Beijing ve Moskova'nın caydırıcılığı giderek artıyor

Beijing ve Moskova'nın caydırıcılığı giderek artıyor

Editörün notu: Rusya uzmanlar ve yetkililer, Moskova'nın Çin Halk Cumhuriyeti'ne dünyada yalnızca iki ülkede bulunan erken uyarı sisteminin kurulması için destek vereceklerini vurguluyor. Amerika Birleşik Devletleri'nin (ABD) Orta Menzilli Nükleer Kuvvetler Anlaşması'nın ayrılmasının ardından oluşan tehditlere yanıt niteliği taşıyan adımı ve olası etkilerini "Carnegie Moscow Center" yöneticisi Dmitri Trenin değerlendirdi. Trenin'in konuyla ilgili sorulara verdiği yanıtları özetleyerek dikkatlerinize sunuyoruz:

ÇİN'DE İNŞA EDİLECEK ERKEN UYARI SİSTEMİNİN ETKİLERİ NE OLACAKTIR?

Anlaşmanın ayrıntıları kamuoyu tarafından paylaşılmadı ancak anlaşıldığı kadarıyla sisteminin tamamen gönderilmesi gibi bir durum yok. Şimdiye kadar bildiğimiz; Rusya'nın Çin'e yeni sistemin kurulumu ve mevcut sistemlerin modernize edilmesi noktasında destek vereceği. Bunların arasında karadaki radarlar, uzay merkezli uydular ve veri analiz merkezlerinin kurulması yer alıyor. Tahminen Beijing yönetimi erken uyarı sisteminin ABD ile rekabette vazgeçilmez derecede stratejik bir boyutunun olduğunu düşünüyor.

Beijing yönetimi erken uyarı sistemlerinin seviyesini yükselttiği zaman hiçbir saldırı Çin için sürpriz olmayacaktır çünkü sistemler düşman füzelerin sınıra ulaşmasını beklemeden onlara karşı füze fırlatıyor. Bu elbette Beijing'in caydırıcılığını artıracak ve düşmanın hesaplarını karmaşık hale getirecektir.

AMERİKA BU ADIMI NASIL DEĞERLENDİRİYOR?

Washington için bu öncelikle Beijing ve Moskova arasındaki askeri iş birliğinin daha da sıkılaşması demek. Buna karşın Çin'in erken uyarı sistemleri ile Rusya ve Amerika'nın olduğu seviyeye çıkacak ki kapsamlı uyarı sistemleri Washington için tehdit arz etmiyor. Aksine, erken uyarı sistemleri Çin'in diğer nükleer güç sahibi ülkelerle ilişkilerde kendine güven kazanmasını sağlayacak ki bu diğer taraftan bakıldığında diğer kuvvetlerin de Çin'in sistemine daha fazla güvenmesi demek. Prebspi olarak ancak taraflar arasındaki karşılıklı güven stratejik istikrarı sağlar ve yol kazalarının önüne geçer.

ÇİN VE RUSYA'NIN GÜVENLİK VE ASKERİ SİSTEMLERİNİ BİRLEŞTİRECEKLERİNE DAİR KANIT VAR MI?

Hayır yok. Rusya ve Çin ordusu giderek daha fazla iletişim halinde ancak entegrasyon şimdiye kadar gerçekleşmedi ve taraflar bu yöndeki haberleri reddettiler. Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov da bu durumu geçtiğimi günlerde bir kez doğruladı. Buna karşın her iki ordunun da birbirini aşina olmaya başladığı doğru. Taraflar ortak tatbikatlarda buluşuyor, silah sistemleri daha uyumlu hale geliyor, lojistk ve taktik alanda iş birliği artarken askeri doktirinler de görüş alış verişi yapılıyor.

Çin ile Rus orduları yıllardır birlikte tatbikat yapıyorlar ancak 2018 Vostok ve 2019 Tsentr örneklerinde olduğu gibi tatbikatların seviyesi terörizm karşıtlığından kapsamlı tatbikatlara yükseldi. İki ordu karada savaş oyunlarına, Doğu ve Güney Çin Denizi'nde donanma faaliyetlerine katılıyor. Akdeniz'de, Baltık ve Japon Denizi'nde ise ortak devriyeler dikkat çekmekte.

AMERİKA ASKERİ ALANDAKİ BU İŞ BİRLİĞİNE NASIL YANIT VERECEK?

Çin geçtiğimiz beş yıl boyunca Rusya'dan gelişmiş askeri sistem desteği aldığı için Washington Beijing ve Moskova arasındaki askeri iş birliğine daha fazla dikkat etmek zorunda kaldı. Amerika'nın Batı Pasifik'teki baskınlık sınırı giderek daralmakta. Sahada avantajı yeniden kazanmak isteyen Washington yönetimi Orta Menzilli Nükleer Kuvvetler Anlaşması'ndan ayrıldı ve Asya'daki kimi bölgelere balistik füzeler yerleştirmek istiyor. Bunun en fazla Çin ve Amerika arasındaki gerilime etkisi olacak ama aynı zamanda Washington ve Moskova arasında tansiyon yükselecektir.

Kaynak: Carnegıe Moscow Center