Boris Johnson, Brexit planı ile kargaşa yarattı

Boris Johnson, Brexit planı ile kargaşa yarattı

İngiltere Başbakanı Boris Johnson, anlaşmalı ya da anlaşmasız ama muhakkak 31 Ekim tarihinde Avrupa Birliği'nden (AB) ayrılık anlamı taşıyan Brexit'i hayat geçirme konusunda kararlı. Beklenen tarih yaklaşırken olası tüm engelleri yıkma hamleleri yapan Johnson'ın Kraliçe tarafından da onaylanan Parlamento'yu askıya alma kararı siyaset dünyasında yeni bir tartışma ve bölünmeyi de beraberinde getirdi.

İngiltere Başbakanı Boris Johnson, kendi Brexit stratejisine karşı olan milletvekillerinin karşı oy kullanmaları ihtimaline karşı Parlamento'yu beş haftalığına kapatma kararını açıklayarak anayasaya aykırı bir vaziyete neden oldu.

Başbakan, Kraliçe 2. Elizabeth'ten Parlamento'yu 14 Ekim'e kadar askıya almasını istedi. 2016 referandumundan bu yana ülkede süregelen Brexit tartışmasına dâhil olmaktan özenle kaçınan Kraliçe, Johnson'un talebini özel konsey toplantısında kabul ettiğini açıkladı. Kraliçe'nin de onayladığı bu taleple birlikte İngiltere Parlamentosu 1945'ten bu yana en uzun süre askıya alma sürecini yaşayacak.

JOHNSON, AB'DEN AYRILMAYA KARARLI

Johnson, İngiltere'nin AB'den 31 Ekim'de anlaşmalı veya anlaşmasız ayrılacağı konusunda kararlı. Ancak milletvekillerinin büyük çoğunluğu Blok'tan anlaşmasız bir şekilde ayrılma ihtimalinin karşısında duruyor. Şimdi yapacakları şey, Parlamento 3 Eylül'de açıldığında, hükümeti rota değiştirmeye zorlamak için çok daha hızlı davranmak olacak.

"BU, ANAYASA'YI ÇİĞNEMEKTİR"

Milletvekillerinin 31 Ekim'de anlaşmasız bir Brexit gerçekleşmesi ihtimalinin önüne geçme çabalarını engellemek için tasarlanan bu hareket, Avam Kamarası Başkanı John Bercow tarafından, "anayasayı çiğnemek" olarak tanımlandı.

Brexit karşı kampanyanın destekçilerinden Gina Miller, Parlamento'nun açılışını erteleme kararına yönelik adli inceleme başvurusunda bulundu.

Kararı kınayan isimler arasında yer alan Bercow, "Bu çok açık ki parlamentonun açılışını erteleme kararının amacı, Meclis'teki Brexit tartışmasını durdurmaktır. Parlamentonun kapatılması, demokratik sürece ve halkın seçilmiş temsilcileri olan milletvekillerinin haklarına karşı bir suç teşkil edecek." ifadelerini kullandı.

Buna karşın Downing Caddesi yetkilileri ise, bu kararın Brexit anlaşmasının şartlarını oluşturmak üzere tasarlandığını savundu.

Johnson, Parlamento'nun 17 Ekim'de gerçekleştirilecek AB Liderler Zirvesi'nden sadece birkaç gün önce açılacak olmasıyla, İrlanda sınırını kapsayan "backstop"ın olmadığı bir anlaşmanın oluşturulmasına odaklanmayı umuyor.

JOHNSON KARARININ ARKASINDA

Parlamento'nun Avrupa Konseyi'nden önce ve sonra kapalı olmasının hayati önemi olduğuna inandığını vurgulayan Johnson, "Eğer umduğum gibi olursa, AB ile anlaşmanın hayata geçirilme tarihi yaklaşırken, 31 Ekim'den önce Parlamento'dan geçmesi gereken ayrılık anlaşması tasarısının şansı daha yüksek olacak." diye konuştu.

Downing Caddesi yetkilileri, Parlamento'nun askıya alınmasına karşı çıkan milletvekillerinin tepkilerinden memnuniyet duyduklarını belirtirken, bir Johnson destekçisi, Johnson'ın anlaşmasız Brexit'ine muhalif olanların aslında 2016 referandumunun sonuçlarına muhalif olduklarını iddia etti.

MUHALEFET PARTİLERİ ŞAŞKIN

Parlamento'nun kapatılması kararı, Brexit'i 31 Ekim'den daha ileri bir tarihe ertelemeye çalışmayı planlayan muhalefet partilerinde şaşkınlığa yol açtı. Üst düzey vekiller, Johnson'ı Brexit'te daha fazla ertelemeye ikna etmek üzere yasaları zorlayacak zamanı bulamayacaklarını vurguladılar.

Ek olarak milletvekillerinin hükümete güvensizlik oyu vermeleri için ihtiyaçları olan çoğunluğa sahip olmadıkları görülüyor.

İşçi Partisi lideri Jeremy Corbyn, Meclis'in gelecek hafta açılmasıyla birlikte muhalefet partilerinin olabildiğince hızlı hareket edeceğini söyledi.

Anlaşmasız Brexit'e karşı çıkan isimler arasında yer alan Muhafazakâr Parti üyesi Philip Hammond da, "Parlamentonun, bir ulusal kriz zamanında hükümete dâhil olması engellenirse bu anayasaya aykırı olur." açıklamasında bulunarak, Parlamento'yu kapatma hareketinin son derece demokrasi dışı olduğunun altını çizdi.

Anlaşmasız Brexit'e karşı olan bir diğer Muhafazakâr Parti milletvekili Dominic Grieve de Johnson'ın Parlamento'yu askıya alma hamlesini "oldukça çirkin" olarak nitelendirdi ve milletvekillerinin Johnson hükümetini devirmek için "çok hızlı" olacağını sözlerine ekledi. Downing Caddesi yetkililerinin hükümetin devrilmesi tehdidine yanıtı ise, böyle bir planın başarısız olacağını yönünde oldu. Bir hükümet yetkilisi ise, "Öyle bir durumda başka bir hükümet önermek yerine Parlamento'yu fesheder ve 1 ile 5 Kasım arasında seçim çağrısı yaparız." dedi.

2011 tarihli Parlamento yasası uyarınca, bir güven oylamasının ardından güvensizlik oyu çıkması durumunda 14 günlük bir "soğuma" dönemine girilir ve ardından alternatif bir hükümet kurulmazsa, seçime gidilir.

Kaynak: Financial Times / Sebastian Payne & Jim Pickard