Çin kalkınmada İngiltere'nin önüne geçmeyi nasıl başardı?

Çin kalkınmada İngiltere'nin önüne geçmeyi nasıl başardı?

İngiliz analist Tom Fowdy, Çin Halk Cumhuriyeti ve İngiltere ekonomik gelişim sürecini Global Times gazetesi için değerlendirdi. Sizler için alıntılıyoruz:

Çin'de yaşayan bir Britanyalı olarak, İngiltere'ye sık sık ziyaret gerçekleştirerek sürekli iki farklı politik ve ekonomik sisteme maruz kalıyorum. Her ikisi de elbette avantaj ile dezavantajlarına sahip. Bu konuda tartışılması gereken çok şey var. Bununla birlikte, bazı bölgelerde, Çin'in ulusal başarılarının İngiltere başarılarının önüne geçtiğini gördüm.

Çin hükümetinin yatırım politikaları, bunlarla sınırlı olmamak üzere, kapsamlı bir yüksek hızlı demir yolu ağı, son teknoloji havalimanları, önde gelen kentsel ulaşım sistemleri, etkileyici kentsel kalkınma ve birçok alanda yaşanan reform göz kamaştırıcı.

ÖZELLEŞTİRME İLE BAŞLAYAN GERİLEMELER

İngiliz ve Çin hükümetinin ekonomik kalkınmaya yönelik tutumu arasındaki temel farklar nelerdir? 1980'lerden bu yana, İngiliz ekonomi politikasında hükümetin müdahalesi olmadan "serbest bir özel pazarın" temel ulusal altyapı da dahil olmak üzere tüm ekonomik başarının tarifi olduğuna inanan bir paradigma hakimdir. Eski Başbakan Margaret Thatcher hükümeti bu politikayı artırarak, altyapı hizmetleri sunan çoğu kurumu özelleştirdi.

Buna karşılık Çin, ekonomik kalkınmanın, kilit sektörlerin ve piyasa güçlerinin temel yönlerinin devlet liderliği tarafından şekillendirildiği ve denetlendiği bir "sosyalist piyasa ekonomisi" ilkeleri altında faaliyet gösteriyor. Çin, piyasa güçlerinin ülke ekonomisi üzerindeki rolünü ve etkisini genişleten reformlar ve açılım yoluna girmiş olsa da denetleme mekanizmasını elden bırakmamıştır. Büyüme ve kamusal ihtiyaçların güvence altına alınması devlet politikası haline dönüşmüştür.

BÖLGESEL KALKINMALARIN ÇÖKÜŞÜ

1980'lerde devlet endüstrisinin dağılması ile İskoçya ve Galler'de artan yoksulluk Londra ve çevresindeki bölgelerde durgun bir ekonomi yarattı. Ekonomi piyasa güçlerine aşırı bağımlı olduğundan, bu dengesizliği gidermek için hiçbir zaman yeterli yatırım alamamıştır. Geçen dokuz yıl boyunca, mevcut İngiltere hükümeti, yerel yönetimlere ve altyapıya yaptığı yatırımlar ile ülke çapında bazı sorunları azaltmaya çalıştı.

Her ülkenin bölgesel dengesizlikleri olsa da Çin buna rağmen devlet eli ile yatırıma odaklandı ve Shanghai, Shenzhen, Fujian, Qingdao ve Tianjin gibi bölgelere büyük yatırımlar yaptı. Eğer Çin İngiltere'nin modelini izleseydi, Beijing tek başına ekonomik bir merkez olurdu.

Bu nedenle, bir bütün olarak deneyimlerim bana Çin'in İngiltere'yi belirli yönlerden geçmeye başladığını gösteriyor. İki ülkenin büyüklük, kapsam ve tarih bakımından çok farklı olmasına rağmen, İngiltere'nin mevcut ekonomik sistemi 21. yüzyılda devam eden gelişimini güvence altına almayı başaramadı.