavramını ise yönetim felsefesindeki değişiklikler, ülkeler ya da siyasi partiler arasındaki güç mücadeleleri ve Avrupa'nın harekete geçmesini engelleyen kutuplaşmalar olarak kendi içinde ayırabiliriz. Avrupa büyük güçler oyununa ve jeopolitik rekabete maruz kalırken AB kurumları arasındaki yetkinlik ve birlik arasında genişleyen uçurum göze çarpmaktadır.

ÖNCELİKLERİ BERLİN BELİRLİYOR

Almanya, AB'nin dönüşümlü başkanlığını üstlendiğinden beri Berlin'in bloğun politika önceliklerini belirlediğini görmek gerekir. Berlin yönetimi daha çok dayanışma, Avrupa egemenliği, Covid-19 salgınının olumsuz etkisini azaltma ve daha güçlü Avrupa entegrasyonu üzerine odaklanıyor.

Çin ile ilgili konularda ise Almanya tarafları eşit ve kazançlı ekonomik iş birliğinin kurulmasından yana. Berlin temek motivasyonunun istikrar ve Çin ile eşit düzeyde diyalog olduğu söylenebilir. Çin ve AB arasındaki görüş ayrılıklarına rağmen, Avrupa'daki kimi aktörler ayrılık yerine iş birliği istiyor.

İŞ BİRLİĞİ ACİL İHTİYAÇ

Çin ile AB arasındaki çelişkilerin son iki yılda gerildiği inkâr edilemez. Taraflar arasında çok büyük yanlış anlaşılmalar yaşanıyor ve kimi Avrupa ülkeleri yaşanan rekabetleri fırsat bilerek manevra yapmayı umuyor.  Bu bağlamda Almanya, bloğun istikrara kavuşmasına ve bir denge kurmasına yardımcı olmak için yeniden merkezi bir rol oynayacak. Buna karşın zorlu farklılıkları aşmak ve kıtayı birleştirme görevi de Almanya'nın omuzlarında.

Çin ve Avrupa'nın kapsamlı stratejik ortaklıklarını teşvik etmeleri için hâlâ muazzam miktarda alan var. Uluslararası sistemdeki köklü değişikliklerle birlikte küresel bir ekonomik durgunluk ortasında, Çin ile AB'nin birbirini desteklemesi ve iş birliği yapması gerek.

Kaynak: Global Times