Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku Anlaşması

Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku Anlaşması

Global Times

Kısa süre önce, Güney Çin Denizi Ulusal Enstitüsü (NISCSS) FIETTA LLP tarafından ortaklaşa bir Güney Çin Denizi Hakemliği Sorununda Tahkim Heyeti Kararı Yasal Eleştirisi (bundan sonra "eleştiri" diye bahsedilecek) yazıldı. Eleştirinin tam metni Asya Uluslararası Hukuk Yıllığı'nda yayınlandı ve Hollanda'daki Brill Academic Publishers tarafından yerli ve yabancı araştırma kurumları, uzmanlar ile akademisyenler ve genel olarak uluslararası toplum tarafından serbestçe indirilmek üzere çevrim içi olarak kullanıma sunuldu.

Bir Çin düşünce kuruluşunun uluslararası olarak tanınan hukuk bürosu ortakları, İngiltere, Amerika Birleşik Devletleri (ABD) ve Hollanda'dan üst düzey hukuk akademisyenlerinin yanı sıra benzer hukuk davalarında ülkeleri temsil etme konusunda zengin deneyimi olan hukukçular tarafından ortak olarak başlatılan ve sürdürülen "Eleştiri", hazırlanması iki yıl süren yaklaşık 200 sayfalık bir rapor. Bu haliyle, Güney Çin Denizi Tahkim Heyeti'nin (Filipinler v. Çin) yasa dışı kararının (bundan sonra "Karar" diye bahsedilecek) ilk reddedilişi.

HAZIRLANMASI İKİ YIL SÜREN YAKLAŞIK 200 SAYFALIK BİR RAPOR

Objektif, adil ve tarafsız üçüncü taraf bakış açısından titiz bir hukuki analiz içeren "Eleştiri", Güney Çin Denizi Hakemliği Sorununda Tahkim Heyeti'nin (bundan sonra "Heyet" diye bahsedilecek) aldığı kararındaki yasal yorum ve uygulama, kanıtların kabul edilebilirliği ve gerçeklerin belirlenmesi bakımından birçok yanlışlıklar ile kusurların kapsamlı ve sistematik olarak reddedilişini temsil ediyor.

"Dokuz kısa çizgi" ve Çin'in Güney Çin Denizi'ndeki tarihsel hakları bakımından, Eleştiri, Heyet'in Çin'in tarihsel hakları ve Güney Çin Denizi'ndeki "dokuz kısa çizgi" ile ilgili Filipinler'in Başvurusu konusunda yargılama yetkisine sahip olmadığı sonucuna vardı. Heyet, Çin'in dokuz kısa çizgisi ve ilgili tarihsel haklarının yasal etkilerini belirlemeye yetkili değildir. Çin'in Güney Çin Denizi'ndeki denizcilik hakları ayrılamaz bir şekilde, hem tarihsel hem yasal açıdan Güney Çin Denizi'ndeki kara ve deniz alanları sorununa bağlıdır ve bu yüzden Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku Anlaşması'na (UNCLOS) altında zorunlu uluslararası sorun gidermenin dışındadır. Heyet'in hayati UNCLOS "tarihsel haklar ileri sürülmesine yer vermiyor" şeklindeki kararı oldukça tartışmalıdır. Tarihsel haklar, Kızıl Deniz (Eritre/Yemen) davasında verilen karar ve hatta bazı UNCLOS hükümleri tarafından teyit edildiği üzere, UNCLOS'la beraber ve ondan bağımsız olarak var olabilir ve varlığını sürdürür.

BİRLEŞMİŞ MİLLETLER DENİZ HUKUKU ANLAŞMASI

Nansha Adaları (Spratly Adaları) içindeki bazı coğrafi özelliklerin yasal statüsü ile ilgili olarak, Eleştiri, Heyet'in bulgularının da oldukça tartışmalı olduğu sonucuna vardı. Heyet, hatalı bir biçimde Çin'in Nansha Adaları'nın bütünlüğünü reddetti ve yanlış bir biçimde Taiping Adaları (Itu Aba Adaları) ve başka adaların özel ekonomik bölgeler ve kıta rafları için hak sahibi olmadığı sonucuna vardı. Heyet'in Taiping Adaları ve Nansha Adaları'ndaki diğer bütün yükseklik özelliklerinin, UNCLOS'un 121. Maddesi anlamında insanların yerleşimine ya da kendi ekonomik hayatlarına sahip olmaya uygun olmayan "kayalar" oluşturduğu sonucu hem hukuk hem de kanıt bakımından itiraza açıktır. Heyet tarafsız ve objektif olsaydı, Meiji Resifi'nin (Haylaz Resif) ve diğer deniz özelliklerinin Filipinlerin özel ekonomik bölgesinde olduğu ve Çin'in Meiji Resif'i (Haylaz Resif) etrafındaki sulardaki faaliyetlerinin UNCLOS'un hükümlerini ihlal ettiği sonucuna varamazdı. Heyet yükseklik özelliklerinin hukuki statüsünü incelerken şaşırtıcı ve tartışmalı bir "kestirme"den giderek, kanıtlanabilir bir şekilde, UNCLOS'a göre, kendi yetkisini teyit etme yükümlülüğünü ihlal etti.

