Çin, küresel ekonominin “kara kışını” ısıtıyor

Çin, küresel ekonominin “kara kışını” ısıtıyor

2020 yılının, Çin ekonomisi için sıradan bir yıl olmadığı gibi, mucizelerle dolu bir yıl olduğunu söyleyebiliriz. Covid-19 salgınının başlamasından bu yana, dünya ekonomisi İkinci Dünya Savaşı'ndan bu yana görülen en büyük gerilemeyi yaşadı.

Bazı ülkeler, siyaset ve ekonomi alanlarında Çin'e karşı zorbalık uygulamaya çalışıyor. Çin ekonomisi, daha önce görülmemiş sınamalarla karşı karşıya bulunuyor.

Çin, bu meydan okumalara ve zorluklara hiçbir zaman boyun eğmedi. Merkezinde Xi Jinping'in bulunduğu Çin Komünist Partisi (ÇKP) Merkez Komitesi, halk merkezli politikalar doğrultusunda, isabetli önlemler alarak tüm dünyayı ikna edici bir performans gösterdi.

Küresel ekonominin toparlanma eğilimindeki zayıflık son yıllarda sürerken, buna yüz yılda benzeri görülmemiş bir pandemi eklenince ülkeler üzerindeki baskıyı artırdı. Uluslararası Para Fonu (IMF), 2020 yılında küresel ekonominin yüzde 4,4 daralacağı tahmininde bulundu. IMF'nin tahminlerine göre, ABD ekonomisi yüzde 4,3, Euro Bölgesi ekonomisi yüzde 8,3 ve Hindistan ekonomisi yüzde 10,3 küçülecek. Salgın nedeniyle küresel ticaret ve yatırımda da büyük boyutta düşüş yaşandı.

Küresel ekonominin içinde bulunduğu "kara kış" dönemine ılıklık getiren tek unsur ise hızla toparlanan Çin ekonomisi…

Salgını etkin şekilde kontrol altına alabilen ilk ülke olan Çin, ülke genelinde yeniden işbaşı ve üretimi de en erken gerçekleştiren ülke oldu. İlk çeyrekte yüzde 6,8 gerileyen Çin ekonomisi, ikinci çeyrekte yüzde 3,2, üçüncü çeyrekte ise yüzde 4,9 büyüme kaydetti. Çin, böylece dünyanın başlıca ekonomileri arasında negatiften pozitif büyümeye geçen tek ülke oldu. Çin ekonomisinin büyüklüğünün bu yıl 100 trilyon yuana ulaşacağı tahmin ediliyor.

Dünya Bankası, 23 Aralık'ta yayımladığı raporda, Çin ekonomisinin bu yıl yüzde 2 büyüyeceğini öngördü. OECD tarafından hazırlanan rapora göre, Çin'in küresel ekonomiye sağladığı katkı, toplamın üçte birini oluşturuyor. Salgının getirdiği olumsuz etkilere rağmen, Çin ekonomisinin küresel ekonomiye sağladığı katkı artış gösterdi.

Meksika merkezli El Financiero dergisinde 15 Aralık'ta yayımlanan bir makalede, küresel ekonominin Çin ekonomisinin desteğine şimdi daha çok ihtiyaç duyduğu, 2021 yılında küresel ekonominin dibe vurarak yeniden sıçramasının Çin'in sürekli toparlanması sayesinde olacağı belirtildi.

"Salgını kontrol etme ile ekonomik gelişme arasında nasıl koordinasyon sağlanmalı?" sorusuyla diğer ülkelerin olduğu gibi, Çin de karşı karşıya bulunuyor. Ancak merkezinde Xi Jinping'in bulunduğu ÇKP Merkez Komitesi, kararlılık ve cesaret göstererek halkın canını ilk sırada tutma ilkesinden hareketle bu zorluğu aştı. Ekonomik bedelleri ne olursa olsun, halkın güvenliği ve sağlığı daima en ön planda yer aldı.

Çin hükümeti ve halkı tek yürekle hareket etti, ülkenin tüm gücü seferber edildi. Yediden yetmişe her hastaya kapsamlı tedavi uygulandı. Böylece salgınla mücadelede nihai zafer kazanıldı.

