Çin-ABD ilişkilerinde yeni bir denge kurulmalı

Çin-ABD ilişkilerinde yeni bir denge kurulmalı

Amerika Birleşik Devletleri (ABD) dış politikasında güttüğü "Önce Amerika" ilkesi ile giderek ön plana çıkıyor. Bir zamanlar en büyük tedarik merkezi olan ABD, artık yalnızca ulusal çıkarlarına odaklananmış durumda. Bu politika tutumu ülkenin küresel liderliğini zayıflatırken, ABD'yi "cimri" bir hale büründürüyor.

Diplomasinin daralması ile ABD belirli meseleler üzerinden saldırgan davranışlar sergilemeye başladı. Bu meselelerin en başında ticaret geliyor. Çin, Avrupa Birliği ve Japonya gibi hemen hemen tüm büyük ekonomilere karşı ticaret savaşları başlatan Beyaz Saray, Dünya Ticaret Örgütü kurallarını hiçe sayıyor.

Ayrıca ABD yönetimi, Tayvan sorununun revizyonizmine meyilli olduğunu ve bazı Tayvan yanlısı yetkililerin ABD'de kilit karar alma pozisyonlarında bulunduğunu belirtti. ABD Başkanı Donald Trump'ın, Tsai Ingwen ile yaptığı telefon görüşmesi ve "ABD-Tayvan ilişkilerini" önemli ölçüde iyileştirme yolunda olduğunun göstergesi sayıldı. ABD'nin "Asya Güven Reasüransı" 2018 Eylemi ile Tayvan Boğazından uçak gemilerinin geçişi gibi kışkırtıcı hareketleriyle Çin anakarasının yükselişini kontrol etmeyi amaçlıyor.

ABD, boğazlar üzerindeki gerginlikleri artırmayı deneyip, adadaki bazı ayrılıkçı unsurları "Tayvan bağımsızlığını" için tetikleyebileceğinden, Beijing türlü provokasyona hazırlıklı olmalı.

ÇİN "YENİDEN KÜRESELLEŞME" DE KİLİT ROL OYNAYABİLİR

ABD'nin 2017 yılında yayımlanan Ulusal Güvenlik Stratejisi raporunda Çin stratejik bir rakip olarak belirtiliyordu. Bu söylem ABD-Çin ilişkilerini ciddi şekilde etkiledi. Rapor aynı zamanda ABD elitlerinin Çin'e karşı ideolojik önyargılarının yanı sıra Çin'in yükselişi konusundaki endişelerini de yansıtıyor.

ABD'nin popülist, serbest ticaret karşıtı ticaret ve küreselleşme karşıtı uygulamalarının aksine, Çin'in ortak girişim çağrıları yeniden küreselleşmeyi sağlam bir şekilde destekliyor. Çin, serbest ticaret ve küreselleşme konusunda son derece açık fikirli ve yapıcı olmasına rağmen, ABD giderek daha içeriye dönük ve merkezi hale geldi.

İNSANLAR ARASINDAKİ DEĞİŞİMLERİ DESTEKLEMEK

Bunu başarmak için Çin-ABD ilişkisindeki üç temel olan, siyasi güven, ekonomik ve ticari iş birliği. İnsanlar arasındaki iletişimin geliştirilmesi, bu konudaki kilit noktalardan biri. Çin Halk Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Xi Jinping'in belirttiği gibi, devletler arasındaki sağlam ilişkilerin anahtarı halklar arasındaki ilişkide yatıyor.

Her iki ülke arasındaki insan trafiği göz ardı edilmemeli. ABD, Çinli akademisyenler ve öğrencilerin ABD'deki eğitim kurumlarına alınmalarını kısıtlayan girişimlerde bulunuyor. Bu tür girişimler küreselleşmenin önünü kapatıyor.

Kaynak: China Daily / Wang Dong