Beyaz Saray'daki adam kendisinin ilahi bir mucize olduğunu düşünüyor

Beyaz Saray'daki adam kendisinin ilahi bir mucize olduğunu düşünüyor

Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Başkanı Donald Trump çarşamba günü yaptığı açıklamada, "Ben seçilen kişiyim." dedi. Bu konuşmasında Trump, Çin Halk Cumhuriyeti'ne açtığı ticaret savaşlarından bahsediyordu. Hepsi bir şakaydı. Trump ile birlikte yücelik tutkunun ne demek olduğunu bir kez daha gördük, ilahiyat sanrıları olduğunu keşfetmek tam bir sürpriz oldu.

Belki de geceleri, şirketini korumak için ne yapacağını düşünürken, Fox Haber dışında yanında kimsenin olmadığını biliyor. Trump tüm Amerikalıların kurtuluşları için kendisinin acı çekeceği günleri şimdiden öngörebiliyor. Kendisini çok özel biri olarak görüyor.

Çarşamba günü yaptığı röportajda doğal olarak, silah yasaları hakkında sorular vardı. Bu soruları kendisini her şekilde haklı çıkaracak şekilde cevaplamaya çalıştı. Ardından mevcut sistemin zaten "çok güçlü" olduğuna karar verdi.

Ardından demokratlara getirdiği sözlerini şöyle sürdürdü:

"Demokratlar gerçekten sınır boşlukları doldursalardı iyi olurdu. Ancak buna rağmen Meksika'ya teşekkür etmek istiyorum. Sınırımızda 26.000 askerleri var ve gerçekten insanların içeri girmesini engelliyorlar."

Burada dikkat etmeniz gereken şey Trump'ın Meksika sınırını ile silah yasası düzenlemesini iç içe geçirmiş olması. Bunun nedeni, kimsenin göremediği şeyleri görebildiği tanrısal bir yeteneğe sahip olmasıdır. Defalarca inşa etmek istediği duvarından muhaliflere atıfta buldu. Faniler Trump'ın bu duvarı neden inşa etmek istediği fikrinden yoksun olabilirler. Bunun nedeni Trump'ın mucizevi vizyonundan yoksun olmalarıdır.

Böyle bir ruh haliyle, Başkanın neden herhangi bir eleştiriyi kabullenememe hissini anlayabilirsiniz. Bu hafta, Grönland'a satın alma fikrinin "saçma" olduğunu söyleyen Danimarka Başbakanı Mette Frederiksen'e takıntılıydı.

Trump, "Başbakan korkunç bir kelime kullandı." dedi. Ve kendisine olumsuz bir sıfat göndermeye cesaret eden ülke liderinin çabuk affedilmeyeceğine işaret ederek, "Diğer devlet liderleri, Amerika Birleşik Devletleri'ne Başkan Obama'ya muamele ettikleri gibi davranamazlar." yemin etti.

Tanrılaşma kompleksine tekrar dönecek olursak Trump, son zamanlarda düpedüz ürkütücü hale gelen "Kutsal Toprakların Kurtarıcısı" olarak kendisini bir saplantı içine soktu. Seçmenlere, "Bence bir Demokrat'a oy veriyorsanız, Yahudi halkına ve İsrail'e çok sadakatsizsiniz." diyebilecek kadar.

Kaynak: The New York Times / Gail Collins