Çin dünyanın en büyük ekonomisi olacak

Çin dünyanın en büyük ekonomisi olacak

Global Times / Wang Wen

Başkan Donald Trump'ın dört yıllık başkanlığında Amerika Birleşik Devletleri'ni (ABD) berbat hale getirme biçimi açıkça bütün dünyayı şoke etti. ABD'nin şu anda yaşamakta olduğu niteliksel değişikliklere yakından bakarsak, ülkenin toplumsal, ekonomik ve siyasi sisteminin işlemez hale gelmesinin ve Trump'ın delice hareketlerini tamir etmek için niçin hiçbir şey yapılamayacağının derin nedenlerini görebiliriz.

ABD, bugün 1789'da George Washington'ın ilk başkan seçildiği aynı Amerika değil. Ne de 1979'da Çin ve ABD'nin diplomatik ilişki kurduğu ülke ile aynı ülke değil. Hatta Joe Biden'ın başkan yardımcısı seçildiği ülkeden de çok uzakta.

ABD TOPLUMUNUN YAPISI DEĞİŞTİ

Neden? İlk olarak, ABD toplumunun yapısı değişti. 1950'de yüzde 87,5 olan bütün ABD nüfusundaki beyaz insanların oranı 2019'da yüzde 56'ya düştü. 2050'ye gelindiğinde, bu oran yüzde 49 olacak, beyaz insanlar da "çoğunluktaki azınlık" haline gelecek. Toplumsal yapıdaki nitelik değişiklikleri bir bütün olarak Amerikan değerlerini etkiliyor. Kendinden menkul etnik "erime noktası" sistemi artık ABD'de etkin değil, özgürlük, demokrasi ve hukukun üstünlüğü gibi bu görünüşteki yüce değerler, farklı insan grupları tarafından farklı ve hatta birbiriyle çakışan şekillerde anlaşılıyor.

İkincisi, ABD ekonomisinin yapısı da değişti. Ülkenin Gayri Safi Yurt İçi Hasıla'sı (GSYİH) 1998 ile 2008 arasında yüzde 47 büyüdü, ama bunun sadece yüzde 5'i üretim sektöründeydi. Bu 50 yıl önce üretimin ABD emek sektörünün üçte birini desteklediği durumdan çok uzakta. ABD artan biçimde finansal "rantiyeler" ve "kavgacılar" sınıfı tarafından desteklenen bir ülke haline geldi. Sanayi ve gelir yapısındaki nitelik değişiklikleri ABD'de artan eşitsizliğe yol açtı. Salgın koşullarında ABD evlerinin yüzde 81'i ipoteklerini ve kiralarını ödeme baskısı altında. Yüzde 11'lik borçların ödenmemesi 2008'deki finansal krizdeki rakamlardan bile yüksek. Afrika-Amerikalı öğrencilerin yaklaşık olarak yüzde 40'ı ve Latin öğrencilerin yüzde 30'u okullar kapanmışken çevrim içi derslere erişemiyor, bu oran beyaz öğrenciler arasında yüzde 10.

AMERİKAN HALKI ARASINDA "SOĞUK İÇ SAVAŞ" VAR

Ekonomik yapıdaki bu tür değişiklikler, sosyal güvenlikten vergilere, sağlık bakımlarından göçe kadar ABD'deki ortak taleplerin farklılaşmasına yol açıyor. Ekonomik politikalar ileriyi görmeyen ve uygulanması zor hale geldi. Daha da kötüsü, bu politikalar sürdürülmesi zor bir "sarkaç" etkisi yarattı.

ABD'deki üçüncü büyük değişiklik, siyasi yapıyla ilgili. Ülke, mevcut siyasi "kutuplaşması" giderek daha büyürken, bir "iç tüketim makinesi" haline geldi. Birbirlerini "hiç" sevmeyen Cumhuriyetçiler ve Demokratların oranı yüzyıl önce yüzde 16,5 iken, şimdi yüzde 80'in üstüne çıktı. Aynı zamanda Amerikan halkı arasında bir "soğuk iç savaşın" olduğunu söyleyebiliriz. Haziran ayında yapılan bir Gallup araştırmasına göre, 1990'larda yüzde 90'dan fazla olan Amerikalı olmaktan gurur duyan Amerikalıların oranı yüzde 63'e düştüğü için, Amerikan halkının kendine güveni sert biçimde düştü. Siyasi yapıdaki değişiklikler ABD hükümetinin günlük işleyişinde sorunlar yarattı. Sonsuz tartışmalar, eleştiri, suçlama ve yalan ifade aynı standartlara sahip ortak hedefler peşinde koşmaktan baskın hale geldi.

ÇİN DÜNYANIN EN BÜYÜK EKONOMİSİ OLACAK

Bu arada, Çin de değişiyor. Üretim bakımından 2011'de, toplam mal ticaretinde 2013'te ve patent sayısında 2019'da ABD'yi geçti. Eğer her şey iyi giderse, Çin'in 2020'nin sonunda dünyanın en büyük tüketici pazarı olarak ABD'yi geçmesi bekleniyor. 2030 civarında, Çin dünyanın en büyük ekonomisi olacak.

Gelecek 5 ila 10 yılda, Çin ve ABD birbirleri hakkındaki anlayışlarını yenileme gereği duyacaklar. ABD'nin kendi niteliksel değişikliklerini görmeli ama Çin'in de durdurulamaz olduğunun farkına varmalı. ABD tamamen farklı bir mekanizma, sistem ve ideolojiye sahip bir Çin'e uyum sağlamalı. Çin de değişen bir Amerika'ya nasıl davranacağını öğrenmek zorunda kalacak.

ÇİN VE ABD'NİN BİRBİRLERİNİ ANLAMAYA İHTİYACI VAR

Çin ile ABD'nin, uzun dönem temelinde birbirlerini yeniden anlamaya ihtiyacı var. ABD'nin Çin anlayışı hâlâ 20. yüzyılın ortasında Harvard Tarih Profesörü ve Sinolog John King Fairbank tarafından yazılan "ABD ve Çin" kitabına dayanıyor. Ve Çin'in ABD anlayışı bugün de temel emperyal hegemonya çerçevesi ile sınırlı.

İki yüzyıl önce yeni kurulan ABD'yi anlamak için Fransız Sosyolog ve Siyaset Bilimci Alexis de Tocqueville ABD'deki farklı eyaletleri gezdi ve dört ciltlik "Amerika'da Demokrasi" kitabını yazdı. 50 yıl kadar önce, 2. Dünya Savaşı'ndan sonra Japonya'yı anlamak için, Amerikan Antropolog Ruth Benedict ünlü Japonya incelemesi Krizantem ve Kılıç'ı yazdı.

Bugün bazı Çinli entelektüellerin Amerikan toplumunu derinliğine incelemesine ve yeni dönemde ABD üzerine benzer bir anıtsal bir eser yaratmasına ihtiyacımız var. Bu beklemeye değer bir şey.