Bilim marjinalleştirilirse ölüm kaçınılmaz olur

Bilim marjinalleştirilirse ölüm kaçınılmaz olur

Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Başkanı Donald Trump, yeni tip koronavirüsün tehlikesi hakkında bilgi alır almaz ocak ayında salgına karşı kararlı bir şekilde mücadele etseydi bugün Amerika hangi durumda olurdu?

Ulusal Güvenlik Danışmanı Robert C. O'Brien, 28 Ocak günü Trump'a "Başkanlığınız döneminde karşılaşacağınız en büyük ulusal güvenlik tehdidi olacak." dediğinde kararlı bir şekilde eyleme geçmek için fırsat oluşmuştu. Bob Woodward'ın yeni kitabı "Rage"de yer aldığına göre virüsün ne kadar ölümcül ve bulaşıcı olabileceği konusunda verdiği demeçte uyarıları kabul etmişti. Buna karşın ABD Başkanı daha sonra virüsü küçümseyerek, griple mukayese ederek ve virüsün bir anda "ortadan kalkacağını" söyleyerek halkı yanılttı.

ÖLÜMLERİN YÜZDE 22'Sİ NEDEN AMERİKA'DA?

Trump, maske kuralına direndi, uzmanları kenara itti, büyük mitingler düzenledi, evlere kapanma önlemlerini (kilitlenme) kınadı ve koruyucu ekipmanları hazırlayamadı. İşte bu noktaya böyle geldik. Amerikalılar dünya nüfusunun yüzde 4'ünü oluşturmasına rağmen Covid-19 ölümlerinin yüzde 22 bu ülkede yaşandı.

Yerel yetkililerden huzurevi yöneticilerine ve sıradan vatandaşlara kadar yöneltilebilecek çok sayıda suç var. Buna karşın ulusal gündemi Trump belirledi. Ocak ya da hatta şubat ayında Trump'ın halkı tehlikeler konusunda uyardığını, doğru testlerin geniş çapta dağıtılmasını sağladığını (Sierra Leone'nin ABD'den önce testleri vardı) sağlam bir temaslı izleme sistemi oluşturduğunu (Kongo'nun ABD'den daha etkin bir temaslı izleme sistemi vardı.), uzmanları marjinalleştirmek yerine maske üretimini artırdığını ve Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezini salgınla mücadeleye liderlik etmesi için güçlendirdiğini varsayalım.

Test ve temas takibi doğru yapılsaydı o zaman sorunlu noktaların nerede olduğunu bilirdik. Böylece büyük ölçekli kilitlenmeler ve işten çıkarmalar gereksiz olabilirdi. ABD yine de hatalar yapabilirdi. Örneğin ventilatörlere gereğinden fazla odaklasak da yüz maskeler kan sulandırıcılar ve yüksek akışlı nazal kanüller gibi yararlı etmelere gereken ilgiyi göstermedik. Maske kıtlığı ya da sağlık sistemi arasındaki haberleşme eksikliği nedeniyle valiler zor duruma düştü ve huzurevleri yeteri kadar korunamadı.

BÖYLE KOMUTAN DÜŞMAN BAŞINA

ABD ile karşılaştırılabilecek ülkeler ise salgınla mücadele konusunda daha iyisi yaptılar çünkü hatalarından ders alarak doğru bir kavrayış geliştirdiler. Covid-19 gerekçesi ile Trump kendisini "savaş zamanı başkanı" olarak nitelendirdi ancak ne generallerin uyarılarına kulak astı ne de cepheye yeteri kadar ekipman sipariş etti. 2. Dünya Savaşı sırasında bir Ford fabrikası her saatte yeni bir B-24 bombardıman uçağı üretecek şekilde yeniden yapılandırılmıştı. Bugün Amerikalılar virüs nedeniyle 2. Dünya Savaşı'ndan daha seri bir şekilde hayatlarını kaybetse de bu acil duruma karşılık gelecek adımların hiçbirini atmıyoruz.

ABD tehlikeye hazır değilmiş gibi gözükmüyordu. Ekim 2019'da yayınlanan 324 sayfalık bir araştırma Amerika'nın bir salgına karşı dünyanın en iyi hazırlanmış ülkesi olduğunu ortaya koydu. Buna karşın kimse ABD'nin gerçek bir testti veri toplama, temas izleme ve iletişim konularında bu kadar başarısız olacağını hayal etmedi. Kariyerinin erken dönemlerinde çiçek hastalığını ortadan kaldırmaya yardım eden Epidemiyolog Larry Brilliant yaptığı açıklamada "Yönetim, yapabileceğiniz her hatayı yaptı. Virüsü tekrar yenebilir ve bu korku hikayesini engelleyebilirdik." İfadesini kullandı.

Columbia Üniversitesi'nde bir halk sağlığı uzmanı olan Jeffrey Shaman da mayıs ayında Amerika'daki her eyaletin iki hafta önce kilitlenme ve diğer önlemler için emir verdiği takdirde salgın kaynaklı ölümlerin yüzde 90 oranında azalabileceğinin altını çizdi.

EN AZ YÜZDE 80 AZALABİLİRDİ

Virginia Tech'te hastalık bulaşma uzmanı olan Linsey Marr ise Güney Kore veya Japon ölüm oranlarına ulaşabileceğimizden emin olmadığını çünkü bu ülkelerde maske takma geleneklerinin olduğunu söyleyerek gerekli önlemlerin alındığı senaryoda ölüm oranlarının Almanya ile eş olacağını savundu. Bu durumda Amerika'daki ölümlerin yüzde 80'i yaşanmamış olacaktı. Shaman "Birçok hayat kurtarabilirdik, çocuklar okullarına geri dönebilirdi." diye konuştu. Son olarak, Florida Üniversitesi'nde bulaşıcı hastalıklar uzmanı olan Natalie Dean, bir halk yorgunluğundan, son zamanlarda günde yaklaşık 1000 oranında artmaya devam eden bir ölüm oranına duyarsızlaşmadan rahatsız olduğunu söyledi.

Trump, yüzyılı aşkın bir süre önce, 1918 salgını sırasında maske takmayı teşvik eden halk sağlığı görevlilerinin attığı temel adımı hâlâ benimseyemedi. Bunun yerine en azından aşı bulunana kadar virüse teslim olmuş gözüküyor. ABD lideri aynı zamanda destekçileri arasındaki yanılsamaları kışkırtmaya devam ediyor. Geçen günlerde Trump'ın mitingine katılan bir vatandaş CNN'e verdiği demeçte Covid-19'un varlığını inkâr ederek "Bu sahte bir salgın." dedi.

Salgınla mücadele böylesine politikleşirken bir lider yoksa, sağlık konusunda bilinçlendirme bu kadar önemliyken bilim marjinalleştiriliyorsa işte o zaman salgınlara en iyi şekilde hazırlanmış bir ülkenin nasıl virüs yüzünden 190 bin vatandaşını kaybettiğini anlarsınız.

Kaynak: The New York Times, ara başlıklar CRI Türk tarafından tercih edilmiştir.