Çin turizm sektörü güçlü bir sıçramaya tanık oldu

Çin turizm sektörü güçlü bir sıçramaya tanık oldu

China Daily / He Yin

Çin turizm sektörü 1-8 Ekim tarihleri arasındaki Güz Ortası Festivali ve Ulusal Gün tatilinde güçlü bir sıçramaya tanık oldu.

Çin Ticaret Bakanlığının verilerine göre, perakende ve yemek firmalarının satışları 600 milyondan fazla Çinlinin seyahat ettiği 8 günlük tatil sırasında geçen yılki Ulusal Gün tatiline kıyasla günlük satış ortalaması yüzde 4,9 artışla 1,6 trilyon yuan'ı (239 milyar dolar) buldu. Bu rakamlar ülkenin yurt içi dolaşımının güçlü canlılığını yansıtıyor.

Almanya'nın Hamburger Morgenpost gazetesinde yayımlanan makaleye göre,  küresel turizmin bu yıl 1 trilyon dolardan fazla zarar gördüğü tahmin edilirken, Çin turizm endüstrisi hemen hemen normale döndü.

Makalede, Covid-19 salgınının çıkmasından yalnızca 9 ay sonra bile yüz milyonlarca Çinlinin 8 günlük Altın Hafta tatilinde akraba ve dostlarını ziyarete gittiği ya da turistik yerlere seyahat ettiği Çin'in tamamının hareket halinde olduğu anlatıldı.  

Birçok uluslararası basın kuruluşu da yakın zamanda Çin'le ilgili benzer yorumlar yaptılar.  

ÇİN TURİZM SEKTÖRÜ GÜÇLÜ BİR SIÇRAMAYA TANIK OLDU

Çin, insanların ve ürünlerin hareketlerini kolaylaştırmak için çaba göstererek ekonomik kalkınmaya dinamiklik kazandırdı. Bu deneyim diğer ülkeler için de faydalı olabilir.

Çin, yerel pazar dayanak noktası olarak yurt içi ve dış pazarların birbirlerini iteklediği bir "ikili sirkülasyon" kalkınma modeli yaratmayı hızlandırdı.

Bu ülkenin kalkınma aşaması, çevre ve şartlarıyla uygunluk içinde aldığı stratejik bir karardır.

Gerçekler Çin'in iç talebin potansiyelini serbest bırakmayı sürdürdüğünü gösteriyor ve iç dolaşımda büyüyen canlanmaya tanık oluyor. Bu arada, Çin açılımı genişletmeye devam ettikçe uluslararası dolaşım yeni bir momentum kazandı.

Çin'in dış ticareti, beşinci müteakip aydaki artışla yıldan yıla ağustosta yüzde 6'ya çıktı. Ülke, başkent Beijing, Hunan ve Anhui bölgelerindeki üç yeni serbest ticaret pilot bölgesi (FTZ) için yakın zamanda bir master plan çıkardı ve pilot FTZ'lerini 21'e çıkararak Zhejiang bölgesindeki pilot FTZ'yi genişletmek için bir plan benimsedi.

Çin, ülkenin güneyindeki Guangdong bölgesinin Shenzhen şehrini gelecek 5 yılda Çin karakteristik özellikleriyle sosyalizmin bir gösteri yerine dönüştürmek niyetiyle pilot reformlarla ilgili bir planı 11 Ekim'de yayımladı. Çin, önemli bölgeler ve kilit bağlantılar reformlarında geniş özerklik tanıyacağı Shenzhen'da, yüksek bir reform seviyesine ilerlemeyi ve yüksek hedeflere doğru açılmayı amaçlıyor.

Ekonomik küreselleşmeyi karşıdan esen rüzgârlar vursa da dünya bir daha karantinaya dönmeyecek ve hiç kimse ülkeler arasındaki ilişkileri koparmayacak.

ÇİN KAPISINI DAHA GENİŞ AÇMAYA DEVAM EDECEK

Çin Cumhurbaşkanı Xi Jinping, Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu'nun 75. Oturumundaki genel müzakerelerde yaptığı konuşmada, "Açık ve kapsayıcı bir kalkınmayı izlemeliyiz, açık bir dünya ekonomisi inşa etmeye bağlı kalmalıyız ve bir köşe taşı olarak Dünya Ticaret Örgütü'yle (DTÖ) çok taraflı ticaret rejimini desteklemeliyiz. Tek taraflılığa 'hayır' demeliyiz ve küresel sanayi ile tedarik zincirlerinin sabit ve kolay işleyişi için çalışmalıyız." dedi.