Çin'in Güney Çin Denizi'ndeki denizcilik faaliyetleri ile ilgili olarak Eleştiri, Heyet'in bu faaliyetlerin çoğu üzerinde bir yetkisi olmadığı sonucuna vardı. Heyet'in özel esas bulguları yüzeyde o kadar tartışmalı görünmese de, bu bulguların çoğu aslında izole olaylarla ilgilidir ya da sınırlı kanıtlara dayanmaktadır.

"HEYET" DAYANILACAK KANITLAR BULMAK İÇİN ARŞİVCİLERLE ÇALIŞTI

Heyet, kanıtlanabilir bir şekilde, UNCLOS'a göre Filipinler'in iddialarının "gerçekler ve yasa bakımından iyi temellendirilmiş olduğu" konusunda tatmin olma sorumluluğunu ihlal etti. Örneğin, Heyet Filipinler'in Çin'e karşı iddialarını desteklemek için sonradan dayanılacak kanıtlar bulmak için arşivcilerle çalışmıştır. Buna paralel olarak, Heyet kendisi için kolayca ulaşılabilecek ve Filipinlerin iddialarını zayıflatacak kanıtlar aramamıştır. (Örneğin, Taiwan Adası'nın Taiping/Itu Aba Adaları bakımından sahip olduğu kanıt gibi.)

Heyet böyle davranarak, kanıtlanabilir bir şekilde, Filipinler'i kanıt yükünden kurtararak yetkisini aşmıştır. Buna ek olarak, Heyet, taraflara esasla ilgili ifadelerden sonra atadığı ve Karar'ında onların tavsiyesine dayandığı dört uzmanı çapraz sorguya tutma fırsatını vermeyerek ek bir usul hatası işlemiştir. Yukarıda değinildiği üzere, Heyetin, örneğin zorunlu usullerin eşiğini azaltmak ve "devletin rızası" ve "şikâyet olmadan yargılama olmaz" ilkelerini ihlal etmek gibi birçok hareketi uluslararası dava ihlallerine yol açabilir ve uluslararası hukukun üstünlüğüne ciddi zararlar verebilir.

Batı ülkelerinde üçüncü taraf Eleştiri'sinin resmen açıklanmasının uluslararası toplumun gerçeği daha fazla görmesine, Güney Çin Denizi Kararı'nın siyasi manipülasyonları ve hukuki hatalarını kavramasına ve uluslararası hukuk açısından Çin'in, Çin'in (kararı) kabul etmediği ve katılmadığı ve sözde "kararı" tanımayacağı şeklindeki tutumunun gerekliliği ve meşruiyetini anlamasına yardımcı olacağı tahmin edilebilir.

"KARAR" SADECE BİR KÂĞIT PARÇASI OLMAKTAN ÇOK UZAK

Eleştiri'nin, Filipinlerle yeni bir diplomatik ve hukuki tartışmaları başlatmak için yayınlanmadığına işaret edilmelidir. Eleştiri'nin yayınlanması uluslararası hukuk akademi çevrelerine ve bütün uluslararası topluma Heyet'in ve kararının tarihsel hatalarını ve Karar'ın Güney Çin Denizi'nde barış ve istikrar ile uluslararası denizcilik düzeni üzerindeki olumsuz etkilerini bir kez daha ortaya koymayı amaçlıyor. Bu çevrelerin bunu, Güney Çin Denizi'nde gerçekleşmekte olan iyi ivmenin üzerine titremek ve sürdürmek için bir ders olarak alabileceklerini umuyoruz.

Güney Çin Denizi Tahkimi'nin kararı yayınlanalı dört yıldan fazla zaman geçti. Çin'in resmi "kabul etmeme, katılmama ve tanımama" tutumu uluslararası toplum tarafından zaten geniş olarak biliniyor. Ancak, bazı ülkelerin Karar'a ve Güney Çin Denizi'ndeki mevcut hukuki mücadeleye başvurma tercihlerini değerlendirsek, Karar sadece bir kâğıt parçası olmaktan çok uzaktır.

Dahası, kararın Çin'in hakları ve iddialarının yanı sıra, Güney Çin Denizi'ndeki uzun dönemli istikrar ve Güney Çin Denizi hakkında Davranış Kuralları Deklarasyonu (DOC) çerçevesinde denizcilik iş birliği üzerindeki olumsuz etkisi giderek daha açık hale geliyor. Bu yüzden, bunu araştırmak, sadece Çin denizcilik araştırmaları düşünce kuruluşları ve hukuk profesyonellerinin araştırmak beklenen misyonu değildir. Aynı zamanda adalet duygusuna sahip bütün Çin vatandaşlarının bir üçüncü taraf bakış açısından Kararı'na maskesini düşürmek, reddetmek ve Karar'ı uluslararası toplumun bilmesini sağlamak yükümlülüğüdür. Bu Karar'ın olumsuz etkisinin altını oyacak ve hatta ortadan kaldıracaktır.