Çin, salgınla mücadelede kullanılan malzemelerin üretimine güvence sağlarken, çeşitli sektörlerin yeniden işbaşı yapmasını aşamalı olarak gerçekleştirdi. KOBİ'lere destek önlemleri zamanında ve etkili şekilde hayata geçirildi. Lokanta ve sinemaların doluluk oranında yavaş da olsa artış görüldü. Çin artık, düzenli, sürekli ve yeşil toparlanma yoluna girmiş oldu.

Salgının başlamasından bu yana Çin diğer ülkelere salgınla mücadelede kullanılmak üzere malzemeler sağladı, 200 milyar adet maske gönderdi.

Covid-19 aşılarını da var gücüyle geliştiren Çin, aşıların küresel kamu ürünü olarak kullanılacağı taahhüdünde bulundu. Küresel endüstri ve tedarik zincirinin istikrarını korumak için somut adımlar atan Çin, diğer ülkelerin piyasalarının istikrarının korunmasına da destek verdi. Bazı ülkelerin salgını siyasileştirerek, küresel tedarik zincirine zarar verme, yabancı yatırımların Çin'e girmesini engelleme ve yabancı şirketleri Çin'den ayrılma konusunda kışkırtma komploları da suya düştü.

Salgın, dünya çapında yayılmaya devam ediyor. Ancak Çin'in dışa açılma, insanlık için ortak kader topluluğu oluşturma ve Kuşak ve Yol inisiyatifini hayata geçirme konularındaki kararlılık ve güveni değişmedi.

Yılın ilk 11 ayında, Çin'de fiilen kullanılan yabancı sermaye yüzde 6,3 artarak 899 milyar 380 milyon yuanı buldu. Bu alanda, art arda 8 ay yükseliş gerçekleştirildi. Aynı dönemde, Çin'in dış ticaret hacmi de yüzde 1,8 artarak 29 trilyon 40 milyar yuana ulaştı.

Bazı ülkeler, ticarette korumacılığa, tek taraflılığa ve zorbalığa başvururken, Çin ise tüm dünyaya kucak açtı. Çin'in dış ticaretindeki yükseliş de bunun en güçlü kanıtlarından.

Çin, salgını kontrol etme ön şartıyla Çin Uluslararası Hizmet Ticareti Fuarı, Çin Uluslararası İthalat ve İhracat Fuarı ve Çin Uluslararası İthalat Fuarı gibi büyük çaplı organizasyonları öngörülen tarihlerde başarıyla düzenledi. Çin ve yabancı ülkeler arasında ticari iş birliği köprüleri kuruldu, Çin'in daha yüksek seviyede dışa açılacağı yönünde sinyaller verildi.

Türkiye'den kalkan yük treni, Xi'an kentine 19 Aralık'ta ulaştı. Salgın döneminde, Çin ile Türkiye arasındaki tren seferleri rutin bir hâl almaya başlıyor. Çin, bugüne kadar 138 ülke ve 31 uluslararası örgütle Kuşak ve Yol kapsamında 201 iş birliği belgesine imza attı.

Çin'de serbest ticaret bölgelerinin ölçeği ve kapsamı genişletildi, yabancı yatırımların Çin piyasasına giriş iznine dair negatif liste kısaltıldı. Dünyanın içinde bulunduğu karmaşık duruma rağmen Çin, dışa açılmada daima ısrarcı oldu.

Çin, 1,4 milyarlık nüfusuyla dev bir piyasaya, Çin'in gelişmesi de muazzam bir potansiyele sahip. Çin Cumhurbaşkanı Xi Jinping, 22 Eylül 2020 tarihinde Birleşmiş Milletler (BM) 75. Genel Kurulu'nun ilgili oturumlarında yaptığı konuşmada, "Çin, tek başına kalkınmak peşinde değil. 'Sen kaybedersen, ben kazanırım' yönünde bir sonuç istemiyor. Çin, dışa kapalı bir durumda gelişmeyecek. Çin, iç ve dış sirkülasyonun birbirini ilerleteceği yeni bir kalkınma modeli oluşturacak. Çin ekonomisi gelişeceği gibi, küresel ekonomik toparlanmaya ve büyümeye dinamizm katmaya devam edecek." ifadelerini kullandı.

Tüm dünya, Çin ekonomisinin 2021 yılında daha da güzel bir performans ortaya koymasını sabırsızlıkla bekliyor.