Çin, diğer ülkelerle karşılıklı çıkar ile ortak kalkınma için iş birliği yapma konusunda her zaman aynı samimiyetini ve kararlılığını sürdürdüğünü dünyaya açıkça gösterdi. Çin, üst düzey açılım yoluyla yüksek kaliteli kalkınmayı teşvik ederek, ülkenin ve dünyanın geri kalanının ortak kalkınmasına yeni fırsatlar getirdi ve böylece uluslararası toplumdan geniş bir kabul ve güven kazandı.

Ülke, yabancı yatırım ile pilot serbest ticaret bölgeleri için olumsuz listesini sürekli kısalttı ve finans sektöründeki yabancı yatırım için olumsuz listeyi resmen temizledi.

2020 Çin Uluslararası Hizmet Ticareti Fuarı (CIFTIS) zengin meyveler verdi ve kasım ayında düzenlenecek üçüncü Çin Uluslararası İthalat Fuarı (CIIE) gittikçe daha fazla yabancı şirketi çekiyor.

Çin ile el ele vermenin kalkınma için parlak umutlar anlamına geldiği uluslararası toplum tarafından yaygın olarak kabul edilmektedir. Sınır ötesi ticaret ve yatırımdaki keskin düşüşe rağmen, çoğu çokuluslu şirketin hâlâ Çin konusunda iyimser olduğu ve Çin'de uzun vadeli kalkınmayı güvence altına alma stratejilerinin değişmediği unutulmamalıdır.

Çin'de ocak ayından temmuz ayına kadar 18 bin 838 yeni yabancı fonlu işletme kuruldu; bunlardan 415'i Japonlar, 860'ı Amerikalılar, 849'u Güney Koreliler, 584'ü Singapurlular, 296'sı İngilizler ve 245'i Almanlar tarafından finanse edildi.

Shanghai'daki Amerikan Ticaret Odası'nın 340'tan fazla üye şirket üzerinde yaptığı ankete göre, soru sorulanların yaklaşık yüzde 92'si Çin'de faaliyetlerine devam edeceklerini söyledi.

ÇİN ÜST DÜZEY AÇILIMLA ORTAK KALKINMAYI TEŞVİK EDİYOR

Çin'deki Avrupa Ticaret Odası'ndan elde edilen veriler -Çin'deki Avrupa Birliği Ticaret Odası tarafından başlatılan İş Güven Anketi 2020- üyelerin yaklaşık yarısının Çin'e yıllık gelirlerinin yüzde 5 ila 10'unundan fazlasını yatıracağını gösteriyor.

Japonya Ekonomik Araştırma Merkezi (JCER) ve gazete işlerinin merkezinde bir Japon şirketi olan Nikkei Inc. tarafından yürütülen bir araştırma, ankete katılanların yaklaşık yüzde 70'inin Çin'in güçlü tüketici talebine güven duyduğunu gösteriyor. Goldman Sachs'ın bir raporuna göre, yarı iletken ekipman ve malzemeler ile sağlık hizmetleri alanındaki şirketlerin çoğu aslında Çin üretimini genişletiyor. Bloomberg, Çin'in finans sektörü daha geniş açıldığında, Amerika Birleşik Devletleri (ABD) fon yönetim şirketlerinin Çin'de yeni bir "altın hücum" başlattığını kaydetti.

Çok sayıda kanıt, uluslararası ekonomik bağlantı ile alışverişin hâlâ dünya ekonomik büyümesinin nesnel gerekleri olduğunu ve açıklığın ve iş birliğinin "manyetik etkisinin" kuralların yönlendirdiği nesnel varoluş olduğunu gösterdi.

Bugün Çin, ülkenin kendisinden daha fazlasıdır; o dünyanın bir parçası. Daha kaliteli, daha verimli, daha adil, daha sürdürülebilir ve daha güvenli kalkınmaya ulaşmak için çabalıyor ve bu aynı zamanda ülkenin açık iş birliği yoluyla tüm ülkelerin ortak kalkınmasını teşvik etme çabalarını da temsil ediyor.

Yeni kalkınma modelini önermek, Çin'in kapalı kapılar arkasında kalkınmaya devam edeceği anlamına gelmez. Bunun yerine kapısını daha geniş açmaya devam edecek. Uluslararası manzara nasıl değişirse değişsin, Çin, her zaman olduğu gibi, tüm ülkelerdeki insanların ortak esenliğini iyileştirmek ve insanlık için ortak bir geleceği olan bir topluluk oluşturmayı teşvik etmek amacıyla gerçek ortak refahı elde etmeyi, tüm ülkeler için geniş ve açık yollar izlemeyi hedefleyecektir.