Çin ekonomisinde yeni adımlar

Çin ekonomisinde yeni adımlar

Chongqing Üniversitesi, Sosyal Bilimler Fakültesi Dekanı Shujie Yao, küresel ekonomide yaşanan sıkıntılar ve Çin Halk Cumhuriyeti'nde yaşanan bilinçli ekonomik dönüşümleri China Daily gazetesi için ele aldı. Sizler için alıntılıyoruz:

Çin Halk Cumhuriyeti'nde büyüme oranları 2019'un ilk çeyreğinde yüzde 6,2'ye gerilemişti. Bu büyüme oranı 20 yıldan bu yana ölçülen en düşük büyüme oranı olarak kaydedilirken, ilk 10 ekonominin oranlarına göre en yüksek seviyede.

Çin'in ekonomik performansı ile ilgili endişelerin başında, düşüş eğiliminin 2019'un son çeyreğinde ve sonrasında devam edip etmeyeceğidir.

Amerika Birleşik Devletleri'nin (ABD) 2018 yılında Çin'e karşı başlattığı ticaret savaşları ve teknoloji ambargosu, Çin'in dışarıdan bir kuşatma altına alındığını gösteriyor. Dış riskler ve belirsizlikler, Avrupa'daki ekonomik yavaşlama, birçok gelişmekte olan ekonominin zayıflaması küresel anlamda ekonomiyi çıkmaza sokmaktadır. Suriye ve İran'daki karmaşa, Çin'in petrol ithalatına yoğun olarak bağımlı olduğu Orta Doğu'daki barışı tehdit ediyor.

Sınır ötesi doğrudan yatırım, 2019'un ilk üç çeyreğinde küresel düzeyde yüzde 20'den fazla daralmıştır. Avrupa Birliği (AB) ve ABD'de yaşanan daralmalar, Çin'in uluslararası ticaretini ve sınır ötesi yatırım için büyük baskılar teşkil ediyor.

Çin ekonomisi, yapısal bir değişime giderek orta ve yüksek gelire hizmet sektörü oluşturma eğilimi gösteriyor. Arz yanlı reform programlarındaki endüstri dönüşümleri bazı önemli sonuçları ortaya çıkardı. Fakat eski ekonominin eski itici güçlerini yenileri ile değiştirmek gerektiğinden, büyüme seviyelerinin sürdürebilirliği konusunda bazı zorluklar doğdu.

Ciddi dış risklere ve iç baskılara rağmen, Çin ekonomisi güçlü esneklik göstermiştir. Çin'in Gayri Safi Yurt İçi Hasılası'nın (GSYİH) mutlak büyüklüğü göz önüne alındığında, yüzde 6,2'lik bir artış büyük bir başarı. Hizmet sektörü ve iç tüketim, imalat ve yatırımın oynadığı baskın rolü yavaş yavaş üstlendi, ancak iç tüketim daha önce de belirtildiği gibi kalite geliştirme ve yapısal değişim ile yavaş yavaş arttırıldı.

İstatistiksel verilerin dikkatli bir şekilde analiz edilmesine dayanarak, Çin'in yüzde 6'dan daha büyük bir büyüme oranını sürdürme konusundaki baskılara maruz kalacağı aşikâr. Buna rağmen Çin, 2025'ten önce büyük bir ekonomi ile dünya örnek teşkil edecek bir ülke olacak.