“Çin Rüyası” hegemonya arzusu değil

“Çin Rüyası” hegemonya arzusu değil

Bir ülkede insanlara mutluluk getirmek istiyorsanız, yenilikler ile refah gerçekleştirmelisiniz. Hâlâ eski düşüncelerde mahsur kalmış bazı politikacılar, gelişmekte olan ülkeleri tehdit olarak görmektedir. Gelişmekte olan yenilikçi ülkelerin gelişimini engellemek için her türlü yolu deneyen bu politikacılar, hegemonik kontrolü sürdürme hayreti içinde hareket ediyorlar.

Uluslararası toplum Çin'in bir inovasyon gücü olduğuna inanırken, bazı gerçekleri göz ardı ederek tehditler üretmeye takıntılı olan bazı Amerikan siyasetçiler, Çin hakkında sorumsuzca açıklamalar yapıyor. Tarih, genellikle adalet ve adaletsizlik arasındaki çatışmalarla birlikte ilerler ve adaletin tecellisini her zaman ortaya koyar.

Cumhurbaşkanı Xi Jinping, yakın zamanda Beijing'de düzenlenen 2019 Yeni Ekonomi Forumu'nda, "Çin Halk Cumhuriyeti'nin gelecek hayali olan 'Çin Rüyası', hegemonya arayışı değildir." diyerek, Çin'in hiçbir gücün yerine geçme niyetinde olmadığının altını çizdi.

1949'DAN BUGÜNE AZİM VE KARARLILIK

Çin Halk Cumhuriyeti, 1949'da kurulduğundan bu yana kayda değer başarılar sağlamıştır, ancak hiçbir şekilde kibirli olmamıştır. Bunun yerine, ülke barışçıl gelişme yolunu izleyerek ve dünyanın geri kalanıyla kazan-kazan ilkesi ile iş birlikleri içinde uyumlu hareket etmek istemiştir.

Financial Times gazetesi ekonomi yorumcusu Martin Wolf'un belirttiği gibi sınır ötesi yaratıcılık akışını önlemenin kimseye faydası yoktur.

Wolf'a göre, eğer eski Çin'den "Dört Büyük İcat" Batı'ya tanıtılmasaydı, Avrupa'nın 15. yüzyılda ilerleyişi mümkün olmazdı.

Amerika Birleşik Devletleri'nin (ABD) muhalefeti Çin ekonomisinin gelişimini engellemeyecek. ABD kendi kendine zarar vermeden Çin'in yükselişini yavaşlatamaz. ABD'nin her hamlesi önce kendi ekonomisini etkileyecektir.

Çin ve ABD arasındaki buzların erimesine ilk katkıları sağlayan ve 50 yılda neredeyse yüz kez Çin'i ziyaret eden eski ABD Dışişleri Bakanı Henry Kissinger, Çin ve ABD'nin iş birliği içerisinde olmasını savunuyor. Kissinger, iki ülke arasındaki ilişkilerin çok özel ve tüm dünya üzerinde güçlü bir etkiye sahip olduğunu düşünüyor.

Çin'in, insanlık için ortak bir gelecek inşası isteği ve zamanın çağrısına yanıt olarak küresel ortaklık ve iş birliğine önem verdiği herkes tarafından görülmektedir. Bu yüzden ABD'nin tutumu en başta kendine zarar verecek.

Kaynak: China Daily / Zhong Sheng