Çin-AB Yatırım Anlaşması ilgili bütün taraflara yararlı

Çin-AB Yatırım Anlaşması ilgili bütün taraflara yararlı

Çin Cumhurbaşkanı Xi Jinping, dün Almanya Başbakanı Angela Merkel, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Avrupa Birliği (AB) Konseyi Başkanı Charles Michel ve AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen ile video konferans yöntemiyle bir görüşme yaptı.

Liderler görüşmede, Çin-AB Yatırım Anlaşması'na ilişkin müzakerelerin öngörülen tarihte tamamlandığını açıkladı.

Sonrasında anlaşmanın imzalanması ve onaylanması sürecinin beklenmesine rağmen yedi yıl süren 35 tur müzakerenin sonucunda söz konusu büyük ilerlemenin kaydedilmesi, küresel ekonominin Covid-19 etkisinin altında kaldığı şu günlerde şüphesiz bütün taraflara yarar getirecek bir gelişme.

Hem Çin hem de Avrupa için dengeli, yüksek seviyeli, karşılıklı yarara ve ortak kazanca dayalı söz konusu ilerlemeler, Çin ile Avrupa'nın karşılıklı yatırımları için daha geniş bir piyasaya giriş izni verilmesini sağlayacak. Ayrıca, daha yüksek seviyeli bir iş ortamı, daha güçlü bir kurumsal güvence ve daha parlak bir iş birliği ufku yaratacak.

Çin tarafından yapılan resmi açıklamaya göre, Çin ve Avrupa dışa açılma konusunda taahhütlerde bulunmanın yanı sıra, kendisine ait gerekli denetim ve yönetim yetkisini de muhafaza ediyor. İki taraf, karşılıklı yatırımı arttırmanın yanı sıra, yatırımların sürdürülebilir şekilde kalkınmasına yarar sağlanması gerektiğine de vurgu yaptı.

Bununla birlikte anlaşmanın kapsamı, geleneksel ikili yatırımı aşarak, pazara giriş izni taahhütleri, adil rekabet kuralları, sürdürülebilir kalkınma ve anlaşmazlıkların çözümü içeriklerine de sahip. Dolayısıyla, yüksek düzeyde müzakere sonuçları elde edildiğini söylemek mümkün.

Çin ve Avrupa, yüksek seviyede karşılıklı yarara dayalı piyasaya giriş izni taahhütlerini ortaya koydu. Anlaşmada yer alan bütün kurallar, iki taraf için de geçerli. Bu kurallar ayrıca, karşılıklı yarar ve karşılıklı kazanç ilkelerini yansıtıyor.

İstatistiklere göre, mevcut durumda AB'nin Çin'e yatırımı, Çin'in çektiği tüm yabancı sermayenin sadece yüzde 5'ini oluşturuyor. Çin'in Avrupa'ya yatırımı da, AB'nin çektiği tüm yabancı sermayenin sadece yüzde 3,4'ünü oluşturuyor. Bu durum, iki tarafın ekonomik büyüklüğüne yakışmıyor. Dolayısıyla, Çin-Avrupa Yatırım Anlaşması, bütün tarafların beklentilerine uygun bir anlaşma.

Bu yıl, Covid-19 salgını tüm dünyada ciddi etki yarattı, öte yandan ticari korumacılık yükselişini sürdürdü. Küresel ekonomi hâlâ büyük baskılarla karşı karşıya. Böyle kritik bir dönemde Çin ve Avrupa el ele vererek, küresel endüstri zincirlerinin bir an önce toparlanmasına katkı yapıyor ve tüm dünyaya serbest ticaret ve çok taraflılığı koruma yönünde güçlü bir mesaj veriyor.

Tıpkı Çin Cumhurbaşkanı Xi Jinping'in dünkü online görüşmede vurguladığı gibi, Çin-AB Yatırım Anlaşması salgın sonrasında küresel ekonominin toparlanmasına güç katmanın yanı sıra, küresel ticaret ve yatırım özgürlüğü ile kolaylığını ilerletecek. Anlaşma ayrıca, dışa açık dünya ekonomisi oluşturulması için Çin ve Avrupa gibi iki dev piyasadan önemli katkılar sunacak.