Bilimsel keşif iş birliğiyle daha başarılı

Bilimsel keşif iş birliğiyle daha başarılı

CGTN / Shen Zhourong

Çin'in Ay'a yapılan keşif seyahatlerindeki üstün gayretini, Amerika Birleşik Devletleri (ABD) ve eski Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği (SSCB) tarafından yapılanlardan farklı kılan şey, Soğuk Savaş bulutlarıyla ve sırf diğer ülkeleri gergin hissettirmek için cesaretini gösterme dürtüsüyle gölgelenmemiş bir şekilde insanlığın ilerlemesi adına yapılmış olmasıdır.  

Çin'in uzay aracı Chang'e, adını efsaneye göre ölümsüz olduğunu söyleyen ve tanrılaştırılmasından bu yana Ay'da yaşayan Çinli ay tanrıçasından almıştır. Modern insanlığın girişimleriyle evreni ve hayatın sırrını bir efsaneyle Ay'a giderek anlamayı karşılaştırmak aşırı şiirsel olsa da, hiçbir şekilde herkesin yararına olan bilimsel keşiflerin önemini küçümsememeliyiz.

"CHANG'E-5'İN BAŞARILI İNİŞİNDEN DOLAYI ÇİN'İ TEBRİK EDERİZ"

Chang'e-5, en çok aranan ve en taze Ay örneğiyle geri dönerken, uluslararası toplum, bazıları diğerlerinden daha hevesli olmak üzere, bu örneğin analizini yapmak için heyecan ve istekle bekliyor.

NASA Bilim Misyonu Müdürlüğünün yardımcı yöneticisi Thomas Zurbuchen, "Chang'e-5'in başarılı inişinden dolayı Çin'i tebrik ederiz. Bu kolay bir iş değil. Ay'da toplanan örnekler Dünya'ya getirildiği zaman uluslararası bilim camiasını ileri götürecek bu değerli kargoyu herkesin inceleyebilmesini umuyoruz." açıklamasını yaptı.

Zurbuchen'in bu dileği iyi niyetli olsa da, gerçek daha az merhametli olabilir. NASA'nın Wolf Değişikliği maddesi uyarınca kongre onayı olmadan uzayda Çin ile iş birliği yapması engellenmiştir. NASA'nın o zamandan beri Çin ile bilgi paylaşması yasaklanırken, Çinli bilim insanlarının da konferanslara katılmaları ve Amerikalı bilim insanlarıyla iş birliği yapması yasaklandı.

ÇİNLİ BİLİM İNSANLARININ AMERİKALI BİLİM İNSANLARIYLA İŞ BİRLİĞİ YAPMASI YASAKLANDI

Çin'i dışlama politikası, her türlü paylaşım ve iş birliğinin her türlü şeklini umulacak hale getirdi. Wolf Değişikliği bize, 1943'te parçalanan ve 2012'de ABD Senatosu tarafından yeniden düzeltilen 1882 tarihli utanç verici Çin Dışlama Yasasını hatırlatıyor. Wolf Değişikliğinin aynı yoldan gideceğine inanmamak için hiçbir neden yok.

Tarih bir rehberse, ABD'nin Çin'i engelleme ve dışlama girişimi hiçbir zaman gerçekten işe yaramadı; ticaret ambargolarıyla ve kesinlikle astronot iş birliğiyle değil. Çin her zaman dışlanmadan daha güçlü çıktı; serbest ticaretin ve küreselleşmenin şampiyonu ve ABD'yi eski halinin gölgesi yaparak bir atom bombasını ilk kullanan olmayacağı taahhüdünde bulundu. Artık Uluslararası Uzay İstasyonuna (ISS) girişi yasaklandığından, Çin kendi Tiangong Uzay İstasyonunu kurdu ve buna dâhil edilmek için başvuruda bulunan 17 ülkeye kollarını açma niyetinde.

Çin'in havacılığına kıyasla, ülkenin uzay yolculuğu çabası uzun zamandır pürüzsüz bir seyirden zevk aldı ve uluslararası astronot camiasında büyük beğeni topladı. Çin ile iş birliği, en azından şu anki ISS 2024'te emekli olduğunda Tiangong uzaydaki tek uzay istasyonu olacağı için kesinlikle umut vericidir. Ayrıca, bir uzay istasyonu inşa etmek için gereken astronomik sayılar hiçbir ülke için kolay bir başarı değildir. Bu nedenle mevcut olanı kullanmanın en iyi yolu onu kullanmaktır.

"PAYLAŞILMAYAN BİLGİ, KANATSIZ BİR KUŞ GİBİDİR"

Ne yazık ki, her şeyi siyasetle boyayacak, modası geçmiş zihniyetlere sıkışmış dar kafalı zihinler her zaman vardır ve incelik onlar için bir güç değildir.

Zurbuchen, Twitter hesabından "Paylaşılmayan bilgi, kanatsız bir kuş gibidir." paylaşımında bulundu.  Bunu yaparken suçlayıcı tondan ve Çin'in bilimi engellediğine dair temelsiz varsayımından bahsetmemekle birlikte, kanatları görecek nezakete sahip değillerdi.

"Çin'in Ay Keşif Programı Veri yayınlama ve bilgi Servis Sistemi", bir jest olarak hazırlanan İngilizce versiyonundan bile bahsetmeye gerek yok, herhangi bir bilim insanının ücretsiz olarak erişmesi için bulunuyor. Artık Çin'in gerçekten de kanatları sağladığını bildiklerine göre, bilgi paylaşım sisteminin sağlam ve basit web sitesi tasarımı, bir sonraki iftiranın kurbanı olabilir. Eski bir Çin sözü der ki; "kınama iradesinin olduğu yerde kanıtlar gelecektir."

SİYASETİ BİLİMİN ÖNÜNE KOYAN ÇİN DEĞİL

Biri, her seferinde ortaya çıkan bu kaygan çifte standart pistinden aşağıya tehlikeli bir şekilde gerçekler ve iyi niyetten önce ideolojiler ile klişeleri bırakabilir. Eksik bilgilendirilmiş eleştirilerin öne sürdüğünün tam tersine Çin, ABD'nin yaptığına karşıt herhangi bir türden dışlayıcı eylemi veya herhangi bir ülkeyi hedef almayı asla ilan etmedi. ABD'nin eksik planlanmış bir dışlama eylemini ortadan kaldırması bir on yıl daha alabilir, ancak derinlemesine yerleşmiş klişelerin ve fantastik düşmanlığın geçmişte kalması çok daha fazla zaman alacak.

İki ülkenin birbirlerini gerçekten takdir etmeye başlaması ve insanlığın durup dinlenmeden sorgulayan zekâsının gelişmesine birlikte izin vermesi gerekiyor. Bu kararsız dünyada, terörizm, iklim değişikliği ve salgınla mücadelede ilerlemenin tek yolu iş birliği yapmaktır.

Siyaseti, bilimin önüne koyan, Çin değil. Çok sevilen bir First Lady'den alıntı yapacak olursak, "Onlar alçaldığında, biz yükseliriz". Çin Ay'a kadar yükseldiğinde, ABD egemen bir teknoloji çevresi olarak değil, insanlığı ilerletmek isteyen herkese açık bir toplulukta bir takım olarak "biz" olabilir.