Batı'nın yeni ümidi Çin'deki salgın mı?

Batı'nın yeni ümidi Çin'deki salgın mı?

"Sevginin zayıf olduğu yerde hata çoktur."

Bu atasözü Batı'nın ama özellikle de Amerika Birleşik Devletleri'nin (ABD) Çin söz konusun olduğundaki tavrını net olarak anlatıyor. ABD hükümeti ve medyası, Çin'in imajını zedelemek için fırsat kolluyor. ABD'nin Çin'e karşı olan bu "ilgisinin" ardındaysa elbette hegemonyasını kaybetme korkusu yer alıyor.

KİBİRLİ VE KORKAK ZİHİNİYETİN YANSIMASI

Çin'e karşı geniş çağlı propaganda savaşıyla kibirli ama aynı zamanda korkak zihniyetini gizlemeyen Batı medyasının gündeminde Kuşak ve Yol İnisiyatifi ve Tibet olmak üzere çok sayıda konu yer almıştı. Çin'in Hubei eyaletindeki Wuhan kentinde başlayan koronavirüs salgını ise Batı'nın eski alışkanlıklarının nüksetmesine neden oldu.

Çin Halk Cumhuriyeti, koronavirüs ile hızlı ve etkili bir mücadele vermek adına seferber olmuş durumda. Beijing yönetimi bu anlamda şehirleri karantinaya almak ya da 10 gün içinde 1000 yataklı hastane inşa etmek gibi dünyada çok az ülkenin başarabileceği hiçbir önlemden kaçınmıyor. Elbette tüm bu mücadele büyük resimde tüm insanlığın sağlığını korumasına hizmet ediyor.

ADİL REKABETİ BAŞARAMAYANLARIN YENİ OYUNU

Şimdiye kadar dünyanın dört bir yanındaki insanlar, liderler ve Dünya Sağlık Örgütü gibi uluslararası örgütler Çin'e cesaret veren mesajlar gönderdi ve kayıplardan duydukları üzüntüyü dile getirdi. Çin salgınla çabaları kamu sağlığına yeni bir standart getiriyor ve tekdir edilmesi gereken bu deneyim ilerleyen yıllarda ortak kaderi paylaşan insanlık için öğretici olacak.

İlginçtir ki, Çin'in salgınla mücadelesi bile Batı'yı memnun etmeye yetmiyor. Bulanık sularda balık avlamayı seven Batı medyası koronavirüs üzerinden yeni bir Çin karşıtı kart elde etmek niyetinde. ABD, Çin'e dönük seyahat kısıtlamalarını en üst düzeye taşırken, 2 Şubat sonrası Çin'e giden tüm kişilerin 14 gün Amerika'ya girişi engellendi.

Kimi basın organları daha da ileri giderek koronavirüsü Çin'in icat ettiğini ileri sürdü. Bu iddiaların arkasında Çin'i şeytanlaştırma ve dünyanın ikinci ekonomisini izole etme çabası yer alıyor. Adil rekabeti başaramayanların mide bulandırıcı bahanelere sığınması artık şaşırtıcı gelmiyor.

Kaynak: Global Times